Dedi ki ey Adem haber ver onlara onların isimleriyle ne zaman ki haber verdi onların isimleriyle Dedi ki demedim mi size ki Ben bilirim gaybı göklerin ve yerdekinin ve biliyorum neye başladığınızı ve neyi gizlediğinizi
قَالَ
(Allah) dedi ki
يَـٰٓـَٔادَمُ
Adem
أَنبِئْهُم
bunlara haber ver
بِأَسْمَآئِهِمْ ۖ
onların isimlerini
فَلَمَّآ
ne zaman ki
أَنبَأَهُم
bunlara haber verince
بِأَسْمَآئِهِمْ
onların isimlerini
قَالَ
(Allah) dedi ki
أَلَمْ
değil miydim?
أَقُل
size demiş
لَّكُمْ
size
إِنِّىٓ
şüphesiz ben
أَعْلَمُ
bilirim
غَيْبَ
gayblarını
ٱلسَّمَـٰوَٰتِ
göklerin
وَٱلْأَرْضِ
ve yerin
وَأَعْلَمُ
ve bilirim
مَا
şeyleri
تُبْدُونَ
sizin açıkladıklarınız
وَمَا
ve şeyleri
كُنتُمْ
olduğunuz
تَكْتُمُونَ
gizlemekte
Kale ya ademu enbi'hum bi esmaihim, fe lemma enbeehum bi esmaihim, kale e lem ekul lekum inni a'lemu gaybes semavati vel ardı ve a'lemu ma tubdune ve ma kuntum tektumun.
Bkz. 2:3. ayetin dipnotu.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
kale
|
(Allah) dedi ki | قول |
| 2 |
ya ademu
|
Adem | - |
| 3 |
enbi'hum
|
bunlara haber ver | نبا |
| 4 |
biesmaihim
|
onların isimlerini | سمو |
| 5 |
fe lemma
|
ne zaman ki | - |
| 6 |
enbeehum
|
bunlara haber verince | نبا |
| 7 |
biesmaihim
|
onların isimlerini | سمو |
| 8 |
kale
|
(Allah) dedi ki | قول |
| 9 |
elem
|
değil miydim? | - |
| 10 |
ekul
|
size demiş | قول |
| 11 |
lekum
|
size | - |
| 12 |
inni
|
şüphesiz ben | - |
| 13 |
ea'lemu
|
bilirim | علم |
| 14 |
gaybe
|
gayblarını | غيب |
| 15 |
s-semavati
|
göklerin | سمو |
| 16 |
vel'erdi
|
ve yerin | ارض |
| 17 |
ve ea'lemu
|
ve bilirim | علم |
| 18 |
ma
|
şeyleri | - |
| 19 |
tubdune
|
sizin açıkladıklarınız | بدو |
| 20 |
ve ma
|
ve şeyleri | - |
| 21 |
kuntum
|
olduğunuz | كون |
| 22 |
tektumune
|
gizlemekte | كتم |