سورة البقرة
2.Bakara Suresi
"İnek"
286 Ayet
Bakara 2:61
وَإِذْ
قُلْتُمْ
يَـٰمُوسَىٰ
لَن
نَّصْبِرَ
عَلَىٰ
طَعَامٍ
وَٰحِدٍ
فَٱدْعُ
لَنَا
رَبَّكَ
يُخْرِجْ
لَنَا
مِمَّا
تُنبِتُ
ٱلْأَرْضُ
مِن
بَقْلِهَا
وَقِثَّآئِهَا
وَفُومِهَا
وَعَدَسِهَا
وَبَصَلِهَا ۖ
قَالَ
أَتَسْتَبْدِلُونَ
ٱلَّذِى
هُوَ
أَدْنَىٰ
بِٱلَّذِى
هُوَ
خَيْرٌ ۚ
ٱهْبِطُوا۟
مِصْرًا
فَإِنَّ
لَكُم
مَّا
سَأَلْتُمْ ۗ
وَضُرِبَتْ
عَلَيْهِمُ
ٱلذِّلَّةُ
وَٱلْمَسْكَنَةُ
وَبَآءُو
بِغَضَبٍ
مِّنَ
ٱللَّهِ ۗ
ذَٰلِكَ
بِأَنَّهُمْ
كَانُوا۟
يَكْفُرُونَ
بِـَٔايَـٰتِ
ٱللَّهِ
وَيَقْتُلُونَ
ٱلنَّبِيِّـنَ
بِغَيْرِ
ٱلْحَقِّ ۗ
ذَٰلِكَ
بِمَا
عَصَوا۟
وَّكَانُوا۟
يَعْتَدُونَ
Ve hani dediniz: “Ey Musa! Dayanamayız bir yemeye. Çağrı yap bizim için Rabbine; çıkartsın bize yeryüzünün nebatından, bakliyatından, acurundan ve sarımsağından, ve mercimeğinden, ve soğanından.” Dedi ki: “Değiştirmek mi istiyorsunuz o aşağıda olanı, o daha hayırlı olanına? İnin Mısır’a; şüphesiz sizindir sorduğunuz.” Ve vurdu üzerlerine aşağılıklı ve uğradılar bir gazaba Allah’tan. Çünkü onlar küfrediyorlardı ayetlerine Allah’ın ve katlediyorlardı nebileri haksızca. Çünkü asileştiler ve tacizci oldular.
Ve iz kultum ya musa len nasbira ala taamin vahidin fed'u lena rabbeke yuhric lena mimma tunbitulardu min bakliha ve kıssaiha ve fumiha ve adesiha ve basaliha, kale e testebdilunellezi huve edna billezi huve hayr, ihbitu mısran fe inne lekum ma seeltum ve duribet aleyhimuz zilletu vel meskenetu ve bau bi gadabin minallah, zalike bi ennehum kanu yekfurune bi ayatillahi ve yaktulunen nebiyyine bi gayril hak, zalike bi ma asav ve kanu ya'tedun.
Bakara 2:62
إِنَّ
ٱلَّذِينَ
ءَامَنُوا۟
وَٱلَّذِينَ
هَادُوا۟
وَٱلنَّصَـٰرَىٰ
وَٱلصَّـٰبِـِٔينَ
مَنْ
ءَامَنَ
بِٱللَّهِ
وَٱلْيَوْمِ
ٱلْـَٔاخِرِ
وَعَمِلَ
صَـٰلِحًا
فَلَهُمْ
أَجْرُهُمْ
عِندَ
رَبِّهِمْ
وَلَا
خَوْفٌ
عَلَيْهِمْ
وَلَا
هُمْ
يَحْزَنُونَ
O güvenenlerden ve o yahudilerden ve Hristiyanlardan ve o sabiinlerden kim güvenirse Allaha ve ahiret gününe ve yaparsa uzlaşma onların ücretileri Rablerinin yanındadır onlara korku yoktur ve onlar üzülmeyeceklerdir
İnnellezine amenu vellezine hadu ven nasara ves sabiine men amene billahi vel yevmil ahiri ve amile salihan fe lehum ecruhum inde rabbihim, ve la havfun aleyhim ve la hum yahzenun.
