Boşanan kadınlar, evlenmeksizin üç adet dönemi beklerler. Eğer Allah'a ve ahiret gününe iman ediyorlarsa, Allah'ın rahimlerinde yarattığını gizlemeleri onlara helal değildir. Eğer bu dönemde kocaları barışmak isterlerse, onlarla yeniden evlenmede daha fazla hak sahibidirler. Erkeklerin, kadınlar üzerindeki haklarına denk, kadınların da erkekler üzerinde meşru hakları vardır. Ancak erkekler, onlar[1] üzerinde[2] öncelik sahibidirler. Kuşkusuz, Allah; Mutlak Üstün Olan'dır, En İyi Hüküm Veren'dir.
وَٱلْمُطَلَّقَـٰتُ
boşanmış kadınlar
يَتَرَبَّصْنَ
gözetlerler
بِأَنفُسِهِنَّ
kendilerini
ثَلَـٰثَةَ
üç
قُرُوٓءٍ ۚ
kur' (üç adet veya üç temizlik süresi)
وَلَا
يَحِلُّ
helal olmaz
لَهُنَّ
kendilerine
أَن
يَكْتُمْنَ
gizlemeleri
مَا
خَلَقَ
yarattığını
ٱللَّهُ
Allah'ın
فِىٓ
-nde
أَرْحَامِهِنَّ
kendi rahimleri-
إِن
eğer
كُنَّ
idiyseler
يُؤْمِنَّ
inanıyor
بِٱللَّهِ
Allah'a
وَٱلْيَوْمِ
ve gününe
ٱلْـَٔاخِرِ ۚ
ahiret
وَبُعُولَتُهُنَّ
kocaları
أَحَقُّ
hak sahibidirler
بِرَدِّهِنَّ
onları geri almağa
فِى
ذَٰلِكَ
bu arada
إِنْ
eğer
أَرَادُوٓا۟
isterlerse
إِصْلَـٰحًا ۚ
barışmak
وَلَهُنَّ
(kadınların) vardır
مِثْلُ
gibi
ٱلَّذِى
عَلَيْهِنَّ
(erkeklerin) kendileri üzerindeki
بِٱلْمَعْرُوفِ ۚ
(örfe uygun) hakları
وَلِلرِّجَالِ
erkeklerin (hakları)
عَلَيْهِنَّ
onlar (kadınlar) üzerinde
دَرَجَةٌ ۗ
bir derece fazladır
وَٱللَّهُ
Allah
عَزِيزٌ
azizdir
حَكِيمٌ
hakimdir
Vel mutallakatu yeterabbasne bi enfusihinne selasete kuruin, ve la yahıllu lehunne en yektumne ma halakallahu fi erhamihinne in kunne yu'minne billahi vel yevmil ahır, ve buuletuhunne ehakku bi reddihinne fi zalike in eradu ıslaha, ve lehunne mislullezi aleyhinne bil ma'ruf, ve lir ricali aleyhinne dereceh, vallahu azizun hakim.
Eşleri.
Eşleri ile yeniden evlenme konusunda.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
velmutallekatu
|
boşanmış kadınlar | طلق |
| 2 |
yeterabbesne
|
gözetlerler | ربص |
| 3 |
bienfusihinne
|
kendilerini | نفس |
| 4 |
selasete
|
üç | ثلث |
| 5 |
kuru'in
|
kur' (üç adet veya üç temizlik süresi) | قرا |
| 6 |
ve la
|
- | |
| 7 |
yehillu
|
helal olmaz | حلل |
| 8 |
lehunne
|
kendilerine | - |
| 9 |
en
|
- | |
| 10 |
yektumne
|
gizlemeleri | كتم |
| 11 |
ma
|
- | |
| 12 |
haleka
|
yarattığını | خلق |
| 13 |
llahu
|
Allah'ın | - |
| 14 |
fi
|
-nde | - |
| 15 |
erhamihinne
|
kendi rahimleri- | رحم |
| 16 |
in
|
eğer | - |
| 17 |
kunne
|
idiyseler | كون |
| 18 |
yu'minne
|
inanıyor | امن |
| 19 |
billahi
|
Allah'a | - |
| 20 |
velyevmi
|
ve gününe | يوم |
| 21 |
l-ahiri
|
ahiret | اخر |
| 22 |
ve buuletuhunne
|
kocaları | بعل |
| 23 |
ehakku
|
hak sahibidirler | حقق |
| 24 |
biraddihinne
|
onları geri almağa | ردد |
| 25 |
fi
|
- | |
| 26 |
zalike
|
bu arada | - |
| 27 |
in
|
eğer | - |
| 28 |
eradu
|
isterlerse | رود |
| 29 |
islahen
|
barışmak | صلح |
| 30 |
velehunne
|
(kadınların) vardır | - |
| 31 |
mislu
|
gibi | مثل |
| 32 |
llezi
|
- | |
| 33 |
aleyhinne
|
(erkeklerin) kendileri üzerindeki | - |
| 34 |
bil-mea'rufi
|
(örfe uygun) hakları | عرف |
| 35 |
velirricali
|
erkeklerin (hakları) | رجل |
| 36 |
aleyhinne
|
onlar (kadınlar) üzerinde | - |
| 37 |
deracetun
|
bir derece fazladır | درج |
| 38 |
vallahu
|
Allah | - |
| 39 |
azizun
|
azizdir | عزز |
| 40 |
hakimun
|
hakimdir | حكم |