Bedevi Araplar, "iman ettik." dediler. De ki: "Siz iman etmediniz, fakat teslim[1] olduk, deyin. Çünkü henüz iman kalbinize girmedi. Eğer Allah'a ve Resul'üne itaat ederseniz, O, yaptıklarınızdan hiçbir şeyi eksiltmez." Kuşkusuz Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.
قَالَتِ
dediler
ٱلْأَعْرَابُ
araplar
ءَامَنَّا ۖ
inandık
قُل
de ki
لَّمْ
تُؤْمِنُوا۟
inanmadınız
وَلَـٰكِن
fakat
قُولُوٓا۟
deyin
أَسْلَمْنَا
islam olduk
وَلَمَّا
henüz
يَدْخُلِ
girmedi
ٱلْإِيمَـٰنُ
iman
فِى
قُلُوبِكُمْ ۖ
kalblerinize
وَإِن
ve eğer
تُطِيعُوا۟
ita'at ederseniz
ٱللَّهَ
Allah'a
وَرَسُولَهُ
ve Elçisine
لَا
يَلِتْكُم
size eksiltmez
مِّنْ
-den
أَعْمَـٰلِكُمْ
amelleriniz-
شَيْـًٔا ۚ
hiçbir şeyi
إِنَّ
şüphesiz
ٱللَّهَ
Allah
غَفُورٌ
çok bağışlayandır
رَّحِيمٌ
çok esirgeyendir
Kaletil a'rabu amenna, kul lem tu'minu ve lakin kulu eslemna ve lemma yedhulil imanu fi kulubikum, ve in tutiullahe ve resulehu la yelitkum min a'malikum şey'a, innallahe gafurun rahim.
Boyun eğdik, Yönetimin yasalarına uymayı kabul ettik; kendimizi güvenceye aldık.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
kaleti
|
dediler | قول |
| 2 |
l-ea'rabu
|
araplar | عرب |
| 3 |
amenna
|
inandık | امن |
| 4 |
kul
|
de ki | قول |
| 5 |
lem
|
- | |
| 6 |
tu'minu
|
inanmadınız | امن |
| 7 |
velakin
|
fakat | - |
| 8 |
kulu
|
deyin | قول |
| 9 |
eslemna
|
islam olduk | سلم |
| 10 |
velemma
|
henüz | - |
| 11 |
yedhuli
|
girmedi | دخل |
| 12 |
l-imanu
|
iman | امن |
| 13 |
fi
|
- | |
| 14 |
kulubikum
|
kalblerinize | قلب |
| 15 |
vein
|
ve eğer | - |
| 16 |
tutiu
|
ita'at ederseniz | طوع |
| 17 |
llahe
|
Allah'a | - |
| 18 |
ve rasulehu
|
ve Elçisine | رسل |
| 19 |
la
|
- | |
| 20 |
yelitkum
|
size eksiltmez | ليت |
| 21 |
min
|
-den | - |
| 22 |
ea'malikum
|
amelleriniz- | عمل |
| 23 |
şey'en
|
hiçbir şeyi | شيا |
| 24 |
inne
|
şüphesiz | - |
| 25 |
llahe
|
Allah | - |
| 26 |
gafurun
|
çok bağışlayandır | غفر |
| 27 |
rahimun
|
çok esirgeyendir | رحم |