Sana "Adet görme durumundan" soruyorlar. De ki: "O bir rahatsızlıktır." Kadınlar adet hali durumundayken onlardan uzak durun. Adet görme bitinceye kadar onlara yaklaşmayın. Adet hali bitince, onlara Allah'ın buyruğuna uygun şekilde yaklaşın. Kuşkusuz, Allah, tevbe edenleri sever. Ve temizlenenleri de sever.[1]
وَيَسْـَٔلُونَكَ
ve sana soruyorlar
عَنِ
-den
ٱلْمَحِيضِ ۖ
adet görme-
قُلْ
de ki
هُوَ
o
أَذًى
eziyettir
فَٱعْتَزِلُوا۟
çekilin
ٱلنِّسَآءَ
kadınlardan
فِى
süresince
ٱلْمَحِيضِ ۖ
adet
وَلَا
تَقْرَبُوهُنَّ
onlara yaklaşmayın
حَتَّىٰ
kadar
يَطْهُرْنَ ۖ
temizleninceye
فَإِذَا
zaman
تَطَهَّرْنَ
temizlendikleri
فَأْتُوهُنَّ
onlara varın
مِنْ
-den
حَيْثُ
yer-
أَمَرَكُمُ
size emrettiği
ٱللَّهُ ۚ
Allah'ın
إِنَّ
şüphesiz
ٱللَّهَ
Allah
يُحِبُّ
sever
ٱلتَّوَّٰبِينَ
tevbe edenleri
وَيُحِبُّ
ve sever
ٱلْمُتَطَهِّرِينَ
temizlenenleri
Ve yes'eluneke anil mahid, kul huve ezen, fa'tezilun nisae fil mahidi, ve la takrabuhunne hatta yathurn fe iza tetahherne fe'tuhunne min haysu emerekumullah innallahe yuhıbbut tevvabine ve yuhibbul mutetahhirin.
Kadının, adet görmesi sırasında namaz kılmasını, oruç tutmasını, Kur'an okumasını yasaklayan veya sakındıran hükümlerin Kur'an'la, dinle hiçbir ilgisi yoktur. Adet durumunda namazı terk etmek, oruç tutmamak ve Kur'an'ı okumamak, Kur'an'a dokunmamak; adet değilken bunları yapmamak kadar günah işlemek demektir. Bu kısıtlama kadının ömrünün dörtte birinin Kur'an'sız, namazsız ve oruçsuz geçmesi demektir ki bu büyük bir zulümdür.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
ve yeseluneke
|
ve sana soruyorlar | سال |
| 2 |
ani
|
-den | - |
| 3 |
l-mehidi
|
adet görme- | حيض |
| 4 |
kul
|
de ki | قول |
| 5 |
huve
|
o | - |
| 6 |
ezen
|
eziyettir | اذي |
| 7 |
fea'tezilu
|
çekilin | عزل |
| 8 |
n-nisa'e
|
kadınlardan | نسو |
| 9 |
fi
|
süresince | - |
| 10 |
l-mehidi
|
adet | حيض |
| 11 |
ve la
|
- | |
| 12 |
tekrabuhunne
|
onlara yaklaşmayın | قرب |
| 13 |
hatta
|
kadar | - |
| 14 |
yethurne
|
temizleninceye | طهر |
| 15 |
feiza
|
zaman | - |
| 16 |
tetahherne
|
temizlendikleri | طهر |
| 17 |
fe'tuhunne
|
onlara varın | اتي |
| 18 |
min
|
-den | - |
| 19 |
haysu
|
yer- | حيث |
| 20 |
emerakumu
|
size emrettiği | امر |
| 21 |
llahu
|
Allah'ın | - |
| 22 |
inne
|
şüphesiz | - |
| 23 |
llahe
|
Allah | - |
| 24 |
yuhibbu
|
sever | حبب |
| 25 |
t-tevvabine
|
tevbe edenleri | توب |
| 26 |
ve yuhibbu
|
ve sever | حبب |
| 27 |
l-mutetahhirine
|
temizlenenleri | طهر |