Ve geldikleri zaman: "Onu bilgi ile kavramadınız[1] da mı ayetlerimi yalanladınız? Yoksa başka bir neden mi var?" dedi.
حَتَّىٰٓ
nihayet
إِذَا
جَآءُو
geldiklerinde
قَالَ
(Allah onlara) der ki
أَكَذَّبْتُم
yalanladınız mı?
بِـَٔايَـٰتِى
ayetlerimi
وَلَمْ
تُحِيطُوا۟
anlamadığınız halde
بِهَا
onları
عِلْمًا
ilmen
أَمَّاذَا
yoksa nedir?
كُنتُمْ
olduğunuz
تَعْمَلُونَ
yapıyor(lar)
Hatta iza cau kale e kezzebtum bi ayati ve lem tuhitu biha ılmen em maza kuntum ta'melun.
Bir ironi olarak: "Bilginiz ve aklınız yetersiz mi kaldı." Söylenenleri gerçek dışı buldunuz da onun için mi yalanladınız? Denmektedir.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
hatta
|
nihayet | - |
| 2 |
iza
|
- | |
| 3 |
ca'u
|
geldiklerinde | جيا |
| 4 |
kale
|
(Allah onlara) der ki | قول |
| 5 |
ekezzebtum
|
yalanladınız mı? | كذب |
| 6 |
biayati
|
ayetlerimi | ايي |
| 7 |
velem
|
- | |
| 8 |
tuhitu
|
anlamadığınız halde | حوط |
| 9 |
biha
|
onları | - |
| 10 |
ilmen
|
ilmen | علم |
| 11 |
emmaza
|
yoksa nedir? | - |
| 12 |
kuntum
|
olduğunuz | كون |
| 13 |
tea'melune
|
yapıyor(lar) | عمل |