Bakara 2:63
وَإِذْ
أَخَذْنَا
مِيثَـٰقَكُمْ
وَرَفَعْنَا
فَوْقَكُمُ
ٱلطُّورَ
خُذُوا۟
مَآ
ءَاتَيْنَـٰكُم
بِقُوَّةٍ
وَٱذْكُرُوا۟
مَا
فِيهِ
لَعَلَّكُمْ
تَتَّقُونَ
hani aldık biz sözünüzü ve kaldırdık üstünüze Al-Tur’u alın verdik size kuvvet ile ve hatırlayın onda olanı umulur ki siz korunursunuz
Ve iz ehazna misakakum ve refa'na fevkakumut tur huzu ma ateynakum bi kuvvetin vezkuru ma fihi leallekum tettekun.
Bakara 2:64
ثُمَّ
تَوَلَّيْتُم
مِّن
بَعْدِ
ذَٰلِكَ ۖ
فَلَوْلَا
فَضْلُ
ٱللَّهِ
عَلَيْكُمْ
وَرَحْمَتُهُ
لَكُنتُم
مِّنَ
ٱلْخَـٰسِرِينَ
Sonra yüz çevirdiniz onun ardından hani olmamış olsaydı meziyeti Allahın üzerinize ve rahmeti olurdunuz kaybedenlerden
Summe tevelleytum min ba'di zalik, fe lev la fadlullahi aleykum ve rahmetuhu le kuntum minel hasirin.
Bakara 2:65
وَلَقَدْ
عَلِمْتُمُ
ٱلَّذِينَ
ٱعْتَدَوْا۟
مِنكُمْ
فِى
ٱلسَّبْتِ
فَقُلْنَا
لَهُمْ
كُونُوا۟
قِرَدَةً
خَـٰسِـِٔينَ
Ve elbette bildiniz onları o taciz edenleri sizden o cumarteside böylece dedik ki onlara olun maymunlar sinmişler
Ve lekad alimtumullezine'tedev minkum fis sebti fe kulna lehum kunu kıradeten hasiin.
Bakara 2:66
فَجَعَلْنَـٰهَا
نَكَـٰلًا
لِّمَا
بَيْنَ
يَدَيْهَا
وَمَا
خَلْفَهَا
وَمَوْعِظَةً
لِّلْمُتَّقِينَ
Ki kıldık bunu caydırıcı olanından arası ellerinin ve arkasının sakındırmak için korunanları
Fe cealnaha nekalen li ma beyne yedeyha ve ma halfeha ve mev'ızaten lil muttakin.
Bakara 2:67
وَإِذْ
قَالَ
مُوسَىٰ
لِقَوْمِهِٓ
إِنَّ
ٱللَّهَ
يَأْمُرُكُمْ
أَن
تَذْبَحُوا۟
بَقَرَةً ۖ
قَالُوٓا۟
أَتَتَّخِذُنَا
هُزُوًا ۖ
قَالَ
أَعُوذُ
بِٱللَّهِ
أَنْ
أَكُونَ
مِنَ
ٱلْجَـٰهِلِينَ
Ve hani dedi ki Musa halkına Allah emrediyor size bir ineği boğazlamanızı dediler ki bizi alaya mı alıyorsunuz dedi ki sakınırım Allaha olmaktan o cahillerden
Ve iz kale musa li kavmihi innallahe ye'murukum en tezbehu bakarah, kalu e tettehızuna huzuva, kale euzu billahi en ekune minel cahilin.
