سورة البقرة
2.Bakara Suresi
"İnek"
286 Ayet
Bakara 2:221
وَلَا
تَنكِحُوا۟
ٱلْمُشْرِكَـٰتِ
حَتَّىٰ
يُؤْمِنَّ ۚ
وَلَأَمَةٌ
مُّؤْمِنَةٌ
خَيْرٌ
مِّن
مُّشْرِكَةٍ
وَلَوْ
أَعْجَبَتْكُمْ ۗ
وَلَا
تُنكِحُوا۟
ٱلْمُشْرِكِينَ
حَتَّىٰ
يُؤْمِنُوا۟ ۚ
وَلَعَبْدٌ
مُّؤْمِنٌ
خَيْرٌ
مِّن
مُّشْرِكٍ
وَلَوْ
أَعْجَبَكُمْ ۗ
أُو۟لَـٰٓئِكَ
يَدْعُونَ
إِلَى
ٱلنَّارِ ۖ
وَٱللَّهُ
يَدْعُوٓا۟
إِلَى
ٱلْجَنَّةِ
وَٱلْمَغْفِرَةِ
بِإِذْنِهِ ۖ
وَيُبَيِّنُ
ءَايَـٰتِهِ
لِلنَّاسِ
لَعَلَّهُمْ
يَتَذَكَّرُونَ
İman etmedikçe Müşrik kadınlarla evlenmeyin. Beğenseniz de Mü'min bir emet,[1] Müşrik bir kadına göre hayırlı olandır. İman etmedikçe, Müşrik erkeklerle evlenmeyin. Beğenseniz de abd[2] olan bir Mü'min, Müşrik bir erkeğe göre hayırlı olandır. Zira onlar ateşe çağırırlar. Allah ise izni ile[3] Cennet'e ve bağışlanmaya çağırır. İnsanlara ayetlerini böyle açıklar. Umulur ki öğüt alıp düşünürler.
Ve la tenkihul muşrikati hatta yu'minn, ve le emetun mu'minetun hayrun min muşriketin ve lev a'cebetkum, ve la tunkihul muşrikine hatta yu'minu ve le abdun mu'minun hayrun min muşrikin ve lev a'cebekum, ulaike yed'une ilen nar, vallahu yed'u ilel cenneti vel magfireti bi iznih, ve yubeyyinu ayatihi lin nasi leallehum yetezekkerun.
Bakara 2:222
وَيَسْـَٔلُونَكَ
عَنِ
ٱلْمَحِيضِ ۖ
قُلْ
هُوَ
أَذًى
فَٱعْتَزِلُوا۟
ٱلنِّسَآءَ
فِى
ٱلْمَحِيضِ ۖ
وَلَا
تَقْرَبُوهُنَّ
حَتَّىٰ
يَطْهُرْنَ ۖ
فَإِذَا
تَطَهَّرْنَ
فَأْتُوهُنَّ
مِنْ
حَيْثُ
أَمَرَكُمُ
ٱللَّهُ ۚ
إِنَّ
ٱللَّهَ
يُحِبُّ
ٱلتَّوَّٰبِينَ
وَيُحِبُّ
ٱلْمُتَطَهِّرِينَ
Sana "Adet görme durumundan" soruyorlar. De ki: "O bir rahatsızlıktır." Kadınlar adet hali durumundayken onlardan uzak durun. Adet görme bitinceye kadar onlara yaklaşmayın. Adet hali bitince, onlara Allah'ın buyruğuna uygun şekilde yaklaşın. Kuşkusuz, Allah, tevbe edenleri sever. Ve temizlenenleri de sever.[1]
Ve yes'eluneke anil mahid, kul huve ezen, fa'tezilun nisae fil mahidi, ve la takrabuhunne hatta yathurn fe iza tetahherne fe'tuhunne min haysu emerekumullah innallahe yuhıbbut tevvabine ve yuhibbul mutetahhirin.
