سورة البقرة
2.Bakara Suresi
"İnek"
286 Ayet
Bakara 2:101
وَلَمَّا
جَآءَهُمْ
رَسُولٌ
مِّنْ
عِندِ
ٱللَّهِ
مُصَدِّقٌ
لِّمَا
مَعَهُمْ
نَبَذَ
فَرِيقٌ
مِّنَ
ٱلَّذِينَ
أُوتُوا۟
ٱلْكِتَـٰبَ
كِتَـٰبَ
ٱللَّهِ
وَرَآءَ
ظُهُورِهِمْ
كَأَنَّهُمْ
لَا
يَعْلَمُونَ
Ne zaman onlara, Allah'tan, yanlarındakini tasdik edici bir elçi gelse, Kitap Ehli'nden bir grup, sanki hiç haberleri yokmuş gibi, elçinin getirdiğine sırt çevirirler.
Ve lemma caehum resulun min indillahi musaddikun lima meahum nebeze ferikun minellezine utul kitab, kitaballahi verae zuhurihim ke ennehum la ya'lemun.
Bakara 2:102
وَٱتَّبَعُوا۟
مَا
تَتْلُوا۟
ٱلشَّيَـٰطِينُ
عَلَىٰ
مُلْكِ
سُلَيْمَـٰنَ ۖ
وَمَا
كَفَرَ
سُلَيْمَـٰنُ
وَلَـٰكِنَّ
ٱلشَّيَـٰطِينَ
كَفَرُوا۟
يُعَلِّمُونَ
ٱلنَّاسَ
ٱلسِّحْرَ
وَمَآ
أُنزِلَ
عَلَى
ٱلْمَلَكَيْنِ
بِبَابِلَ
هَـٰرُوتَ
وَمَـٰرُوتَ ۚ
وَمَا
يُعَلِّمَانِ
مِنْ
أَحَدٍ
حَتَّىٰ
يَقُولَآ
إِنَّمَا
نَحْنُ
فِتْنَةٌ
فَلَا
تَكْفُرْ ۖ
فَيَتَعَلَّمُونَ
مِنْهُمَا
مَا
يُفَرِّقُونَ
بِهِ
بَيْنَ
ٱلْمَرْءِ
وَزَوْجِهِ ۚ
وَمَا
هُم
بِضَآرِّينَ
بِهِ
مِنْ
أَحَدٍ
إِلَّا
بِإِذْنِ
ٱللَّهِ ۚ
وَيَتَعَلَّمُونَ
مَا
يَضُرُّهُمْ
وَلَا
يَنفَعُهُمْ ۚ
وَلَقَدْ
عَلِمُوا۟
لَمَنِ
ٱشْتَرَىٰهُ
مَا
لَهُ
فِى
ٱلْـَٔاخِرَةِ
مِنْ
خَلَـٰقٍ ۚ
وَلَبِئْسَ
مَا
شَرَوْا۟
بِهِٓ
أَنفُسَهُمْ ۚ
لَوْ
كَانُوا۟
يَعْلَمُونَ
Ve onlar, Süleyman'ın sahip olduğu güç konusunda şeytanların[1] uydurdukları şeylere uydular. Oysa Süleyman gerçeğe aykırı bir şey[2] yapmadı. Ancak insanlara büyü yapmayı öğreten şeytanlar[3] gerçeği gizliyordu; Babil'deki iki melike[4]; Harut ve Marut'a bir şey indirilmiş değildi. Hatta bu iki melik: "Biz fitneyiz, sakın kafir olma!" demedikçe, hiç kimseye bir şey öğretmiyorlardı. Fakat onlar, o ikisinden karı ile kocanın arasını açacak şeyler öğrenmeye çalışıyorlardı. Ancak, Allah'ın izni olmadıkça bu şeyle hiç kimseye zarar veremezler. Onlar, kendilerine bir faydası olmayan, sadece zarar verecek şeyleri öğreniyorlardı. Halbuki onlar, büyü ile uğraşanların ahirette bir nasiplerinin olmayacağını biliyorlardı. Kendilerini karşılığında sattıkları şey ne kötüdür. Keşke bilselerdi.