Bakara 2:68
قَالُوا۟
ٱدْعُ
لَنَا
رَبَّكَ
يُبَيِّن
لَّنَا
مَا
هِىَ ۚ
قَالَ
إِنَّهُ
يَقُولُ
إِنَّهَا
بَقَرَةٌ
لَّا
فَارِضٌ
وَلَا
بِكْرٌ
عَوَانٌ
بَيْنَ
ذَٰلِكَ ۖ
فَٱفْعَلُوا۟
مَا
تُؤْمَرُونَ
Dediler ki çağrı yap bizim için Rabbine belli etsin bize ne ise dedi ki bu O diyor ki odur bir inek ne yaşlı ne de körpe orta yaşlı aralarında hadi yapın emredileni size
Kalud'u lena rabbeke yubeyyin lena ma hiy, kale innehu yekulu inneha bakaratun la faridun ve la bikr, avanun beyne zalik fef'alu ma tu'merun.
Bakara 2:69
قَالُوا۟
ٱدْعُ
لَنَا
رَبَّكَ
يُبَيِّن
لَّنَا
مَا
لَوْنُهَا ۚ
قَالَ
إِنَّهُ
يَقُولُ
إِنَّهَا
بَقَرَةٌ
صَفْرَآءُ
فَاقِعٌ
لَّوْنُهَا
تَسُرُّ
ٱلنَّـٰظِرِينَ
Dediler ki çağrı yap bizim için Rabbine belli etsin bize nedir onun rengi dedi ki Bu O diyor ki o inek sarı parlak renkli gizli sevinç verir bakanlara
Kalud'u lena rabbeke yubeyyin lena ma levnuha, kale innehu yekulu inneha bakaratun safrau, fakiun levnuha tesurrun nazırin.
Bakara 2:70
قَالُوا۟
ٱدْعُ
لَنَا
رَبَّكَ
يُبَيِّن
لَّنَا
مَا
هِىَ
إِنَّ
ٱلْبَقَرَ
تَشَـٰبَهَ
عَلَيْنَا
وَإِنَّآ
إِن
شَآءَ
ٱللَّهُ
لَمُهْتَدُونَ
Dediler ki çağrı yap bizim için Rabbine belli etsin bize nedir o kuşkusuz inek bize benzetildi ve biziz inşa ederse Allah hidayetlenmişiz
Kalud'u lena rabbeke yubeyyin lena ma hiye, innel bakara teşabehe aleyna, ve inna in şaallahu le muhtedun.
Bakara 2:71
قَالَ
إِنَّهُ
يَقُولُ
إِنَّهَا
بَقَرَةٌ
لَّا
ذَلُولٌ
تُثِيرُ
ٱلْأَرْضَ
وَلَا
تَسْقِى
ٱلْحَرْثَ
مُسَلَّمَةٌ
لَّا
شِيَةَ
فِيهَا ۚ
قَالُوا۟
ٱلْـَٔـٰنَ
جِئْتَ
بِٱلْحَقِّ ۚ
فَذَبَحُوهَا
وَمَا
كَادُوا۟
يَفْعَلُونَ
Dedi ki şüphesiz O buyuruyor ki kuşkusuz o bir inektir ki boyunduruk yememiştir o sürer toprağı ve ne de sular ekini kusursuzdur hiçbir alacası yoktur dediler ki aha şimdi getirdin hakkı onun üzerine kestiler onu neredeyse yapmayacaklardı
Kale innehu yekulu inneha bakaratun la zelulun tusirul arda ve la teskıl hars, musellemetun la şiyete fiha kalul'ane ci'te bil hakk, fe zebehuha ve ma kadu yef'alun.
Bakara 2:72
وَإِذْ
قَتَلْتُمْ
نَفْسًا
فَٱدَّٰرَْٰٔتُمْ
فِيهَا ۖ
وَٱللَّهُ
مُخْرِجٌ
مَّا
كُنتُمْ
تَكْتُمُونَ
Ve hani öldürmüştünüz bir kişiyi çekişip atmıştınız onun hakkında ve Allah çıkarıcıdır sakladığınızı
Ve iz kateltum nefsen feddare'tum fiha vallahu muhricun ma kuntum tektumun.
