Onlar dediler ki: Allah, "Ateş tarafından yenen bir kurban[1] getirmedikçe, hiçbir Resul'e inanmamamız konusunda bizden söz aldı." De ki: "Kuşkusuz, benden önce nice Resuller açık kanıtlarla ve sizin istediğiniz şeyi getirmişti. Eğer doğru söyleyenlerdenseniz, onları niçin öldürdünüz?"
ٱلَّذِينَ
onlar ki
قَالُوٓا۟
dediler
إِنَّ
şüphesiz
ٱللَّهَ
Allah
عَهِدَ
and verdi
إِلَيْنَآ
bize
أَلَّا
نُؤْمِنَ
inanmayalım
لِرَسُولٍ
hiçbir elçiye
حَتَّىٰ
kadar
يَأْتِيَنَا
bize getirinceye
بِقُرْبَانٍ
bir kurban
تَأْكُلُهُ
yiyeceği
ٱلنَّارُ ۗ
ateşin
قُلْ
de ki
قَدْ
elbette
جَآءَكُمْ
size gelmişti
رُسُلٌ
elçiler
مِّن
قَبْلِى
benden önce
بِٱلْبَيِّنَـٰتِ
açık delillerle
وَبِٱلَّذِى
قُلْتُمْ
ve bu dediğinizle
فَلِمَ
niçin
قَتَلْتُمُوهُمْ
onları öldürdünüz
إِن
eğer
كُنتُمْ
idiyseniz
صَـٰدِقِينَ
doğru
Ellezine kalu innallahe ahide ileyna ella nu'mine li resulin hatta ye'tiyena bi kurbanin te'kuluhun nar, kul kad caekum rusulun min kabli bil beyyinati ve billezi kultum fe lime kateltumuhum in kuntum sadıkin.
Tevrat'ta geçen; "Sahte Nebi ile gerçek Nebi'yi ayırt etmek için bir kurban keserek Allah'a dua edin, gökten bir ateş iner de kurbanı yakarsa; bu Nebi olduğunu söyleyenin doğru söylediğine işarettir." şeklindeki habere atfen.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
ellezine
|
onlar ki | - |
| 2 |
kalu
|
dediler | قول |
| 3 |
inne
|
şüphesiz | - |
| 4 |
llahe
|
Allah | - |
| 5 |
ahide
|
and verdi | عهد |
| 6 |
ileyna
|
bize | - |
| 7 |
ella
|
- | |
| 8 |
nu'mine
|
inanmayalım | امن |
| 9 |
lirasulin
|
hiçbir elçiye | رسل |
| 10 |
hatta
|
kadar | - |
| 11 |
ye'tiyena
|
bize getirinceye | اتي |
| 12 |
bikurbanin
|
bir kurban | قرب |
| 13 |
te'kuluhu
|
yiyeceği | اكل |
| 14 |
n-naru
|
ateşin | نور |
| 15 |
kul
|
de ki | قول |
| 16 |
kad
|
elbette | - |
| 17 |
ca'ekum
|
size gelmişti | جيا |
| 18 |
rusulun
|
elçiler | رسل |
| 19 |
min
|
- | |
| 20 |
kabli
|
benden önce | قبل |
| 21 |
bil-beyyinati
|
açık delillerle | بين |
| 22 |
ve bil-lezi
|
- | |
| 23 |
kultum
|
ve bu dediğinizle | قول |
| 24 |
felime
|
niçin | - |
| 25 |
kateltumuhum
|
onları öldürdünüz | قتل |
| 26 |
in
|
eğer | - |
| 27 |
kuntum
|
idiyseniz | كون |
| 28 |
sadikine
|
doğru | صدق |