فَقَالُوا۟
dediler
رَبَّنَا
Rabbimiz
بَـٰعِدْ
uzaklaştır
بَيْنَ
arasını
أَسْفَارِنَا
seferlerimizin
وَظَلَمُوٓا۟
ve zulmettiler
أَنفُسَهُمْ
kendilerine
فَجَعَلْنَـٰهُمْ
biz de onları çevirdik
أَحَادِيثَ
efsanelere
وَمَزَّقْنَـٰهُمْ
onları darmadağın ettik
كُلَّ
hepsini
مُمَزَّقٍ ۚ
parçalayarak
إِنَّ
şüphesiz
فِى
vardır
ذَٰلِكَ
bunda
لَـَٔايَـٰتٍ
ibretler
لِّكُلِّ
herkes için
صَبَّارٍ
sabreden
شَكُورٍ
şükreden
Fe kalu rabbena baidbeyne esfarina ve zalemu enfusehum fe cealnahum ehadise ve mezzaknahum kulle mumezzak, inne fi zalike le ayatin li kulli sabbarin şekur.
Verilen nimetlerle yetinmeyerek daha çok kazanmak için, ihtiyaç sahiplerini daha çok soymak için, çok konaklama yerleri ve uzun yolculuklar istediler.
Nesilden nesile aktarılan efsane.
İşaretler, göstergeler.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
fekalu
|
dediler | قول |
| 2 |
rabbena
|
Rabbimiz | ربب |
| 3 |
baid
|
uzaklaştır | بعد |
| 4 |
beyne
|
arasını | بين |
| 5 |
esfarina
|
seferlerimizin | سفر |
| 6 |
ve zelemu
|
ve zulmettiler | ظلم |
| 7 |
enfusehum
|
kendilerine | نفس |
| 8 |
fecealnahum
|
biz de onları çevirdik | جعل |
| 9 |
ehadise
|
efsanelere | حدث |
| 10 |
ve mezzeknahum
|
onları darmadağın ettik | مزق |
| 11 |
kulle
|
hepsini | كلل |
| 12 |
mumezzekin
|
parçalayarak | مزق |
| 13 |
inne
|
şüphesiz | - |
| 14 |
fi
|
vardır | - |
| 15 |
zalike
|
bunda | - |
| 16 |
layatin
|
ibretler | ايي |
| 17 |
likulli
|
herkes için | كلل |
| 18 |
sabbarin
|
sabreden | صبر |
| 19 |
şekurin
|
şükreden | شكر |