Bakara 2:223
نِسَآؤُكُمْ
حَرْثٌ
لَّكُمْ
فَأْتُوا۟
حَرْثَكُمْ
أَنَّىٰ
شِئْتُمْ ۖ
وَقَدِّمُوا۟
لِأَنفُسِكُمْ ۚ
وَٱتَّقُوا۟
ٱللَّهَ
وَٱعْلَمُوٓا۟
أَنَّكُم
مُّلَـٰقُوهُ ۗ
وَبَشِّرِ
ٱلْمُؤْمِنِينَ
Kadınlarınız sizin için ürün veren kimselerdir[1]. O halde, ürün vereninize[2] istediğiniz gibi varın. Kendiniz için önceden hazırlık yapın. Allah'a karşı takvalı olun. Bilin ki muhakkak O'na kavuşacaksınız. Ve Mü'minleri müjdele.
Nisaukum harsun lekum, fe'tu harsekum enna şi'tum ve kaddimu li enfusikum vettekullahe va'lemu ennekum mulakuh, ve beşşiril mu'minin.
Bakara 2:224
وَلَا
تَجْعَلُوا۟
ٱللَّهَ
عُرْضَةً
لِّأَيْمَـٰنِكُمْ
أَن
تَبَرُّوا۟
وَتَتَّقُوا۟
وَتُصْلِحُوا۟
بَيْنَ
ٱلنَّاسِ ۗ
وَٱللَّهُ
سَمِيعٌ
عَلِيمٌ
Sakın, Allah adına ettiğiniz yeminleri; iyilik yapmanıza, takva sahibi olmanıza ve insanların arasını düzeltmenize engel kılmayın. Allah, Her Şeyi Duyan'dır, Her Şeyi Bilen'dir.
Ve la tec'alullahe urdaten li eymanikum en teberru ve tetteku ve tuslihu beynen nas, vallahu semiun alim.
Bakara 2:225
لَّا
يُؤَاخِذُكُمُ
ٱللَّهُ
بِٱللَّغْوِ
فِىٓ
أَيْمَـٰنِكُمْ
وَلَـٰكِن
يُؤَاخِذُكُم
بِمَا
كَسَبَتْ
قُلُوبُكُمْ ۗ
وَٱللَّهُ
غَفُورٌ
حَلِيمٌ
Allah, kasıtsız olarak yaptığınız yeminlerden sizi sorumlu tutmaz. Ancak, kasıtlı yaptığınız yeminlerden sizi sorumlu tutar. Allah; Çok Bağışlayan'dır, Çok Hoşgörülü'dür.
La yuahızukumullahu bil lagvi fi eymanikum ve lakin yuahızukum bi ma kesebet kulubukum vallahu gafurun halim.
Bakara 2:226
لِّلَّذِينَ
يُؤْلُونَ
مِن
نِّسَآئِهِمْ
تَرَبُّصُ
أَرْبَعَةِ
أَشْهُرٍ ۖ
فَإِن
فَآءُو
فَإِنَّ
ٱللَّهَ
غَفُورٌ
رَّحِيمٌ
Kadınlarına yaklaşmamaya yemin eden kimseler için, dört ay bekleme süresi vardır. Eğer bu yeminlerinden dönerlerse; doğrusu Allah, Çok Bağışlayan'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.
Lillezine yu'lune min nisaihim terabbusu erbaati eşhur, fe in fau fe innallahe gafurun rahim.
Bakara 2:227
وَإِنْ
عَزَمُوا۟
ٱلطَّلَـٰقَ
فَإِنَّ
ٱللَّهَ
سَمِيعٌ
عَلِيمٌ
Eğer boşamaya kesin karar verirlerse; kuşkusuz, Allah, Her Şeyi Duyan'dır, Her Şeyi Bilen'dir.
Ve in azemut talaka fe innallahe semiun alim.
