Buyurdu ki: "Sizden önceki cinn[1] ve insten[1] ümmetler[2] arasında siz de ateşe girin. Her ümmet girdikçe, yoldaşlarına lanet etti. Birbiri ardına hepsi orada toplandığı zaman; sonrakiler öncekiler için: "Ey Rabb'imiz! Bunlar bizi saptırdılar, bunlara ateşten bir kat daha azap ver." "Hepsi için bir kat fazla vardır, ama siz bilmezsiniz."[3] dedi.
قَالَ
(Allah) dedi
ٱدْخُلُوا۟
girin
فِىٓ
arasında
أُمَمٍ
toplulukları
قَدْ
خَلَتْ
geçen
مِن
قَبْلِكُم
sizden önce
مِّنَ
ٱلْجِنِّ
cin
وَٱلْإِنسِ
ve insan
فِى
içine
ٱلنَّارِ ۖ
ateşin
كُلَّمَا
her
دَخَلَتْ
girdiğinde
أُمَّةٌ
ümmet
لَّعَنَتْ
la'net eder
أُخْتَهَا ۖ
yoldaşına
حَتَّىٰٓ
nihayet
إِذَا
zaman
ٱدَّارَكُوا۟
birbiri ardından
فِيهَا
orada
جَمِيعًا
hepsi toplandığı
قَالَتْ
dediler ki
أُخْرَىٰهُمْ
sonrakiler
لِأُولَىٰهُمْ
öncekiler için
رَبَّنَا
Rabbimiz
هَـٰٓؤُلَآءِ
bunlar
أَضَلُّونَا
bizi saptırdılar
فَـَٔاتِهِمْ
bunlara ver
عَذَابًا
azab
ضِعْفًا
bir kat daha
مِّنَ
-ten
ٱلنَّارِ ۖ
ateş-
قَالَ
(Allah) dedi
لِكُلٍّ
hepsi için vardır
ضِعْفٌ
bir kat fazla
وَلَـٰكِن
ancak
لَّا
تَعْلَمُونَ
siz bilmezsiniz
Kaledhulu fi umemin kad halet min kablikum minel cinni vel insi fin nar, kullema dehalet ummetun leanet uhteha, hatta izeddareku fiha cemian kalet uhrahum li ulahum rabbena haulai edalluna fe atihim azaben di'fen minen nar kale li kullin di'fun ve lakin la ta'lemun.
"İns ve cinn", Kur'an'da birleşik bir ifade olarak kalıp şeklinde kullanılmaktadır. Bu terkibe, "İnsanlar ve cinler" şeklinde anlam verilmesi doğru değildir. İns ve Cinn terkip olarak: Yerli- yabancı, tanıdık- tanımadık, bilinen- bilinmeyen kimseler; diğer bir ifade ile herkes, her kim varsa hepsi demektir. Hazırda olanı olmayanı her kesi içine alan bir anlama sahiptir. Bu terkipteki cinn kelimesi, "görünmez olan, dumansız ateşten yaratılmış ontolojik varlık" anlamındaki cinn değildir. Kur'an'ın; Cahiliye'nin cinn algısı bağlamında, cinn kavramını kullanmış olmasının cinler hakkında ontolojik bilgi olarak görülmesi önemli bir yanılgıdır. Kur'an, Cahiliye'nin cinn algısını sapkınlık olarak nitelemekte ve Cahiliye'nin cinnlere atfettikleri nitelikleri reddetmektedir. Kur'an'a göre; cinnlerin, üstün varlıklar ve üstün güçlere sahip olduğu inancı cahili bir inançtır. Müşriklerin; Nebiye kahin, şair, mecnun lakabı takmaları, onların cinn inançlarının bir sonucudur. Cinn, kelime anlamı olarak, "kapalı, gözükmez varlık ve güç" demektir.
Topluluklar.
Hepiniz, hak ettiğiniz azaba maruz kalacaksınız.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
kale
|
(Allah) dedi | قول |
| 2 |
dhulu
|
girin | دخل |
| 3 |
fi
|
arasında | - |
| 4 |
umemin
|
toplulukları | امم |
| 5 |
kad
|
- | |
| 6 |
halet
|
geçen | خلو |
| 7 |
min
|
- | |
| 8 |
kablikum
|
sizden önce | قبل |
| 9 |
mine
|
- | |
| 10 |
l-cinni
|
cin | جنن |
| 11 |
vel'insi
|
ve insan | انس |
| 12 |
fi
|
içine | - |
| 13 |
n-nari
|
ateşin | نور |
| 14 |
kullema
|
her | كلل |
| 15 |
dehalet
|
girdiğinde | دخل |
| 16 |
ummetun
|
ümmet | امم |
| 17 |
leanet
|
la'net eder | لعن |
| 18 |
uhteha
|
yoldaşına | اخو |
| 19 |
hatta
|
nihayet | - |
| 20 |
iza
|
zaman | - |
| 21 |
ddaraku
|
birbiri ardından | درك |
| 22 |
fiha
|
orada | - |
| 23 |
cemian
|
hepsi toplandığı | جمع |
| 24 |
kalet
|
dediler ki | قول |
| 25 |
uhrahum
|
sonrakiler | اخر |
| 26 |
liulahum
|
öncekiler için | اول |
| 27 |
rabbena
|
Rabbimiz | ربب |
| 28 |
ha'ula'i
|
bunlar | - |
| 29 |
edelluna
|
bizi saptırdılar | ضلل |
| 30 |
fe atihim
|
bunlara ver | اتي |
| 31 |
azaben
|
azab | عذب |
| 32 |
dia'fen
|
bir kat daha | ضعف |
| 33 |
mine
|
-ten | - |
| 34 |
n-nari
|
ateş- | نور |
| 35 |
kale
|
(Allah) dedi | قول |
| 36 |
likullin
|
hepsi için vardır | كلل |
| 37 |
dia'fun
|
bir kat fazla | ضعف |
| 38 |
velakin
|
ancak | - |
| 39 |
la
|
- | |
| 40 |
tea'lemune
|
siz bilmezsiniz | علم |