سورة الإسراء
17.İsrâ Suresi
"Gece Yürüyüşü"
111 Ayet
İsrâ 17:61
وَإِذْ
قُلْنَا
لِلْمَلَـٰٓئِكَةِ
ٱسْجُدُوا۟
لِـَٔادَمَ
فَسَجَدُوٓا۟
إِلَّآ
إِبْلِيسَ
قَالَ
ءَأَسْجُدُ
لِمَنْ
خَلَقْتَ
طِينًا
Hani Biz meleklere, "Adem'e secde edin.[1]" dediğimiz zaman, iblis hariç hepsi secde etti. İblis, "Ben, çamurdan yarattığın kimseye mi secde edeceğim?" dedi.
Ve iz kulna lil melaiketiscudu li ademe fe secedu illa iblis, kale e escudu li men halakte tina.
İsrâ 17:62
قَالَ
أَرَءَيْتَكَ
هَـٰذَا
ٱلَّذِى
كَرَّمْتَ
عَلَىَّ
لَئِنْ
أَخَّرْتَنِ
إِلَىٰ
يَوْمِ
ٱلْقِيَـٰمَةِ
لَأَحْتَنِكَنَّ
ذُرِّيَّتَهُٓ
إِلَّا
قَلِيلًا
Dedi ki: "Bu mu benden mükerrem[1] kıldığın varlık? Eğer bana Kıyamet Günü'ne kadar müsaade edersen, pek azı hariç, onun soyunu kesinlikle buyruğum altına alacağım."
Kale e raeyteke hazellezi kerremte aley, le in ahharteni ila yevmil kıyameti le ahtenikenne zurriyyetehu illa kalila.
İsrâ 17:63
قَالَ
ٱذْهَبْ
فَمَن
تَبِعَكَ
مِنْهُمْ
فَإِنَّ
جَهَنَّمَ
جَزَآؤُكُمْ
جَزَآءً
مَّوْفُورًا
Allah, "Git! Onlardan kim sana uyarsa, bilin ki bunun karşılığı tam bir karşılık olarak Cehennem'dir." dedi.
Kalezheb fe men tebiake minhum fe inne cehenneme cezaukum cezaen mevfura.
İsrâ 17:64
وَٱسْتَفْزِزْ
مَنِ
ٱسْتَطَعْتَ
مِنْهُم
بِصَوْتِكَ
وَأَجْلِبْ
عَلَيْهِم
بِخَيْلِكَ
وَرَجِلِكَ
وَشَارِكْهُمْ
فِى
ٱلْأَمْوَٰلِ
وَٱلْأَوْلَـٰدِ
وَعِدْهُمْ ۚ
وَمَا
يَعِدُهُمُ
ٱلشَّيْطَـٰنُ
إِلَّا
غُرُورًا
"Onlardan, gücünün yettiğini sesinle[1] ayart. Atlıların ve yayalarınla[2] onları yaygara ile yönlendir. Mallarında ve çocuklarında onlara ortak ol.[3] Ve onlara vaatlerde bulun. Şeytanın vadettikleri gururdan[4] başka bir şey değildir."
Vestefziz menisteta'te minhum bi savtike ve eclib aleyhim bi haylike ve recilike ve şarikhum fil emvali vel evladi vaıdhum, ve ma yaiduhumuş şeytanu illa gurura.
İsrâ 17:66
رَّبُّكُمُ
ٱلَّذِى
يُزْجِى
لَكُمُ
ٱلْفُلْكَ
فِى
ٱلْبَحْرِ
لِتَبْتَغُوا۟
مِن
فَضْلِهِٓ ۚ
إِنَّهُ
كَانَ
بِكُمْ
رَحِيمًا
Rabb'iniz, lütfundan arayasınız[1] diye sizin için denizde gemileri yürütendir. O'nun size olan rahmeti kesintisizdir.
Rabbukumullezi yuzci lekumul fulke fil bahri li tebtegu min fadlih, innehu kane bi kum rahima.
İsrâ 17:67
وَإِذَا
مَسَّكُمُ
ٱلضُّرُّ
فِى
ٱلْبَحْرِ
ضَلَّ
مَن
تَدْعُونَ
إِلَّآ
إِيَّاهُ ۖ
فَلَمَّا
نَجَّىٰكُمْ
إِلَى
ٱلْبَرِّ
أَعْرَضْتُمْ ۚ
وَكَانَ
ٱلْإِنسَـٰنُ
كَفُورًا
Denizde bir sıkıntı size dokunduğu zaman, O'ndan başka yalvardıklarınız kaybolup gider. Fakat sizi karaya çıkarınca, yüz çevirirsiniz. İnsan çok nankördür.[1]
Ve iza messekumud durru fil bahri dalle men ted'une illa iyyah, fe lemma neccakum ilel berri a'radtum, ve kanel insanu kefura.
