Musa, halkına döndüğünde, öfke ve üzüntü içinde onlara: "Benim yokluğumda ne kötü işler yapmışsınız! Rabb'inizin emrini[1] çabuklaştırdınız mı?" dedi. Levhaları bırakıp, kardeşinin başını tutup kendine çekti. "Ey annemin oğlu! Gerçekten bu halk beni zayıf buldu, neredeyse beni öldüreceklerdi; sen de düşmanları benimle sevindirme, beni bu zalim kimselerle bir tutma." dedi.
وَلَمَّا
zaman
رَجَعَ
döndü(ğü)
مُوسَىٰٓ
Musa
إِلَىٰ
قَوْمِهِ
kavmine
غَضْبَـٰنَ
kızgın
أَسِفًا
ve üzgün bir halde
قَالَ
dedi
بِئْسَمَا
ne kötü işler yaptınız?
خَلَفْتُمُونِى
arkamdan
مِن
بَعْدِىٓ ۖ
benden sonra
أَعَجِلْتُمْ
acele mi ettiniz?
أَمْرَ
emrini (beklemeyip)
رَبِّكُمْ ۖ
Rabbinizin
وَأَلْقَى
ve yere attı
ٱلْأَلْوَاحَ
levhaları
وَأَخَذَ
ve tuttu
بِرَأْسِ
başını
أَخِيهِ
kardeşinin
يَجُرُّهُٓ
çekmeye başladı
إِلَيْهِ ۚ
kendine doğru
قَالَ
(Kardeşi) dedi
ٱبْنَ
oğlu
أُمَّ
anamın
إِنَّ
gerçekten
ٱلْقَوْمَ
bu insanlar
ٱسْتَضْعَفُونِى
beni hırpaladılar
وَكَادُوا۟
ve az daha
يَقْتُلُونَنِى
beni öldürüyorlardı
فَلَا
تُشْمِتْ
güldürme
بِىَ
üstüme
ٱلْأَعْدَآءَ
düşmanları
وَلَا
asla
تَجْعَلْنِى
beni tutma
مَعَ
beraber
ٱلْقَوْمِ
bu kavimle
ٱلظَّـٰلِمِينَ
zalim
Ve lemma recea musa ila kavmihi gadbane esifen kale bi'sema haleftumuni min ba'di, e aciltum emre rabbikum, ve elkal elvaha ve ehaze bi re'si ahihi yecurruhu ileyh, kalebne umme innel kavmestad'afuni ve kadu yaktuluneni fe la tuşmit biyel a'dae ve la tec'alni meal kavmiz zalimin.
İlahi cezayı çabuklaştırmak mı istiyorsunuz?
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
velemma
|
zaman | - |
| 2 |
racea
|
döndü(ğü) | رجع |
| 3 |
musa
|
Musa | - |
| 4 |
ila
|
- | |
| 5 |
kavmihi
|
kavmine | قوم |
| 6 |
gadbane
|
kızgın | غضب |
| 7 |
esifen
|
ve üzgün bir halde | اسف |
| 8 |
kale
|
dedi | قول |
| 9 |
bi'sema
|
ne kötü işler yaptınız? | باس |
| 10 |
haleftumuni
|
arkamdan | خلف |
| 11 |
min
|
- | |
| 12 |
bea'di
|
benden sonra | بعد |
| 13 |
eaciltum
|
acele mi ettiniz? | عجل |
| 14 |
emra
|
emrini (beklemeyip) | امر |
| 15 |
rabbikum
|
Rabbinizin | ربب |
| 16 |
ve elka
|
ve yere attı | لقي |
| 17 |
l-elvaha
|
levhaları | لوح |
| 18 |
ve ehaze
|
ve tuttu | اخذ |
| 19 |
bira'si
|
başını | راس |
| 20 |
ehihi
|
kardeşinin | اخو |
| 21 |
yecurruhu
|
çekmeye başladı | جرر |
| 22 |
ileyhi
|
kendine doğru | - |
| 23 |
kale
|
(Kardeşi) dedi | قول |
| 24 |
bne
|
oğlu | بني |
| 25 |
umme
|
anamın | امم |
| 26 |
inne
|
gerçekten | - |
| 27 |
l-kavme
|
bu insanlar | قوم |
| 28 |
sted'afuni
|
beni hırpaladılar | ضعف |
| 29 |
ve kadu
|
ve az daha | كود |
| 30 |
yektuluneni
|
beni öldürüyorlardı | قتل |
| 31 |
fela
|
- | |
| 32 |
tuşmit
|
güldürme | شمت |
| 33 |
biye
|
üstüme | - |
| 34 |
l-ea'da'e
|
düşmanları | عدو |
| 35 |
ve la
|
asla | - |
| 36 |
tec'alni
|
beni tutma | جعل |
| 37 |
mea
|
beraber | - |
| 38 |
l-kavmi
|
bu kavimle | قوم |
| 39 |
z-zalimine
|
zalim | ظلم |