Boşanma iki defadır. Bundan sonra evliliğinizi ya meşru bir şekilde sürdürün ya da iyilikle ayrılın. Kadınlara verdiklerinizden bir şeyi; kadın ve erkek, Allah'ın koyduğu yasaları ihlal etmedikçe geri almanız size helal olmaz. Fakat Allah'ın yasalarını çiğnemelerinden korkarsanız o zaman kadının boşanmak için fidye[1] vermesinde her iki taraf için de sakınca yoktur. Bunlar, Allah'ın koyduğu yasalardır. Sakın bunları çiğnemeyin. Kim Allah'ın koyduğu yasaları çiğnerse işte onlar zalimlerin ta kendileridir.
ٱلطَّلَـٰقُ
boşama
مَرَّتَانِ ۖ
iki defadır
فَإِمْسَاكٌ
ya tutmak (lazım)dır
بِمَعْرُوفٍ
iyilikle
أَوْ
ya da
تَسْرِيحٌ
salıvermek
بِإِحْسَـٰنٍ ۗ
güzelce
وَلَا
يَحِلُّ
helal değildir
لَكُمْ
size
أَن
تَأْخُذُوا۟
geri almanız
مِمَّآ
şeylerden
ءَاتَيْتُمُوهُنَّ
onlara verdiğiniz
شَيْـًٔا
bir şey
إِلَّآ
başka
أَن
eğer
يَخَافَآ
korkarlarsa
أَلَّا
يُقِيمَا
koruyamamaktan
حُدُودَ
sınırlarını
ٱللَّهِ ۖ
Allah'ın
فَإِنْ
eğer
خِفْتُمْ
korkarsanız
أَلَّا
يُقِيمَا
koruyamamaktan
حُدُودَ
sınırlarını
ٱللَّهِ
Allah'ın
فَلَا
yoktur
جُنَاحَ
bir günah
عَلَيْهِمَا
ikisine de
فِيمَا
(kadının ayrılmak için verdiği)
ٱفْتَدَتْ
fidye
بِهِ ۗ
hakkında
تِلْكَ
işte bunlar
حُدُودُ
sınırlarıdır
ٱللَّهِ
Allah'ın
فَلَا
تَعْتَدُوهَا ۚ
sakın bunları aşmayın
وَمَن
ve kim(ler)
يَتَعَدَّ
aşarsa
حُدُودَ
sınırlarını
ٱللَّهِ
Allah'ın
فَأُو۟لَـٰٓئِكَ
işte
هُمُ
onlar
ٱلظَّـٰلِمُونَ
zalimlerdir
Et talaku merratan, fe imsakun bi ma'rufin ev tesrihun bi ihsan, ve la yahıllu lekum en te'huzu mimma ateytumuhunne şey'en illa en yehafa ella yukima hududallah, fe in hıftum ella yukima hududallahi, fe la cunaha aleyhima fi meftedet bih, tilke hududullahi fe la ta'teduha, ve men yeteadde hududallahi fe ulaike humuz zalimun.
Yükümlülüğü yerine getirmek için ödenen bedel.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
et-talaku
|
boşama | طلق |
| 2 |
merratani
|
iki defadır | مرر |
| 3 |
feimsakun
|
ya tutmak (lazım)dır | مسك |
| 4 |
bimea'rufin
|
iyilikle | عرف |
| 5 |
ev
|
ya da | - |
| 6 |
tesrihun
|
salıvermek | سرح |
| 7 |
biihsanin
|
güzelce | حسن |
| 8 |
ve la
|
- | |
| 9 |
yehillu
|
helal değildir | حلل |
| 10 |
lekum
|
size | - |
| 11 |
en
|
- | |
| 12 |
te'huzu
|
geri almanız | اخذ |
| 13 |
mimma
|
şeylerden | - |
| 14 |
ateytumuhunne
|
onlara verdiğiniz | اتي |
| 15 |
şey'en
|
bir şey | شيا |
| 16 |
illa
|
başka | - |
| 17 |
en
|
eğer | - |
| 18 |
yehafa
|
korkarlarsa | خوف |
| 19 |
ella
|
- | |
| 20 |
yukima
|
koruyamamaktan | قوم |
| 21 |
hudude
|
sınırlarını | حدد |
| 22 |
llahi
|
Allah'ın | - |
| 23 |
fein
|
eğer | - |
| 24 |
hiftum
|
korkarsanız | خوف |
| 25 |
ella
|
- | |
| 26 |
yukima
|
koruyamamaktan | قوم |
| 27 |
hudude
|
sınırlarını | حدد |
| 28 |
llahi
|
Allah'ın | - |
| 29 |
fela
|
yoktur | - |
| 30 |
cunaha
|
bir günah | جنح |
| 31 |
aleyhima
|
ikisine de | - |
| 32 |
fima
|
(kadının ayrılmak için verdiği) | - |
| 33 |
ftedet
|
fidye | فدي |
| 34 |
bihi
|
hakkında | - |
| 35 |
tilke
|
işte bunlar | - |
| 36 |
hududu
|
sınırlarıdır | حدد |
| 37 |
llahi
|
Allah'ın | - |
| 38 |
fela
|
- | |
| 39 |
tea'teduha
|
sakın bunları aşmayın | عدو |
| 40 |
ve men
|
ve kim(ler) | - |
| 41 |
yeteadde
|
aşarsa | عدو |
| 42 |
hudude
|
sınırlarını | حدد |
| 43 |
llahi
|
Allah'ın | - |
| 44 |
feulaike
|
işte | - |
| 45 |
humu
|
onlar | - |
| 46 |
z-zalimune
|
zalimlerdir | ظلم |