Bakara 2:228
وَٱلْمُطَلَّقَـٰتُ
يَتَرَبَّصْنَ
بِأَنفُسِهِنَّ
ثَلَـٰثَةَ
قُرُوٓءٍ ۚ
وَلَا
يَحِلُّ
لَهُنَّ
أَن
يَكْتُمْنَ
مَا
خَلَقَ
ٱللَّهُ
فِىٓ
أَرْحَامِهِنَّ
إِن
كُنَّ
يُؤْمِنَّ
بِٱللَّهِ
وَٱلْيَوْمِ
ٱلْـَٔاخِرِ ۚ
وَبُعُولَتُهُنَّ
أَحَقُّ
بِرَدِّهِنَّ
فِى
ذَٰلِكَ
إِنْ
أَرَادُوٓا۟
إِصْلَـٰحًا ۚ
وَلَهُنَّ
مِثْلُ
ٱلَّذِى
عَلَيْهِنَّ
بِٱلْمَعْرُوفِ ۚ
وَلِلرِّجَالِ
عَلَيْهِنَّ
دَرَجَةٌ ۗ
وَٱللَّهُ
عَزِيزٌ
حَكِيمٌ
Boşanan kadınlar, evlenmeksizin üç adet dönemi beklerler. Eğer Allah'a ve ahiret gününe iman ediyorlarsa, Allah'ın rahimlerinde yarattığını gizlemeleri onlara helal değildir. Eğer bu dönemde kocaları barışmak isterlerse, onlarla yeniden evlenmede daha fazla hak sahibidirler. Erkeklerin, kadınlar üzerindeki haklarına denk, kadınların da erkekler üzerinde meşru hakları vardır. Ancak erkekler, onlar[1] üzerinde[2] öncelik sahibidirler. Kuşkusuz, Allah; Mutlak Üstün Olan'dır, En İyi Hüküm Veren'dir.
Vel mutallakatu yeterabbasne bi enfusihinne selasete kuruin, ve la yahıllu lehunne en yektumne ma halakallahu fi erhamihinne in kunne yu'minne billahi vel yevmil ahır, ve buuletuhunne ehakku bi reddihinne fi zalike in eradu ıslaha, ve lehunne mislullezi aleyhinne bil ma'ruf, ve lir ricali aleyhinne dereceh, vallahu azizun hakim.
Bakara 2:229
ٱلطَّلَـٰقُ
مَرَّتَانِ ۖ
فَإِمْسَاكٌ
بِمَعْرُوفٍ
أَوْ
تَسْرِيحٌ
بِإِحْسَـٰنٍ ۗ
وَلَا
يَحِلُّ
لَكُمْ
أَن
تَأْخُذُوا۟
مِمَّآ
ءَاتَيْتُمُوهُنَّ
شَيْـًٔا
إِلَّآ
أَن
يَخَافَآ
أَلَّا
يُقِيمَا
حُدُودَ
ٱللَّهِ ۖ
فَإِنْ
خِفْتُمْ
أَلَّا
يُقِيمَا
حُدُودَ
ٱللَّهِ
فَلَا
جُنَاحَ
عَلَيْهِمَا
فِيمَا
ٱفْتَدَتْ
بِهِ ۗ
تِلْكَ
حُدُودُ
ٱللَّهِ
فَلَا
تَعْتَدُوهَا ۚ
وَمَن
يَتَعَدَّ
حُدُودَ
ٱللَّهِ
فَأُو۟لَـٰٓئِكَ
هُمُ
ٱلظَّـٰلِمُونَ
Boşanma iki defadır. Bundan sonra evliliğinizi ya meşru bir şekilde sürdürün ya da iyilikle ayrılın. Kadınlara verdiklerinizden bir şeyi; kadın ve erkek, Allah'ın koyduğu yasaları ihlal etmedikçe geri almanız size helal olmaz. Fakat Allah'ın yasalarını çiğnemelerinden korkarsanız o zaman kadının boşanmak için fidye[1] vermesinde her iki taraf için de sakınca yoktur. Bunlar, Allah'ın koyduğu yasalardır. Sakın bunları çiğnemeyin. Kim Allah'ın koyduğu yasaları çiğnerse işte onlar zalimlerin ta kendileridir.
Et talaku merratan, fe imsakun bi ma'rufin ev tesrihun bi ihsan, ve la yahıllu lekum en te'huzu mimma ateytumuhunne şey'en illa en yehafa ella yukima hududallah, fe in hıftum ella yukima hududallahi, fe la cunaha aleyhima fi meftedet bih, tilke hududullahi fe la ta'teduha, ve men yeteadde hududallahi fe ulaike humuz zalimun.
Bakara 2:230
فَإِن
طَلَّقَهَا
فَلَا
تَحِلُّ
لَهُ
مِن
بَعْدُ
حَتَّىٰ
تَنكِحَ
زَوْجًا
غَيْرَهُ ۗ
فَإِن
طَلَّقَهَا
فَلَا
جُنَاحَ
عَلَيْهِمَآ
أَن
يَتَرَاجَعَآ
إِن
ظَنَّآ
أَن
يُقِيمَا
حُدُودَ
ٱللَّهِ ۗ
وَتِلْكَ
حُدُودُ
ٱللَّهِ
يُبَيِّنُهَا
لِقَوْمٍ
يَعْلَمُونَ
Yine de karısını boşarsa, karısı başka biriyle evlenmedikçe artık kendisine helal olmaz. Şayet ikinci koca da onu boşarsa ve her ikisi de Allah'ın koyduğu yasalara uyacaklarını umut ederlerse, birbirlerine dönmelerinde bir sakınca yoktur. Bunlar, Allah'ın, anlayan bir topluma iyice açıkladığı yasalarıdır.