Vettebeu ma tetluş şeyatinu ala mulki suleyman ve ma kefere suleymanu ve lakinneş şeyatine keferu yuallimunen nases sihra, ve ma unzile alel melekeyni bi babile harute ve marut, ve ma yuallimani min ehadin hatta yekula innema nahnu fitnetun fe la tekfur fe yeteallemune minhuma ma yuferrikune bihi beynel mer'i ve zevcih, ve ma hum bi darrine bihi min ehadin illa bi iznillah, ve yeteallemune ma yadurruhum ve la yenfeuhum ve lekad alimu le menişterahu ma lehu fil ahireti min halakın, ve le bi'se ma şerev bihi enfusehum lev kanu ya'lemun.
Bakara 2:103
وَلَوْ
أَنَّهُمْ
ءَامَنُوا۟
وَٱتَّقَوْا۟
لَمَثُوبَةٌ
مِّنْ
عِندِ
ٱللَّهِ
خَيْرٌ ۖ
لَّوْ
كَانُوا۟
يَعْلَمُونَ
Eğer onlar iman edip takva sahibi[1] olsalardı, Allah katında kazanacakları sevap kendileri için daha hayırlı olurdu. Keşke bilselerdi.
Ve lev ennehum amenu vettekav le mesubetun min indillahi hayr, lev kanu ya'lemun.
Bakara 2:104
يَـٰٓأَيُّهَا
ٱلَّذِينَ
ءَامَنُوا۟
لَا
تَقُولُوا۟
رَٰعِنَا
وَقُولُوا۟
ٱنظُرْنَا
وَٱسْمَعُوا۟ ۗ
وَلِلْكَـٰفِرِينَ
عَذَابٌ
أَلِيمٌ
Ey İman Edenler! "raina[1]" demeyin, "unzurna.[2]" deyin ve dinleyin. Kafirler için can yakıcı bir azap vardır.
Ya eyyuhellezine amenu la tekulu raina ve kulunzurna vesmeu ve lil kafirine azabun elim.
Bakara 2:105
مَّا
يَوَدُّ
ٱلَّذِينَ
كَفَرُوا۟
مِنْ
أَهْلِ
ٱلْكِتَـٰبِ
وَلَا
ٱلْمُشْرِكِينَ
أَن
يُنَزَّلَ
عَلَيْكُم
مِّنْ
خَيْرٍ
مِّن
رَّبِّكُمْ ۗ
وَٱللَّهُ
يَخْتَصُّ
بِرَحْمَتِهِ
مَن
يَشَآءُ ۚ
وَٱللَّهُ
ذُو
ٱلْفَضْلِ
ٱلْعَظِيمِ
Kitap Ehli'nin ve Müşriklerin kafirleri[1] Rabb'inizden, size bir hayrın indirilmesini istemezler. Oysa Allah, rahmetini dilediği kimseye ayırır. Allah, Büyük Lütuf Sahibi'dir.
Ma yeveddullezine keferu min ehlil kitabi ve lel muşrikine en yunezzele aleykum min hayrin min rabbikum vallahu yahtassu bi rahmetihi men yeşau, vallahu zul fadlil azim.
Bakara 2:106
مَا
نَنسَخْ
مِنْ
ءَايَةٍ
أَوْ
نُنسِهَا
نَأْتِ
بِخَيْرٍ
مِّنْهَآ
أَوْ
مِثْلِهَآ ۗ
أَلَمْ
تَعْلَمْ
أَنَّ
ٱللَّهَ
عَلَىٰ
كُلِّ
شَىْءٍ
قَدِيرٌ
Biz, bir ayeti yürürlükten kaldırır veya unutturursak ya onun dengini ya da ondan daha iyisini getiririz. Sen, Allah'ın her şeye gücü yeten olduğunu bilmez misin?[1]
Ma nensah min ayetin ev nunsiha ne'ti bi hayrin minha ev misliha e lem ta'lem ennallahe ala kulli şey'in kadir.
Bakara 2:107
أَلَمْ
تَعْلَمْ
أَنَّ
ٱللَّهَ
لَهُ
مُلْكُ
ٱلسَّمَـٰوَٰتِ
وَٱلْأَرْضِ ۗ
وَمَا
لَكُم
مِّن
دُونِ
ٱللَّهِ
مِن
وَلِىٍّ
وَلَا
نَصِيرٍ
Göklerin ve yerin egemenliğinin Allah'a ait olduğunu bilmez misin? Sizin için Allah'ın yanı sıra ne bir veli[1] ne de bir yardımcı vardır.
