Kitap'ı okuyup durdukları halde, Yahudiler: "Nesara[1] geçerli bir inanç üzerinde değildirler." derler. Nesara da: "Yahudiler geçerli bir inanca sahip değildirler." derler. Oysa Kitap'ı okuyorlar. Kitap'tan habersiz olanlar da onların sözlerinin aynısını söylediler. Allah, onların anlaşmazlığa düştükleri konuda kıyamet günü hüküm verecektir.
وَقَالَتِ
ve dediler ki
ٱلْيَهُودُ
Yahudiler
لَيْسَتِ
değiller
ٱلنَّصَـٰرَىٰ
Hıristiyanlar
عَلَىٰ
üzerinde
شَىْءٍ
bir şey (temel)
وَقَالَتِ
ve dediler ki
ٱلنَّصَـٰرَىٰ
Hıristiyanlar da
لَيْسَتِ
değildirler
ٱلْيَهُودُ
Yahudiler
عَلَىٰ
üzerinde
شَىْءٍ
bir şey (temel)
وَهُمْ
oysa onlar
يَتْلُونَ
okuyorlar
ٱلْكِتَـٰبَ ۗ
Kitabı
كَذَٰلِكَ
böylece
قَالَ
söylediler
ٱلَّذِينَ
kimseler
لَا
يَعْلَمُونَ
bilmeyen(ler)
مِثْلَ
benzerini
قَوْلِهِمْ ۚ
onların sözlerinin
فَٱللَّهُ
artık Allah
يَحْكُمُ
hüküm verecektir
بَيْنَهُمْ
aralarında
يَوْمَ
günü
ٱلْقِيَـٰمَةِ
kıyamet
فِيمَا
şey hakkında
كَانُوا۟
oldukları
فِيهِ
onda
يَخْتَلِفُونَ
ihtilaf halinde
Ve kaletil yahudu leysetin nasara ala şey' ve kaletin nasara leysetil yahudu ala şey'in ve hum yetlunel kitab, kezalike kalellezine la ya'lemune misle kavlihim, fallahu yahkumu beynehum yevmel kıyameti fima kanu fihi yahtelifun.
Hıristiyanlar.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
ve kaleti
|
ve dediler ki | قول |
| 2 |
l-yehudu
|
Yahudiler | - |
| 3 |
leyseti
|
değiller | ليس |
| 4 |
n-nesara
|
Hıristiyanlar | نصر |
| 5 |
ala
|
üzerinde | - |
| 6 |
şey'in
|
bir şey (temel) | شيا |
| 7 |
ve kaleti
|
ve dediler ki | قول |
| 8 |
n-nesara
|
Hıristiyanlar da | نصر |
| 9 |
leyseti
|
değildirler | ليس |
| 10 |
l-yehudu
|
Yahudiler | - |
| 11 |
ala
|
üzerinde | - |
| 12 |
şey'in
|
bir şey (temel) | شيا |
| 13 |
vehum
|
oysa onlar | - |
| 14 |
yetlune
|
okuyorlar | تلو |
| 15 |
l-kitabe
|
Kitabı | كتب |
| 16 |
kezalike
|
böylece | - |
| 17 |
kale
|
söylediler | قول |
| 18 |
ellezine
|
kimseler | - |
| 19 |
la
|
- | |
| 20 |
yea'lemune
|
bilmeyen(ler) | علم |
| 21 |
misle
|
benzerini | مثل |
| 22 |
kavlihim
|
onların sözlerinin | قول |
| 23 |
fallahu
|
artık Allah | - |
| 24 |
yehkumu
|
hüküm verecektir | حكم |
| 25 |
beynehum
|
aralarında | بين |
| 26 |
yevme
|
günü | يوم |
| 27 |
l-kiyameti
|
kıyamet | قوم |
| 28 |
fima
|
şey hakkında | - |
| 29 |
kanu
|
oldukları | كون |
| 30 |
fihi
|
onda | - |
| 31 |
yehtelifune
|
ihtilaf halinde | خلف |