Fe in tallakaha fe la tahıllu lehu min ba'du hatta tenkiha zevcen gayrah, fe in tallakaha fe la cunaha aleyhima en yeteracea in zanna en yukima hududallah, ve tilke hududullahi yubeyyinuha li kavmin ya'lemun.
Bakara 2:231
وَإِذَا
طَلَّقْتُمُ
ٱلنِّسَآءَ
فَبَلَغْنَ
أَجَلَهُنَّ
فَأَمْسِكُوهُنَّ
بِمَعْرُوفٍ
أَوْ
سَرِّحُوهُنَّ
بِمَعْرُوفٍ ۚ
وَلَا
تُمْسِكُوهُنَّ
ضِرَارًا
لِّتَعْتَدُوا۟ ۚ
وَمَن
يَفْعَلْ
ذَٰلِكَ
فَقَدْ
ظَلَمَ
نَفْسَهُ ۚ
وَلَا
تَتَّخِذُوٓا۟
ءَايَـٰتِ
ٱللَّهِ
هُزُوًا ۚ
وَٱذْكُرُوا۟
نِعْمَتَ
ٱللَّهِ
عَلَيْكُمْ
وَمَآ
أَنزَلَ
عَلَيْكُم
مِّنَ
ٱلْكِتَـٰبِ
وَٱلْحِكْمَةِ
يَعِظُكُم
بِهِ ۚ
وَٱتَّقُوا۟
ٱللَّهَ
وَٱعْلَمُوٓا۟
أَنَّ
ٱللَّهَ
بِكُلِّ
شَىْءٍ
عَلِيمٌ
Boşadığınız kadınlar, iddetlerini[1] tamamlayınca, onları ya meşru bir şekilde tutun ya da meşru bir şekilde bırakın. Haklarını çiğneyip, zarar verecek şekilde onları tutmayın. Kim böyle davranırsa, kendisine zulmetmiş olur. Allah'ın ayetlerini hafife almayın. Allah'ın üzerinizdeki nimetini; size öğüt vermek için indirdiği Kitap'ı ve Hikmet'i[2] aklınızdan çıkarmayın. Allah'a karşı gelmekten sakının. Ve bilin ki Allah, Her Şeyi Gerçeğiyle Bilen'dir.
Ve iza tallaktumun nisae fe belagne ecelehunne fe emsikuhunne bi ma'rufin ev serrihuhunne bi ma'ruf, ve la tumsikuhunne dıraran li ta'tedu, ve men yef'al zalike fe kad zaleme nefseh, ve la tettehızu ayatillahi huzuva, vezkuru ni'metallahi aleykum ve ma enzele aleykum minel kitabi vel hikmeti yeızukum bih, vettekullahe va'lemu ennallahe bi kulli şey'in alim.
Bakara 2:232
وَإِذَا
طَلَّقْتُمُ
ٱلنِّسَآءَ
فَبَلَغْنَ
أَجَلَهُنَّ
فَلَا
تَعْضُلُوهُنَّ
أَن
يَنكِحْنَ
أَزْوَٰجَهُنَّ
إِذَا
تَرَٰضَوْا۟
بَيْنَهُم
بِٱلْمَعْرُوفِ ۗ
ذَٰلِكَ
يُوعَظُ
بِهِ
مَن
كَانَ
مِنكُمْ
يُؤْمِنُ
بِٱللَّهِ
وَٱلْيَوْمِ
ٱلْـَٔاخِرِ ۗ
ذَٰلِكُمْ
أَزْكَىٰ
لَكُمْ
وَأَطْهَرُ ۗ
وَٱللَّهُ
يَعْلَمُ
وَأَنتُمْ
لَا
تَعْلَمُونَ
Boşadığınız kadınlar, bekleme sürelerini tamamlayınca; aralarında meşru bir şekilde anlaştıkları takdirde, onların eşleriyle[1] evlenmelerine engel olmayın. Bu, içinizden Allah'a ve ahiret gününe iman edenlere yapılan bir öğüttür. Bu sizin için daha iffetli, daha temiz bir yoldur. Allah bilir, siz bilmezsiniz.