E lem ta'lem ennellahe lehu mulkus semavati vel ard, ve ma lekum min dunillahi min veliyyin ve la nasir.
Bakara 2:108
أَمْ
تُرِيدُونَ
أَن
تَسْـَٔلُوا۟
رَسُولَكُمْ
كَمَا
سُئِلَ
مُوسَىٰ
مِن
قَبْلُ ۗ
وَمَن
يَتَبَدَّلِ
ٱلْكُفْرَ
بِٱلْإِيمَـٰنِ
فَقَدْ
ضَلَّ
سَوَآءَ
ٱلسَّبِيلِ
Yoksa siz de daha önce Musa'yı sorguya çekenler gibi, elçinizi sorguya çekmek mi istiyorsunuz? Her kim, iman yerine küfrü tercih ederse o dosdoğru yoldan sapmış olur.
Em turidune en tes'elu resulekum kema suile musa min kabl, ve men yetebeddelil kufra bil imani fe kad dalle sevaes sebil.
Bakara 2:109
وَدَّ
كَثِيرٌ
مِّنْ
أَهْلِ
ٱلْكِتَـٰبِ
لَوْ
يَرُدُّونَكُم
مِّن
بَعْدِ
إِيمَـٰنِكُمْ
كُفَّارًا
حَسَدًا
مِّنْ
عِندِ
أَنفُسِهِم
مِّن
بَعْدِ
مَا
تَبَيَّنَ
لَهُمُ
ٱلْحَقُّ ۖ
فَٱعْفُوا۟
وَٱصْفَحُوا۟
حَتَّىٰ
يَأْتِىَ
ٱللَّهُ
بِأَمْرِهِٓ ۗ
إِنَّ
ٱللَّهَ
عَلَىٰ
كُلِّ
شَىْءٍ
قَدِيرٌ
Kitap Ehli'nin çoğu, Hakk kendilerine bildirildiği halde, benliklerindeki kıskançlıktan dolayı, imanınızdan sonra sizi küfre döndürmek isterler. Allah'ın emri gelinceye kadar onlara aldırış etmeyin. Onları affedin ve onlarla iyi geçinin. Kuşkusuz Allah, Her Şeye Güç Yetiren'dir.
Vedde kesirun min ehlil kitabi lev yeruddunekum min ba'di imanikum kuffara, haseden min indi enfusihim min ba'di ma tebeyyene lehumul hakk, fa'fu vasfehu hatta ye'tiyallahu bi emrih, innallahe ala kulli şey'in kadir.
Bakara 2:110
وَأَقِيمُوا۟
ٱلصَّلَوٰةَ
وَءَاتُوا۟
ٱلزَّكَوٰةَ ۚ
وَمَا
تُقَدِّمُوا۟
لِأَنفُسِكُم
مِّنْ
خَيْرٍ
تَجِدُوهُ
عِندَ
ٱللَّهِ ۗ
إِنَّ
ٱللَّهَ
بِمَا
تَعْمَلُونَ
بَصِيرٌ
Salatı ikame edin ve zekatı yapın.[1] Kendiniz için her ne iyilik yaparsanız onu Allah katında bulacaksınız. Kuşkusuz Allah, bütün yaptıklarınızı görmektedir.
Ve ekimus salate ve atuz zekat, ve ma tukaddimu li enfusikum min hayrin teciduhu indallah innallahe bi ma ta'melune basir.
Bakara 2:111
وَقَالُوا۟
لَن
يَدْخُلَ
ٱلْجَنَّةَ
إِلَّا
مَن
كَانَ
هُودًا
أَوْ
نَصَـٰرَىٰ ۗ
تِلْكَ
أَمَانِيُّهُمْ ۗ
قُلْ
هَاتُوا۟
بُرْهَـٰنَكُمْ
إِن
كُنتُمْ
صَـٰدِقِينَ
Onlar, "Yahudi ve Nesara'dan[1] başkası Cennet'e giremeyecek." derler. Bu, onların kuruntusudur. De ki: "Eğer doğru söylüyorsanız iddianızı kanıtlayın."
Ve kalu len yedhulel cennete illa men kane huden ev nasar, tilke emaniyyuhum kul hatu burhanekum in kuntum sadikin.
