hani aldık biz sözünüzü ve kaldırdık üstünüze Al-Tur’u alın verdik size kuvvet ile ve hatırlayın onda olanı umulur ki siz korunursunuz
وَإِذْ
hani
أَخَذْنَا
almıştık
مِيثَـٰقَكُمْ
sizin sözünüzü
وَرَفَعْنَا
ve kaldırmıştık
فَوْقَكُمُ
üzerinize
ٱلطُّورَ
dağı
خُذُوا۟
tutun
مَآ
şeyi
ءَاتَيْنَـٰكُم
size verdiğimiz
بِقُوَّةٍ
kuvvetle
وَٱذْكُرُوا۟
ve hatırlayın
مَا
şeyi
فِيهِ
içinde olan
لَعَلَّكُمْ
belki de siz
تَتَّقُونَ
korunursunuz
Ve iz ehazna misakakum ve refa'na fevkakumut tur huzu ma ateynakum bi kuvvetin vezkuru ma fihi leallekum tettekun.
Takva, korunmak demektir. Allah'ın buyruklarına içtenlikle uyarak fucur, günah, kötü, zararlı ve tehlikeli şeylere karşı kendisini korumak ve güvene almaktır. Takva, kelime anlamı olarak zarar verecek şey ile korunacak şey arasına konan engel demektir. Muttaki: Takva sahibi olan. Takva "Fucur"un karşıtıdır (Bkz. 38:28; 91:8). Facir, fütursuzca günaha dalan, Hakk'tan Batıl'a sapan kimse demektir.
Musa'yı dağa çıkarmıştık.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
ve iz
|
hani | - |
| 2 |
ehazna
|
almıştık | اخذ |
| 3 |
misakakum
|
sizin sözünüzü | وثق |
| 4 |
ve rafea'na
|
ve kaldırmıştık | رفع |
| 5 |
fevkakumu
|
üzerinize | فوق |
| 6 |
t-tura
|
dağı | طور |
| 7 |
huzu
|
tutun | اخذ |
| 8 |
ma
|
şeyi | - |
| 9 |
ateynakum
|
size verdiğimiz | اتي |
| 10 |
bikuvvetin
|
kuvvetle | قوي |
| 11 |
vezkuru
|
ve hatırlayın | ذكر |
| 12 |
ma
|
şeyi | - |
| 13 |
fihi
|
içinde olan | - |
| 14 |
leallekum
|
belki de siz | - |
| 15 |
tettekune
|
korunursunuz | وقي |