Bakara 2:73
فَقُلْنَا
ٱضْرِبُوهُ
بِبَعْضِهَا ۚ
كَذَٰلِكَ
يُحْىِ
ٱللَّهُ
ٱلْمَوْتَىٰ
وَيُرِيكُمْ
ءَايَـٰتِهِ
لَعَلَّكُمْ
تَعْقِلُونَ
Dedik ki vurun ona onun bir kısmı ile bu şekilde diriltir Allah o ölüyü ve gösterir size ayetlerini sizin içindir akl etmeniz
Fe kulnadribuhu bi ba'dıha kezalike yuhyillahul mevta ve yurikum ayatihi leallekum ta'kılun.
Bakara 2:74
ثُمَّ
قَسَتْ
قُلُوبُكُم
مِّن
بَعْدِ
ذَٰلِكَ
فَهِىَ
كَٱلْحِجَارَةِ
أَوْ
أَشَدُّ
قَسْوَةً ۚ
وَإِنَّ
مِنَ
ٱلْحِجَارَةِ
لَمَا
يَتَفَجَّرُ
مِنْهُ
ٱلْأَنْهَـٰرُ ۚ
وَإِنَّ
مِنْهَا
لَمَا
يَشَّقَّقُ
فَيَخْرُجُ
مِنْهُ
ٱلْمَآءُ ۚ
وَإِنَّ
مِنْهَا
لَمَا
يَهْبِطُ
مِنْ
خَشْيَةِ
ٱللَّهِ ۗ
وَمَا
ٱللَّهُ
بِغَـٰفِلٍ
عَمَّا
تَعْمَلُونَ
Sonra katılaştığı kalbiniz sizin onun ardından bunun odur sanki taş veya daha şiddetli katılıkta ve vardır o taşlardan fışkırır ondan nehirler ve şüphesiz onlardan yarıldığında ondan su çıkar ve şüphesiz onlardan düşer korkusundan Allahın ve değildir Allah habersiz yaptıklarımızdan
Summe kaset kulubukum min ba'di zalike fe hiye kel hıcareti ev eşeddu kasveh, ve inne minel hıcareti lema yetefecceru minhul enhar, ve inne minha lema yeşşakkaku fe yahrucu minhul mau, ve inne minha lemayehbitu min haşyetillah, ve mallahu bi gafilin amma ta'melun.
Bakara 2:75
أَفَتَطْمَعُونَ
أَن
يُؤْمِنُوا۟
لَكُمْ
وَقَدْ
كَانَ
فَرِيقٌ
مِّنْهُمْ
يَسْمَعُونَ
كَلَـٰمَ
ٱللَّهِ
ثُمَّ
يُحَرِّفُونَهُ
مِن
بَعْدِ
مَا
عَقَلُوهُ
وَهُمْ
يَعْلَمُونَ
Umuyor musunuz inanacaklarını size ve vardı bir grup onlardan işitiyorlardı kelamını Allahın sonra tahrif ediyorlardı onu akıl ettikten sonra ona onlar bildikleri halde
E fe tatmeune en yu'minu lekum ve kad kane ferikun minhum yesmeune kelamallahi summe yuharrifunehu min ba'di ma akaluhu ve hum ya'lemun.