Bakara 2:112
بَلَىٰ
مَنْ
أَسْلَمَ
وَجْهَهُ
لِلَّهِ
وَهُوَ
مُحْسِنٌ
فَلَهُٓ
أَجْرُهُ
عِندَ
رَبِّهِ
وَلَا
خَوْفٌ
عَلَيْهِمْ
وَلَا
هُمْ
يَحْزَنُونَ
Bilakis, gerçekten kim iyi bir kimse olarak benliğini Allah'a teslim etmişse, onun ödülü Rabb'inin yanındadır. Onlar için hiçbir korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir.
Bela men esleme vechehu lillahi ve huve muhsinun fe lehu ecruhu inde rabbihi, ve la havfun aleyhim ve la hum yahzenun.
Bakara 2:113
وَقَالَتِ
ٱلْيَهُودُ
لَيْسَتِ
ٱلنَّصَـٰرَىٰ
عَلَىٰ
شَىْءٍ
وَقَالَتِ
ٱلنَّصَـٰرَىٰ
لَيْسَتِ
ٱلْيَهُودُ
عَلَىٰ
شَىْءٍ
وَهُمْ
يَتْلُونَ
ٱلْكِتَـٰبَ ۗ
كَذَٰلِكَ
قَالَ
ٱلَّذِينَ
لَا
يَعْلَمُونَ
مِثْلَ
قَوْلِهِمْ ۚ
فَٱللَّهُ
يَحْكُمُ
بَيْنَهُمْ
يَوْمَ
ٱلْقِيَـٰمَةِ
فِيمَا
كَانُوا۟
فِيهِ
يَخْتَلِفُونَ
Kitap'ı okuyup durdukları halde, Yahudiler: "Nesara[1] geçerli bir inanç üzerinde değildirler." derler. Nesara da: "Yahudiler geçerli bir inanca sahip değildirler." derler. Oysa Kitap'ı okuyorlar. Kitap'tan habersiz olanlar da onların sözlerinin aynısını söylediler. Allah, onların anlaşmazlığa düştükleri konuda kıyamet günü hüküm verecektir.
Ve kaletil yahudu leysetin nasara ala şey' ve kaletin nasara leysetil yahudu ala şey'in ve hum yetlunel kitab, kezalike kalellezine la ya'lemune misle kavlihim, fallahu yahkumu beynehum yevmel kıyameti fima kanu fihi yahtelifun.
Bakara 2:114
وَمَنْ
أَظْلَمُ
مِمَّن
مَّنَعَ
مَسَـٰجِدَ
ٱللَّهِ
أَن
يُذْكَرَ
فِيهَا
ٱسْمُهُ
وَسَعَىٰ
فِى
خَرَابِهَآ ۚ
أُو۟لَـٰٓئِكَ
مَا
كَانَ
لَهُمْ
أَن
يَدْخُلُوهَآ
إِلَّا
خَآئِفِينَ ۚ
لَهُمْ
فِى
ٱلدُّنْيَا
خِزْىٌ
وَلَهُمْ
فِى
ٱلْـَٔاخِرَةِ
عَذَابٌ
عَظِيمٌ
Allah'ın mescitlerinde, O'nun adının anılmasını engelleyen ve onların harap olmasına çalışan kimseden daha zalim kim olabilir? Buralara, ancak Allah'a karşı gelmekten korkularak girilebilir. Onlar için dünyada aşağılanma, ahirette de büyük bir azap vardır.
Ve men azlemu mimmen menea mesacidallahi en yuzkere fihesmuhu ve sea fi harabiha ulaike ma kane lehum en yedhuluha illa haifin lehum fid dunya hızyun ve lehum fil ahireti azabun azim.
Bakara 2:115
وَلِلَّهِ
ٱلْمَشْرِقُ
وَٱلْمَغْرِبُ ۚ
فَأَيْنَمَا
تُوَلُّوا۟
فَثَمَّ
وَجْهُ
ٱللَّهِ ۚ
إِنَّ
ٱللَّهَ
وَٰسِعٌ
عَلِيمٌ
Doğu da Allah'ındır, batı da. Nereye yönelirseniz yönelin, Allah'ın yönü orasıdır. Kuşkusuz, Allah, Yardımı Çok Kapsamlı Olan'dır, Her Şeyi Bilen'dir.
Ve lillahil meşriku vel magribu fe eynema tuvellu fe semme vechullah innallahe vasiun alim.