Ve iza tallaktumun nisae fe belagne ecelehunne fe la ta'duluhunne en yenkıhne ezvacehunne iza teradav beynehum bil ma'ruf, zalike yuazu bihi men kane minkum yu'minu billahi vel yevmil ahır, zalikum ezka lekum ve ather, vallahu ya'lemu ve entum la ta'lemun.
Bakara 2:233
وَٱلْوَٰلِدَٰتُ
يُرْضِعْنَ
أَوْلَـٰدَهُنَّ
حَوْلَيْنِ
كَامِلَيْنِ ۖ
لِمَنْ
أَرَادَ
أَن
يُتِمَّ
ٱلرَّضَاعَةَ ۚ
وَعَلَى
ٱلْمَوْلُودِ
لَهُ
رِزْقُهُنَّ
وَكِسْوَتُهُنَّ
بِٱلْمَعْرُوفِ ۚ
لَا
تُكَلَّفُ
نَفْسٌ
إِلَّا
وُسْعَهَا ۚ
لَا
تُضَآرَّ
وَٰلِدَةٌ
بِوَلَدِهَا
وَلَا
مَوْلُودٌ
لَّهُ
بِوَلَدِهِ ۚ
وَعَلَى
ٱلْوَارِثِ
مِثْلُ
ذَٰلِكَ ۗ
فَإِنْ
أَرَادَا
فِصَالًا
عَن
تَرَاضٍ
مِّنْهُمَا
وَتَشَاوُرٍ
فَلَا
جُنَاحَ
عَلَيْهِمَا ۗ
وَإِنْ
أَرَدتُّمْ
أَن
تَسْتَرْضِعُوٓا۟
أَوْلَـٰدَكُمْ
فَلَا
جُنَاحَ
عَلَيْكُمْ
إِذَا
سَلَّمْتُم
مَّآ
ءَاتَيْتُم
بِٱلْمَعْرُوفِ ۗ
وَٱتَّقُوا۟
ٱللَّهَ
وَٱعْلَمُوٓا۟
أَنَّ
ٱللَّهَ
بِمَا
تَعْمَلُونَ
بَصِيرٌ
Emzirme süresini tamamlamak isteyenler için; annelerin çocuklarını emzirme süresi tam iki yıldır. Onların yiyeceklerini ve giyeceklerini meşru bir şekilde temin etmek babaya aittir. Hiç kimse, gücünün yeteceğinden daha fazlasından sorumlu değildir. Hiçbir anne, çocuğu nedeniyle sıkıntıya sokulmasın; hiçbir baba, çocuğu nedeniyle sıkıntıya sokulmasın. Ve mirasçı da aynı şekilde sorumludur. Eğer anne ve baba anlaşarak kendi rızaları ile çocuklarını sütten kesmek isterlerse, ikisi için de bir sakınca yoktur. Eğer çocuklarınızı emzirtmek isterseniz, meşru bir ücret ödediğiniz takdirde emzirtmenizde bir sakınca yoktur. Allah'a karşı takvalı olun. Ve bilin ki Allah, yaptığınız her şeyi görür.
Vel validatu yurdı'ne evladehunne havleyni kamileyni li men erade en yutimmer radaah, ve alel mevludi lehu rızkuhunne ve kisvetuhunne bil ma'ruf, la tukellefu nefsun illa vus'aha, la tudarra validetun bi velediha ve la mevludun lehu bi veledihi ve alel varisi mislu zalik, fe in erada fısalen an teradın min huma ve teşavurin fe la cunaha aleyhima ve in eradtum en testerdıu evladekum fe la cunaha aleykum iza sellemtum ma ateytum bil ma'ruf, vettekullahe va'lemu ennellahe bi ma ta'melune basir.
