Boşadığınız kadınlar, bekleme sürelerini tamamlayınca; aralarında meşru bir şekilde anlaştıkları takdirde, onların eşleriyle[1] evlenmelerine engel olmayın. Bu, içinizden Allah'a ve ahiret gününe iman edenlere yapılan bir öğüttür. Bu sizin için daha iffetli, daha temiz bir yoldur. Allah bilir, siz bilmezsiniz.
وَإِذَا
ve zaman
طَلَّقْتُمُ
boşadığınız
ٱلنِّسَآءَ
kadınları
فَبَلَغْنَ
ulaştıklarında
أَجَلَهُنَّ
(iddetlerinin) sonuna
فَلَا
تَعْضُلُوهُنَّ
engel olmayın
أَن
يَنكِحْنَ
evlenmelerine
أَزْوَٰجَهُنَّ
(eski) kocalarıyla
إِذَا
takdirde
تَرَٰضَوْا۟
anlaştıkları
بَيْنَهُم
kendi aralarında
بِٱلْمَعْرُوفِ ۗ
güzelce
ذَٰلِكَ
bu
يُوعَظُ
verilen bir öğüttür
بِهِ
onunla
مَن
kimseye
كَانَ
olan
مِنكُمْ
içinizden
يُؤْمِنُ
inanan
بِٱللَّهِ
Allah'a
وَٱلْيَوْمِ
ve gününe
ٱلْـَٔاخِرِ ۗ
ahiret
ذَٰلِكُمْ
bu
أَزْكَىٰ
daha iyi
لَكُمْ
sizin için
وَأَطْهَرُ ۗ
ve daha temizdir
وَٱللَّهُ
Allah
يَعْلَمُ
bilir
وَأَنتُمْ
ve siz
لَا
تَعْلَمُونَ
bilmezsiniz
Ve iza tallaktumun nisae fe belagne ecelehunne fe la ta'duluhunne en yenkıhne ezvacehunne iza teradav beynehum bil ma'ruf, zalike yuazu bihi men kane minkum yu'minu billahi vel yevmil ahır, zalikum ezka lekum ve ather, vallahu ya'lemu ve entum la ta'lemun.
Evlenmeye karar verdikleri kimselerle. Bu kimseler, boşanılan kimseler yani eski eşler değil, evlenmeye uygun görülen kimselerdir.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
ve iza
|
ve zaman | - |
| 2 |
tallektumu
|
boşadığınız | طلق |
| 3 |
n-nisa'e
|
kadınları | نسو |
| 4 |
fe belegne
|
ulaştıklarında | بلغ |
| 5 |
ecelehunne
|
(iddetlerinin) sonuna | اجل |
| 6 |
fela
|
- | |
| 7 |
tea'duluhunne
|
engel olmayın | عدل |
| 8 |
en
|
- | |
| 9 |
yenkihne
|
evlenmelerine | نكح |
| 10 |
ezvacehunne
|
(eski) kocalarıyla | زوج |
| 11 |
iza
|
takdirde | - |
| 12 |
teradev
|
anlaştıkları | رضو |
| 13 |
beynehum
|
kendi aralarında | بين |
| 14 |
bil-mea'rufi
|
güzelce | عرف |
| 15 |
zalike
|
bu | - |
| 16 |
yuazu
|
verilen bir öğüttür | وعظ |
| 17 |
bihi
|
onunla | - |
| 18 |
men
|
kimseye | - |
| 19 |
kane
|
olan | كون |
| 20 |
minkum
|
içinizden | - |
| 21 |
yu'minu
|
inanan | امن |
| 22 |
billahi
|
Allah'a | - |
| 23 |
velyevmi
|
ve gününe | يوم |
| 24 |
l-ahiri
|
ahiret | اخر |
| 25 |
zalikum
|
bu | - |
| 26 |
ezka
|
daha iyi | زكو |
| 27 |
lekum
|
sizin için | - |
| 28 |
ve etheru
|
ve daha temizdir | طهر |
| 29 |
vallahu
|
Allah | - |
| 30 |
yea'lemu
|
bilir | علم |
| 31 |
ve entum
|
ve siz | - |
| 32 |
la
|
- | |
| 33 |
tea'lemune
|
bilmezsiniz | علم |