Bakara 2:116
وَقَالُوا۟
ٱتَّخَذَ
ٱللَّهُ
وَلَدًا ۗ
سُبْحَـٰنَهُ ۖ
بَل
لَّهُ
مَا
فِى
ٱلسَّمَـٰوَٰتِ
وَٱلْأَرْضِ ۖ
كُلٌّ
لَّهُ
قَـٰنِتُونَ
"Allah, çocuk edindi!" dediler. Haşa! O, bundan münezzehtir.[1] Bilakis, gökte ve yerde ne varsa her şey O'nundur. Ve her şey O'na gönülden boyun eğmektedir.
Ve kaluttehazellahu veleden, subhaneh, bel lehu ma fis semavati vel ard, kullun lehu kanitun.
Bakara 2:117
بَدِيعُ
ٱلسَّمَـٰوَٰتِ
وَٱلْأَرْضِ ۖ
وَإِذَا
قَضَىٰٓ
أَمْرًا
فَإِنَّمَا
يَقُولُ
لَهُ
كُن
فَيَكُونُ
O, göklerin ve yerin Bedi'sidir[1]. Bir şeyin olmasını istediğinde, ona sadece "Ol." der, o da oluverir.
Bedius semavati vel ard, ve iza kada emren fe innema yekulu lehu kun fe yekun.
Bakara 2:118
وَقَالَ
ٱلَّذِينَ
لَا
يَعْلَمُونَ
لَوْلَا
يُكَلِّمُنَا
ٱللَّهُ
أَوْ
تَأْتِينَآ
ءَايَةٌ ۗ
كَذَٰلِكَ
قَالَ
ٱلَّذِينَ
مِن
قَبْلِهِم
مِّثْلَ
قَوْلِهِمْ ۘ
تَشَـٰبَهَتْ
قُلُوبُهُمْ ۗ
قَدْ
بَيَّنَّا
ٱلْـَٔايَـٰتِ
لِقَوْمٍ
يُوقِنُونَ
Bilmeyen kimseler: "Allah'ın bizimle konuşması veya bize bir ayet[1] göndermesi gerekmez mi?" dediler. Onlardan öncekiler de onların sözlerine benzer sözler söylemişlerdi. Kalpleri birbirlerine benziyor. Bilmek isteyen kimseler için ayetleri iyice açıkladık.
Ve kalellezine la ya'lemune lev la yukellimunallahu ev te'tina ayeh, kezalike kalellezine min kablihim misle kavlihim, teşabehet kulubuhum, kad beyyennal ayati li kavmin yukınun.
Bakara 2:119
إِنَّآ
أَرْسَلْنَـٰكَ
بِٱلْحَقِّ
بَشِيرًا
وَنَذِيرًا ۖ
وَلَا
تُسْـَٔلُ
عَنْ
أَصْحَـٰبِ
ٱلْجَحِيمِ
Doğrusu Biz, seni, Hakk ile müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik. Cehennem ehlinden sorumlu tutulacak değilsin.
İnna erselnake bil hakkı beşiren ve neziren, ve la tus'elu an ashabil cahim.
Bakara 2:120
وَلَن
تَرْضَىٰ
عَنكَ
ٱلْيَهُودُ
وَلَا
ٱلنَّصَـٰرَىٰ
حَتَّىٰ
تَتَّبِعَ
مِلَّتَهُمْ ۗ
قُلْ
إِنَّ
هُدَى
ٱللَّهِ
هُوَ
ٱلْهُدَىٰ ۗ
وَلَئِنِ
ٱتَّبَعْتَ
أَهْوَآءَهُم
بَعْدَ
ٱلَّذِى
جَآءَكَ
مِنَ
ٱلْعِلْمِ ۙ
مَا
لَكَ
مِنَ
ٱللَّهِ
مِن
وَلِىٍّ
وَلَا
نَصِيرٍ
Yahudiler ve Nesara,[1] sen onların milletlerine[2] uymadıkça senden asla razı olmazlar. De ki: "Gerçek şu ki; doğru yol Allah'ın yoludur." Ve sana gelen ilimden[3] sonra onların arzularına uyarsan; Allah'tan, sana ne bir veli[4] ne bir yardımcı bulabilirsin.
Ve len terda ankel yahudu ve len nasara hatta tettebia milletehum kul inne hudallahi huvel huda ve leinitteba'te ehvaehum ba'dellezi caeke minel ilmi, ma leke minallahi min veliyyin ve la nasir.