Sana Sa'at'ten soruyorlar. Ne zaman gerçekleşecek diye. De ki: "Onun bilgisi sadece Rabb'imin yanındadır. Onun vaktini O'ndan başkası açıklayamaz. O göklere de, yere de ağır gelecektir. O size ansızın gelecek." Sanki sen biliyormuşsun gibi onu sana soruyorlar. De ki: "Onun bilgisi sadece Allah'ın yanındadır." Ancak insanların çoğu bu gerçeği bilmez.[1]
يَسْـَٔلُونَكَ
sana soruyorlar
عَنِ
ٱلسَّاعَةِ
sa'at(in)den
أَيَّانَ
ne zaman (diye)
مُرْسَىٰهَا ۖ
gelip çatması
قُلْ
de ki
إِنَّمَا
ancak
عِلْمُهَا
onun bilgisi
عِندَ
yanındadır
رَبِّى ۖ
Rabbimin
لَا
يُجَلِّيهَا
Onu açığa çıkaramaz
لِوَقْتِهَآ
tam zamanında
إِلَّا
başkası
هُوَ ۚ
O'ndan
ثَقُلَتْ
O ağır gelmiştir
فِى
ٱلسَّمَـٰوَٰتِ
göklere de
وَٱلْأَرْضِ ۚ
yere de
لَا
تَأْتِيكُمْ
O size gelmez
إِلَّا
ancak
بَغْتَةً ۗ
ansızın
يَسْـَٔلُونَكَ
sana soruyorlar
كَأَنَّكَ
sanki sen
حَفِىٌّ
biliyormuşsun
عَنْهَا ۖ
onu
قُلْ
de ki
إِنَّمَا
muhakkak
عِلْمُهَا
onun bilgisi
عِندَ
yanındadır
ٱللَّهِ
Allah'ın
وَلَـٰكِنَّ
fakat
أَكْثَرَ
çoğu
ٱلنَّاسِ
insanların
لَا
يَعْلَمُونَ
bilmezler
Yes'eluneke anis sa'ati eyyane mursaha, kul innema ilmuha inde rabbi, la yucelliha li vaktiha illa huv, sekulet fis semavati vel ard, la te'tikum illa bagtete, yes'eluneke ke enneke hafiyyun anha, kul innema ilmuha indallahi ve lakinne ekseren nasi la ya'lemun.
Bu ayet, Nebi'nin geleceği/gaybi bildiğine dair ve Kıyamet'in kopma zamanına dair söylediği söylenen sözlerin/ hadislerin tamamının uydurma olduğunu apaçık şekilde ortaya koymaktadır. Allah'ın yanı sıra bir başkasının da gaybı bilebileceği inancı Kur'an'a göre şirktir. (Bkz.72:25, 26.)
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
yeseluneke
|
sana soruyorlar | سال |
| 2 |
ani
|
- | |
| 3 |
s-saati
|
sa'at(in)den | سوع |
| 4 |
eyyane
|
ne zaman (diye) | - |
| 5 |
mursaha
|
gelip çatması | رسو |
| 6 |
kul
|
de ki | قول |
| 7 |
innema
|
ancak | - |
| 8 |
ilmuha
|
onun bilgisi | علم |
| 9 |
inde
|
yanındadır | عند |
| 10 |
rabbi
|
Rabbimin | ربب |
| 11 |
la
|
- | |
| 12 |
yucelliha
|
Onu açığa çıkaramaz | جلو |
| 13 |
livektiha
|
tam zamanında | وقت |
| 14 |
illa
|
başkası | - |
| 15 |
huve
|
O'ndan | - |
| 16 |
sekulet
|
O ağır gelmiştir | ثقل |
| 17 |
fi
|
- | |
| 18 |
s-semavati
|
göklere de | سمو |
| 19 |
vel'erdi
|
yere de | ارض |
| 20 |
la
|
- | |
| 21 |
te'tikum
|
O size gelmez | اتي |
| 22 |
illa
|
ancak | - |
| 23 |
begteten
|
ansızın | بغت |
| 24 |
yeseluneke
|
sana soruyorlar | سال |
| 25 |
keenneke
|
sanki sen | - |
| 26 |
hafiyyun
|
biliyormuşsun | حفو |
| 27 |
anha
|
onu | - |
| 28 |
kul
|
de ki | قول |
| 29 |
innema
|
muhakkak | - |
| 30 |
ilmuha
|
onun bilgisi | علم |
| 31 |
inde
|
yanındadır | عند |
| 32 |
llahi
|
Allah'ın | - |
| 33 |
velakinne
|
fakat | - |
| 34 |
eksera
|
çoğu | كثر |
| 35 |
n-nasi
|
insanların | نوس |
| 36 |
la
|
- | |
| 37 |
yea'lemune
|
bilmezler | علم |