Bakara 2:234
وَٱلَّذِينَ
يُتَوَفَّوْنَ
مِنكُمْ
وَيَذَرُونَ
أَزْوَٰجًا
يَتَرَبَّصْنَ
بِأَنفُسِهِنَّ
أَرْبَعَةَ
أَشْهُرٍ
وَعَشْرًا ۖ
فَإِذَا
بَلَغْنَ
أَجَلَهُنَّ
فَلَا
جُنَاحَ
عَلَيْكُمْ
فِيمَا
فَعَلْنَ
فِىٓ
أَنفُسِهِنَّ
بِٱلْمَعْرُوفِ ۗ
وَٱللَّهُ
بِمَا
تَعْمَلُونَ
خَبِيرٌ
Sizden ölenlerin geride bıraktıkları eşleri, kendi kendilerine dört ay on gün beklerler. Bu süreyi tamamlayınca, kendi haklarında verecekleri meşru kararlarda sizin için bir sorumluluk yoktur. Allah yaptığınız her şeyden haberdardır.
Vellezine yuteveffevne minkum ve yezerune ezvacen yeterabbasne bi enfusihinne erbeate eşhurin ve aşra, fe iza belagne ecelehunne fe la cunahe aleykum fi ma fealne fi enfusihinne bil ma'ruf, vallahu bi ma ta'melune habir.
Bakara 2:235
وَلَا
جُنَاحَ
عَلَيْكُمْ
فِيمَا
عَرَّضْتُم
بِهِ
مِنْ
خِطْبَةِ
ٱلنِّسَآءِ
أَوْ
أَكْنَنتُمْ
فِىٓ
أَنفُسِكُمْ ۚ
عَلِمَ
ٱللَّهُ
أَنَّكُمْ
سَتَذْكُرُونَهُنَّ
وَلَـٰكِن
لَّا
تُوَاعِدُوهُنَّ
سِرًّا
إِلَّآ
أَن
تَقُولُوا۟
قَوْلًا
مَّعْرُوفًا ۚ
وَلَا
تَعْزِمُوا۟
عُقْدَةَ
ٱلنِّكَاحِ
حَتَّىٰ
يَبْلُغَ
ٱلْكِتَـٰبُ
أَجَلَهُ ۚ
وَٱعْلَمُوٓا۟
أَنَّ
ٱللَّهَ
يَعْلَمُ
مَا
فِىٓ
أَنفُسِكُمْ
فَٱحْذَرُوهُ ۚ
وَٱعْلَمُوٓا۟
أَنَّ
ٱللَّهَ
غَفُورٌ
حَلِيمٌ
Bekleme süresini tamamlamamış kadınlara evlenme isteğinizi sezdirmeniz veya bunu içinizden geçirmenizde bir sakınca yoktur. Allah, sizin onlara karşı olan duygularınızı bilir. Ancak onlara meşru olmayan bir istekte bulunmayın. Kitap'taki emredilen bekleme süresi sona ermeden onlarla nikah akdi yapmaya kalkışmayın. Bilin ki Allah içinizden ne geçirdiğinizi bilir, O'na karşı gelmekten sakının. Bilin ki Allah, Çok Affedici, Çok Hoşgörülüdür.
Ve la cunahe aleykum fima arradtum bihi min hitbetin nisai ev eknentum fi enfusikum, alimallahu ennekum se tezkurunehunne ve lakin la tuvaıduhunne sirran illa en tekulu kavlen ma'rufa, ve la ta'zimu ukdeten nikahı hatta yeblugal kitabu eceleh, va'lemu ennallahe ya'lemu ma fi enfusikum fahzeruh, va'lemu ennallahe gafurun halim.
Bakara 2:236
لَّا
جُنَاحَ
عَلَيْكُمْ
إِن
طَلَّقْتُمُ
ٱلنِّسَآءَ
مَا
لَمْ
تَمَسُّوهُنَّ
أَوْ
تَفْرِضُوا۟
لَهُنَّ
فَرِيضَةً ۚ
وَمَتِّعُوهُنَّ
عَلَى
ٱلْمُوسِعِ
قَدَرُهُ
وَعَلَى
ٱلْمُقْتِرِ
قَدَرُهُ
مَتَـٰعًا
بِٱلْمَعْرُوفِ ۖ
حَقًّا
عَلَى
ٱلْمُحْسِنِينَ
Dokunmadığınız veya onlar için farz kılınanı[1] henüz farz kılmadığınız[2] kadınları boşamanızda bir sorumluluk yoktur. Ancak onları yararlandırın. Maddi durumu iyi olan kendi imkanına göre, iyi olmayan da kendi imkanına göre onları meşru bir şekilde yararlandırsın. Bu, iyi kimselerin üzerinde bir haktır.
