Salatı ikame edin ve zekatı yapın.[1] Kendiniz için her ne iyilik yaparsanız onu Allah katında bulacaksınız. Kuşkusuz Allah, bütün yaptıklarınızı görmektedir.
وَأَقِيمُوا۟
ve ayakta tutun
ٱلصَّلَوٰةَ
salatı
وَءَاتُوا۟
ve verin
ٱلزَّكَوٰةَ ۚ
zekatı
وَمَا
ne ki
تُقَدِّمُوا۟
ne gönderirsiniz
لِأَنفُسِكُم
kendiniz için
مِّنْ
خَيْرٍ
hayırdan
تَجِدُوهُ
bulursunuz
عِندَ
katında
ٱللَّهِ ۗ
Allah'ın
إِنَّ
şüphesiz
ٱللَّهَ
Allah
بِمَا
şeyleri
تَعْمَلُونَ
yaptıklarınız
بَصِيرٌ
görür
Ve ekimus salate ve atuz zekat, ve ma tukaddimu li enfusikum min hayrin teciduhu indallah innallahe bi ma ta'melune basir.
Bkz. 2: 43. ayetin dipnotu.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
ve ekimu
|
ve ayakta tutun | قوم |
| 2 |
s-salate
|
salatı | صلو |
| 3 |
ve atu
|
ve verin | اتي |
| 4 |
z-zekate
|
zekatı | زكو |
| 5 |
ve ma
|
ne ki | - |
| 6 |
tukaddimu
|
ne gönderirsiniz | قدم |
| 7 |
lienfusikum
|
kendiniz için | نفس |
| 8 |
min
|
- | |
| 9 |
hayrin
|
hayırdan | خير |
| 10 |
teciduhu
|
bulursunuz | وجد |
| 11 |
inde
|
katında | عند |
| 12 |
llahi
|
Allah'ın | - |
| 13 |
inne
|
şüphesiz | - |
| 14 |
llahe
|
Allah | - |
| 15 |
bima
|
şeyleri | - |
| 16 |
tea'melune
|
yaptıklarınız | عمل |
| 17 |
besirun
|
görür | بصر |