Sana, Haram ayını[1] ve onda savaşmanın durumunu soruyorlar. De ki: "O ayda savaşmak, büyük (günahtır.) " Ancak, Allah'ın yolundan alıkoymak, onu ve Mescid-i Haram'ı küfretmek[2] onun halkını oradan çıkarmak, Allah katında daha büyük (günahtır.) Zira fitne,[3] öldürmekten daha kötüdür. Onlar, eğer güç yetirebilseler, sizi dininizden döndürünceye kadar, sizinle savaşmaktan vazgeçmezler. Sizden kim, dininden döner ve Kafir olarak ölürse işte onların dünyada da ahirette de yaptıkları boşa gitmiş olur. İşte onlar, ateşin ehlidir. Ve orada sürekli kalacaklardır.
يَسْـَٔلُونَكَ
sana soruyorlar
عَنِ
ٱلشَّهْرِ
ayında
ٱلْحَرَامِ
haram
قِتَالٍ
savaşmaktan
فِيهِ ۖ
onda
قُلْ
de ki
قِتَالٌ
savaş
فِيهِ
O (aylar)da
كَبِيرٌ ۖ
büyük bir günahtır
وَصَدٌّ
ve alıkoymak
عَن
-ndan
سَبِيلِ
yolu-
ٱللَّهِ
Allah
وَكُفْرٌ
ve inkar etmek
بِهِ
O'nu
وَٱلْمَسْجِدِ
ve Mescid-i
ٱلْحَرَامِ
Haram(dan)
وَإِخْرَاجُ
sürüp çıkarmak
أَهْلِهِ
halkını
مِنْهُ
ondan
أَكْبَرُ
daha büyük (bir günahtır)
عِندَ
yanında
ٱللَّهِ ۚ
Allah
وَٱلْفِتْنَةُ
ve fitne
أَكْبَرُ
daha büyük(bir günah)tır
مِنَ
-ten
ٱلْقَتْلِ ۗ
öldürmek-
وَلَا
يَزَالُونَ
vazgeçmezler
يُقَـٰتِلُونَكُمْ
sizinle savaşmaktan
حَتَّىٰ
kadar
يَرُدُّوكُمْ
sizi döndürünceye
عَن
-den
دِينِكُمْ
dininiz-
إِنِ
eğer
ٱسْتَطَـٰعُوا۟ ۚ
güçleri yetse
وَمَن
ve kim
يَرْتَدِدْ
döner
مِنكُمْ
sizden
عَن
-nden
دِينِهِ
dini-
فَيَمُتْ
ve ölürse
وَهُوَ
ve o
كَافِرٌ
kafir olarak
فَأُو۟لَـٰٓئِكَ
işte
حَبِطَتْ
boşa çıkmıştır
أَعْمَـٰلُهُمْ
onların bütün yaptıkları
فِى
ٱلدُّنْيَا
dünyada (da)
وَٱلْـَٔاخِرَةِ ۖ
ahirette (de)
وَأُو۟لَـٰٓئِكَ
ve onlar
أَصْحَـٰبُ
halkıdır
ٱلنَّارِ ۖ
ateş
هُمْ
ve onlar
فِيهَا
orada
خَـٰلِدُونَ
sürekli kalacaklardır
Yes'eluneke aniş şehril harami kıtalin fih, kul kıtalun fihi kebir, ve saddun an sebilillahi ve kufrun bihi vel mescidil harami ve ihracu ehlihi minhu ekberu indallah, vel fitnetu ekberu minel katl, ve la yezalune yukatilunekum hatta yeruddukum an dinikum inistetau ve men yertedid minkum an dinihi fe yemut ve huve kafirun fe ulaike habitat a'maluhum fid dunya vel ahireh, ve ulaike ashabun nar, hum fiha halidun.
Zilkade, Zilhicce, Muharrem ve Recep ayları.
İnkar etmek. Reddetmek. Görmezden gelmek. Yok saymak.
Baskı ve zulüm.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
yeseluneke
|
sana soruyorlar | سال |
| 2 |
ani
|
- | |
| 3 |
ş-şehri
|
ayında | شهر |
| 4 |
l-harami
|
haram | حرم |
| 5 |
kitalin
|
savaşmaktan | قتل |
| 6 |
fihi
|
onda | - |
| 7 |
kul
|
de ki | قول |
| 8 |
kitalun
|
savaş | قتل |
| 9 |
fihi
|
O (aylar)da | - |
| 10 |
kebirun
|
büyük bir günahtır | كبر |
| 11 |
vesaddun
|
ve alıkoymak | صدد |
| 12 |
an
|
-ndan | - |
| 13 |
sebili
|
yolu- | سبل |
| 14 |
llahi
|
Allah | - |
| 15 |
ve kufrun
|
ve inkar etmek | كفر |
| 16 |
bihi
|
O'nu | - |
| 17 |
velmescidi
|
ve Mescid-i | سجد |
| 18 |
l-harami
|
Haram(dan) | حرم |
| 19 |
ve ihracu
|
sürüp çıkarmak | خرج |
| 20 |
ehlihi
|
halkını | اهل |
| 21 |
minhu
|
ondan | - |
| 22 |
ekberu
|
daha büyük (bir günahtır) | كبر |
| 23 |
inde
|
yanında | عند |
| 24 |
llahi
|
Allah | - |
| 25 |
velfitnetu
|
ve fitne | فتن |
| 26 |
ekberu
|
daha büyük(bir günah)tır | كبر |
| 27 |
mine
|
-ten | - |
| 28 |
l-katli
|
öldürmek- | قتل |
| 29 |
ve la
|
- | |
| 30 |
yezalune
|
vazgeçmezler | زيل |
| 31 |
yukatilunekum
|
sizinle savaşmaktan | قتل |
| 32 |
hatta
|
kadar | - |
| 33 |
yeruddukum
|
sizi döndürünceye | ردد |
| 34 |
an
|
-den | - |
| 35 |
dinikum
|
dininiz- | دين |
| 36 |
ini
|
eğer | - |
| 37 |
stetau
|
güçleri yetse | طوع |
| 38 |
ve men
|
ve kim | - |
| 39 |
yertedid
|
döner | ردد |
| 40 |
minkum
|
sizden | - |
| 41 |
an
|
-nden | - |
| 42 |
dinihi
|
dini- | دين |
| 43 |
feyemut
|
ve ölürse | موت |
| 44 |
vehuve
|
ve o | - |
| 45 |
kafirun
|
kafir olarak | كفر |
| 46 |
feulaike
|
işte | - |
| 47 |
habitat
|
boşa çıkmıştır | حبط |
| 48 |
ea'maluhum
|
onların bütün yaptıkları | عمل |
| 49 |
fi
|
- | |
| 50 |
d-dunya
|
dünyada (da) | دنو |
| 51 |
vel'ahirati
|
ahirette (de) | اخر |
| 52 |
ve ulaike
|
ve onlar | - |
| 53 |
eshabu
|
halkıdır | صحب |
| 54 |
n-nari
|
ateş | نور |
| 55 |
hum
|
ve onlar | - |
| 56 |
fiha
|
orada | - |
| 57 |
halidune
|
sürekli kalacaklardır | خلد |