La cunaha aleykum in tallaktumun nisae ma lem temessuhunne ev tefridu lehunne faridah ve mettiuhunne alel musiı kaderuhu ve alel muktiri kaderuh metaan bil ma'ruf, hakkan alel muhsinin.
Bakara 2:237
وَإِن
طَلَّقْتُمُوهُنَّ
مِن
قَبْلِ
أَن
تَمَسُّوهُنَّ
وَقَدْ
فَرَضْتُمْ
لَهُنَّ
فَرِيضَةً
فَنِصْفُ
مَا
فَرَضْتُمْ
إِلَّآ
أَن
يَعْفُونَ
أَوْ
يَعْفُوَا۟
ٱلَّذِى
بِيَدِهِ
عُقْدَةُ
ٱلنِّكَاحِ ۚ
وَأَن
تَعْفُوٓا۟
أَقْرَبُ
لِلتَّقْوَىٰ ۚ
وَلَا
تَنسَوُا۟
ٱلْفَضْلَ
بَيْنَكُمْ ۚ
إِنَّ
ٱللَّهَ
بِمَا
تَعْمَلُونَ
بَصِيرٌ
Farz kılıp ta[1] kendilerine dokunmadığınız kadınlardan ayrılırsanız, farz kılınanın[2] yarısı onlarındır. Ancak kendisinin veya nikah akdini elinde tutanın, bundan vazgeçmesi hariç. Bununla birlikte, mehirin tamamının verilmesi takvaya daha uygundur. Aranızda birbirinize iyilik yapmayı ihmal etmeyin. Kuşkusuz, Allah, yaptığınız her şeyi görür.
Ve in tallaktumuhunne min kabli en temessuhunne ve kadfaradtum lehunne faridaten fe nısfu ma faradtum illaen ya'fune ev ya'fuvellezi bi yedihi ukdetun nikah, ve en ta'fu akrabu lit takva ve la tensevul fadla beynekum innallahe bi ma ta'melune basir.
Bakara 2:239
فَإِنْ
خِفْتُمْ
فَرِجَالًا
أَوْ
رُكْبَانًا ۖ
فَإِذَآ
أَمِنتُمْ
فَٱذْكُرُوا۟
ٱللَّهَ
كَمَا
عَلَّمَكُم
مَّا
لَمْ
تَكُونُوا۟
تَعْلَمُونَ
Eğer korkarsanız[1] yaya veya binek üzerinde bulunduğunuzda da güvende olduğunuz zamanda da bilmediğiniz şeyleri size öğrettiği şekilde Allah'ı anın.
Fe in hıftum fe ricalen ev rukbana, fe iza emintum, fezkurullahe kema allemekum ma lem tekunu ta'lemun.
Bakara 2:240
وَٱلَّذِينَ
يُتَوَفَّوْنَ
مِنكُمْ
وَيَذَرُونَ
أَزْوَٰجًا
وَصِيَّةً
لِّأَزْوَٰجِهِم
مَّتَـٰعًا
إِلَى
ٱلْحَوْلِ
غَيْرَ
إِخْرَاجٍ ۚ
فَإِنْ
خَرَجْنَ
فَلَا
جُنَاحَ
عَلَيْكُمْ
فِى
مَا
فَعَلْنَ
فِىٓ
أَنفُسِهِنَّ
مِن
مَّعْرُوفٍ ۗ
وَٱللَّهُ
عَزِيزٌ
حَكِيمٌ
Sizden, ölüp de geride eşler bırakacak olan erkekler; eşlerinin evlerinden çıkarılmaksızın bir yıla kadar geçimlerinin teminini vasiyet etsinler. Eğer, kendileri çıkmak isterlerse, kendi haklarında uygun olanı yapmalarında sizin için bir sorumluluk yoktur. Allah, Mutlak Üstün Olan'dır ve En Doğru Hüküm Veren'dir.
Vellezine yuteveffevne minkum ve yezerune ezvaca, vasıyyeten li ezvacihim metaan ilel havli gayre ıhrac, fe in harecne fe la cunaha aleykum fi ma fealne fi enfusihinne min ma'ruf, vallahu azizun hakim.