Ve aldığında Allah güvence o nebilerin verdiğimden size yazıdan ve yargıyı sonra geldi size bir resul onaylayan yığını sizinle olanı güveneceksiniz ona ve zaferlendireceksiniz onu Dedi ki ikrar ettiniz mi siz ve aldınız mı üzerine bunun yükünü Dediler ki ikrar ettik biz Dedi ki öyleyse tanık olun ve Ben de sizinle beraber tanıklardanım
وَإِذْ
ve ne zaman
أَخَذَ
almıştı
ٱللَّهُ
Allah
مِيثَـٰقَ
şöyle söz
ٱلنَّبِيِّـنَ
nebilerden
لَمَآ
elbette
ءَاتَيْتُكُم
size verdim
مِّن
-dan
كِتَـٰبٍ
Kitap
وَحِكْمَةٍ
ve hikmet
ثُمَّ
sonra
جَآءَكُمْ
size geldiğinde
رَسُولٌ
bir resul
مُّصَدِّقٌ
doğrulayıcı
لِّمَا
bulunan(Kitap)ı
مَعَكُمْ
yanınızda
لَتُؤْمِنُنَّ
mutlaka inanacak
بِهِ
ona
وَلَتَنصُرُنَّهُ ۚ
ve ona mutlaka yardım edeceksiniz
قَالَ
demişti
ءَأَقْرَرْتُمْ
bunu kabul ettiniz mi?
وَأَخَذْتُمْ
ve aldınız mı?
عَلَىٰ
üzerinize
ذَٰلِكُمْ
bu hususta
إِصْرِى ۖ
ağır ahdimi
قَالُوٓا۟
dediler
أَقْرَرْنَا ۚ
kabul ettik
قَالَ
dedi
فَٱشْهَدُوا۟
o halde tanık olun
وَأَنَا۠
ben de
مَعَكُم
sizinle beraber
مِّنَ
ٱلشَّـٰهِدِينَ
tanık olanlardanım
Ve iz ehazallahu misakan nebiyyine lema ateytukum min kitabin ve hikmetin summe caekum resulun musaddikun lima meakum le tu'minunne bihi ve le tensurunneh, kale e akrartum ve ehaztum ala zalikum ısri, kalu akrarna, kale feşhedu ve ene meakum mineş şahidin.
Kitap, Kur'an'ın niteliklerinden/isimlerindendir. Kur'an'ın Allah tarafından buyrulan, kanıtlayıcı, yol gösterici, aydınlatıcı bilgi olmasını ve belirlenmiş ilkelerin ve kuralları ifade etmektedir. Hikmet, Kur'an'ın niteliklerinden/isimlerindendir. Tıpkı Kur'an ve Zikir, Kur'an ve Furkan gibi (Bkz. 62:2). Hikmet, "engel olmak" demektir: Kur'an'ın toplumu güçlendirmek, sağlamlaştırmak, baskı, zulüm ve fesadı engellemek için konulan yasa, kural ve ilkelerini ifade etmektedir. Hikmetin anlamlarından birisi de sağlıklı düşünmek, gerçeği kavramak, doğru yargıda bulunmak yetisidir. Hikmet kavramının ayrıca yargılama, karar, güçlendirmek, sağlamlaştırmak, bilmek, bilge olmak, hakem, hakim, hüküm, hükümdar, hükümet, mahkeme, mahkum, tahakküm, istihkam, gibi anlamları bulunmaktadır. Hikmet kelimesine sünnet anlamı verilmesi doğru değildir.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
ve iz
|
ve ne zaman | - |
| 2 |
ehaze
|
almıştı | اخذ |
| 3 |
llahu
|
Allah | - |
| 4 |
misaka
|
şöyle söz | وثق |
| 5 |
n-nebiyyine
|
nebilerden | نبا |
| 6 |
lema
|
elbette | - |
| 7 |
ateytukum
|
size verdim | اتي |
| 8 |
min
|
-dan | - |
| 9 |
kitabin
|
Kitap | كتب |
| 10 |
ve hikmetin
|
ve hikmet | حكم |
| 11 |
summe
|
sonra | - |
| 12 |
ca'ekum
|
size geldiğinde | جيا |
| 13 |
rasulun
|
bir resul | رسل |
| 14 |
musaddikun
|
doğrulayıcı | صدق |
| 15 |
lima
|
bulunan(Kitap)ı | - |
| 16 |
meakum
|
yanınızda | - |
| 17 |
letu'minunne
|
mutlaka inanacak | امن |
| 18 |
bihi
|
ona | - |
| 19 |
veletensurunnehu
|
ve ona mutlaka yardım edeceksiniz | نصر |
| 20 |
kale
|
demişti | قول |
| 21 |
eekrartum
|
bunu kabul ettiniz mi? | قرر |
| 22 |
ve ehaztum
|
ve aldınız mı? | اخذ |
| 23 |
ala
|
üzerinize | - |
| 24 |
zalikum
|
bu hususta | - |
| 25 |
isri
|
ağır ahdimi | اسر |
| 26 |
kalu
|
dediler | قول |
| 27 |
ekrarna
|
kabul ettik | قرر |
| 28 |
kale
|
dedi | قول |
| 29 |
feşhedu
|
o halde tanık olun | شهد |
| 30 |
ve ena
|
ben de | - |
| 31 |
meakum
|
sizinle beraber | - |
| 32 |
mine
|
- | |
| 33 |
ş-şahidine
|
tanık olanlardanım | شهد |