Bakara 2:76
وَإِذَا
لَقُوا۟
ٱلَّذِينَ
ءَامَنُوا۟
قَالُوٓا۟
ءَامَنَّا
وَإِذَا
خَلَا
بَعْضُهُمْ
إِلَىٰ
بَعْضٍ
قَالُوٓا۟
أَتُحَدِّثُونَهُم
بِمَا
فَتَحَ
ٱللَّهُ
عَلَيْكُمْ
لِيُحَآجُّوكُم
بِهِ
عِندَ
رَبِّكُمْ ۚ
أَفَلَا
تَعْقِلُونَ
Ve hani karşılaştıklarında o kimselerle ki iman ettiler derler ki iman ettik ve hani kaldıklarında bazıları bazıları ile dediler ki bize mi anlatıyorsunuz size açtığı hakkında Allah’ın üzerinize sizinle tartışsınlar diye onunla iyeliğinde Rabbinizin akıl etmez misiniz
Ve iza lekullezine amenu kalu amenna, ve iza hala ba'duhum ila ba'din kalu e tuhaddisunehum bi ma fetehallahu aleykum li yuhaccukum bihi inde rabbikum e fe la ta'kılun.
Bakara 2:77
أَوَلَا
يَعْلَمُونَ
أَنَّ
ٱللَّهَ
يَعْلَمُ
مَا
يُسِرُّونَ
وَمَا
يُعْلِنُونَ
Bilmezler mi ki Şüphesiz Allah bilir sır ettikleri ve ilan ettikleri
E ve la ya'lemune ennallahe ya'lemu ma yusirrune ve ma yu'linun.
Bakara 2:78
وَمِنْهُمْ
أُمِّيُّونَ
لَا
يَعْلَمُونَ
ٱلْكِتَـٰبَ
إِلَّآ
أَمَانِىَّ
وَإِنْ
هُمْ
إِلَّا
يَظُنُّونَ
Ve vardır onlardan ümmiler bilmiyorlar kitabı ancak kuruntular ve onlar ancak zannediyorlar
Ve minhum ummiyyune la ya'lemunel kitabe illa emaniyye ve in hum illa yezunnun.
Bakara 2:79
فَوَيْلٌ
لِّلَّذِينَ
يَكْتُبُونَ
ٱلْكِتَـٰبَ
بِأَيْدِيهِمْ
ثُمَّ
يَقُولُونَ
هَـٰذَا
مِنْ
عِندِ
ٱللَّهِ
لِيَشْتَرُوا۟
بِهِ
ثَمَنًا
قَلِيلًا ۖ
فَوَيْلٌ
لَّهُم
مِّمَّا
كَتَبَتْ
أَيْدِيهِمْ
وَوَيْلٌ
لَّهُم
مِّمَّا
يَكْسِبُونَ
Artık eyvah onlar için kitabı kendi elleriyle yazarlar sonra derler ki bu iyeliğindendir Allahın satın alsınlar diye onunla bir bedel az olan artık eyvah onlara yazdıklarından ellerinin ve artık eyvah onlar için kazandıklarına
Fe veylun lillezine yektubunel kitabe bi eydihim summe yekulune haza min indillahi li yeşteru bihi semenen kalila, fe veylun lehum mimma ketebet eydihim ve veylun lehum mimma yeksibun.
Bakara 2:80
وَقَالُوا۟
لَن
تَمَسَّنَا
ٱلنَّارُ
إِلَّآ
أَيَّامًا
مَّعْدُودَةً ۚ
قُلْ
أَتَّخَذْتُمْ
عِندَ
ٱللَّهِ
عَهْدًا
فَلَن
يُخْلِفَ
ٱللَّهُ
عَهْدَهُٓ ۖ
أَمْ
تَقُولُونَ
عَلَى
ٱللَّهِ
مَا
لَا
تَعْلَمُونَ
Ve dediler ki dokunmaz bize ateş ancak günler adetlendirilmiş de ki aldınız mı iyeliğinde Allahın bir ahit ki ihtilaf etmez Allah Ahdine ya da diyor musunuz üzerine Allahın bilmediklerinizi
Ve kalu len temessenen naru illa eyyamen ma'dudeh, kul ettehaztum indallahi ahden fe len yuhlifallahu ahdehu em tekulune alallahi ma la ta'lemun.