De ki: "Allah'ı bırakıp, size bir yarar sağlamaya da bir zarar vermeye de gücü yetmeyen şeylere mi kulluk[1] yapıyorsunuz? Allah, Her Şeyi Duyan, Her Şeyi Bilen'dir."
قُلْ
de ki
أَتَعْبُدُونَ
mi tapıyorsunuz?
مِن
دُونِ
bırakıp
ٱللَّهِ
Allah'ı
مَا
şeylere
لَا
يَمْلِكُ
gücü yetmeyen
لَكُمْ
size
ضَرًّا
zarar vermeye
وَلَا
ve
نَفْعًا ۚ
fayda vermeğe
وَٱللَّهُ
Allah
هُوَ
odur ki
ٱلسَّمِيعُ
işitendir
ٱلْعَلِيمُ
bilendir
Kul e ta'budune min dunillahi ma la yemliku lekum darran ve la nef'a vallahu huves semiul alim.
Her insan kaçınılmaz olarak kuldur. Bu seçime bağlı olmayıp. Zorunlu bir durumdur. Seçim kul olup olmamakla ilgili değil, kulluğun kime yapılacağı ile ilgilidir. Kulluk ya Allah'a ya da Allah'tan başka şeylere olur. Allah'a özgü olan kulluk gerçek özgürlüktür. Allah'tan başkasına olan kulluk ise köleliktir. Allah'a kul olmayan bir kimse; bir düşünceye, görüşe, doğaya, iktidara, sisteme, kişiye, ünvana, paraya, dünya malına vs. kul olmak zorundadır. Bu kulluk doğası gereği köleliktir. İnsan yaşamında kulluğun kapsamadığı, kulluğun dışına tutulabilecek hiçbir alan yoktur. Bir Mü'min için kulluk, insanın ruhen ve bedenen bütün varlığı ile Allah'a bilinçli bir bağlılık ile yönelmesidir. İbadet ve kulluk anlam olarak aynı şeydir: İbadet kul kelimesinin mastarıdır.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
kul
|
de ki | قول |
| 2 |
etea'budune
|
mi tapıyorsunuz? | عبد |
| 3 |
min
|
- | |
| 4 |
duni
|
bırakıp | دون |
| 5 |
llahi
|
Allah'ı | - |
| 6 |
ma
|
şeylere | - |
| 7 |
la
|
- | |
| 8 |
yemliku
|
gücü yetmeyen | ملك |
| 9 |
lekum
|
size | - |
| 10 |
derran
|
zarar vermeye | ضرر |
| 11 |
ve la
|
ve | - |
| 12 |
nef'an
|
fayda vermeğe | نفع |
| 13 |
vallahu
|
Allah | - |
| 14 |
huve
|
odur ki | - |
| 15 |
s-semiu
|
işitendir | سمع |
| 16 |
l-alimu
|
bilendir | علم |