Eğer korkarsanız[1] yaya veya binek üzerinde bulunduğunuzda da güvende olduğunuz zamanda da bilmediğiniz şeyleri size öğrettiği şekilde Allah'ı anın.
فَإِنْ
eğer
خِفْتُمْ
(bir tehlikeden) korkarsanız
فَرِجَالًا
yaya
أَوْ
yahut
رُكْبَانًا ۖ
binmiş olarak
فَإِذَآ
zaman da
أَمِنتُمْ
güvene kavuştuğunuz
فَٱذْكُرُوا۟
anın
ٱللَّهَ
Allah'ı
كَمَا
şekilde
عَلَّمَكُم
size öğrettiği
مَّا
şeyleri
لَمْ
تَكُونُوا۟
olmadığınız
تَعْلَمُونَ
biliyor
Fe in hıftum fe ricalen ev rukbana, fe iza emintum, fezkurullahe kema allemekum ma lem tekunu ta'lemun.
Bir tehlike varsa.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
fe in
|
eğer | - |
| 2 |
hiftum
|
(bir tehlikeden) korkarsanız | خوف |
| 3 |
fericalen
|
yaya | رجل |
| 4 |
ev
|
yahut | - |
| 5 |
rukbanen
|
binmiş olarak | ركب |
| 6 |
feiza
|
zaman da | - |
| 7 |
emintum
|
güvene kavuştuğunuz | امن |
| 8 |
fezkuru
|
anın | ذكر |
| 9 |
llahe
|
Allah'ı | - |
| 10 |
kema
|
şekilde | - |
| 11 |
allemekum
|
size öğrettiği | علم |
| 12 |
ma
|
şeyleri | - |
| 13 |
lem
|
- | |
| 14 |
tekunu
|
olmadığınız | كون |
| 15 |
tea'lemune
|
biliyor | علم |