İsrâ 17:68
أَفَأَمِنتُمْ
أَن
يَخْسِفَ
بِكُمْ
جَانِبَ
ٱلْبَرِّ
أَوْ
يُرْسِلَ
عَلَيْكُمْ
حَاصِبًا
ثُمَّ
لَا
تَجِدُوا۟
لَكُمْ
وَكِيلًا
Peki, sizi karada yerin dibine geçirmesinden veya üzerinize bir kasırga göndermesinden güvende misiniz? Sonra kendinize bir vekil[1] de bulamazsınız.
E fe emintum en yahsife bikum canibel berri ev yursile aleykum hasiben summe la tecidu lekum vekila.
İsrâ 17:69
أَمْ
أَمِنتُمْ
أَن
يُعِيدَكُمْ
فِيهِ
تَارَةً
أُخْرَىٰ
فَيُرْسِلَ
عَلَيْكُمْ
قَاصِفًا
مِّنَ
ٱلرِّيحِ
فَيُغْرِقَكُم
بِمَا
كَفَرْتُمْ ۙ
ثُمَّ
لَا
تَجِدُوا۟
لَكُمْ
عَلَيْنَا
بِهِ
تَبِيعًا
Ya da sizi tekrar oraya[1] döndürüp de böylece üzerinize kasırgalar göndermeyeceğinden ve ettiğiniz nankörlük nedeniyle sizi boğmayacağından emin mi oldunuz? Sonra bu yaptığınızdan dolayı Bize karşı size yardım edecek birini bulamazsınız.
Em emintum en yuidekum fihi tareten uhra fe yursile aleykum kasıfen miner rihı fe yugrikakum bima kefertum summe la tecidu lekum aleyna bihi tebia.
İsrâ 17:70
وَلَقَدْ
كَرَّمْنَا
بَنِىٓ
ءَادَمَ
وَحَمَلْنَـٰهُمْ
فِى
ٱلْبَرِّ
وَٱلْبَحْرِ
وَرَزَقْنَـٰهُم
مِّنَ
ٱلطَّيِّبَـٰتِ
وَفَضَّلْنَـٰهُمْ
عَلَىٰ
كَثِيرٍ
مِّمَّنْ
خَلَقْنَا
تَفْضِيلًا
Ant olsun ki insanoğlunu kerem[1] sahibi kıldık. Onları karada ve denizde taşıdık. Ve onları temiz şeylerle rızıklandırdık. Onları, yarattıklarımızın birçoğuna üstün kıldık.
Ve lekad kerremna beni ademe ve hamelnahum fil berri vel bahri ve razaknahum minet tayyibati ve faddalnahum ala kesirin mimmen halakna tafdila.
İsrâ 17:71
يَوْمَ
نَدْعُوا۟
كُلَّ
أُنَاسٍ
بِإِمَـٰمِهِمْ ۖ
فَمَنْ
أُوتِىَ
كِتَـٰبَهُ
بِيَمِينِهِ
فَأُو۟لَـٰٓئِكَ
يَقْرَءُونَ
كِتَـٰبَهُمْ
وَلَا
يُظْلَمُونَ
فَتِيلًا
O Gün, bütün insanları imamlarıyla[1] çağırırız. O Gün kimin kitabı[2] sağından[3] verilirse, işte onlar kendi kitaplarını okurlar[4] ve kıl kadar haksızlığa uğratılmazlar.
Yevme ned'u kulle unasin bi imamihim, fe men utiye kitabehu bi yeminihi fe ulaike yakreune kitabehum ve la yuzlemune fetila.
İsrâ 17:73
وَإِن
كَادُوا۟
لَيَفْتِنُونَكَ
عَنِ
ٱلَّذِىٓ
أَوْحَيْنَآ
إِلَيْكَ
لِتَفْتَرِىَ
عَلَيْنَا
غَيْرَهُ ۖ
وَإِذًا
لَّٱتَّخَذُوكَ
خَلِيلًا
Onlar, fitneyle[1] neredeyse seni, sana vahyettiğimizden ayırarak, ondan başkasını Bize karşı uyduran bir iftiracı konumuna düşüreceklerdi.[2] O zaman seni halil[3] edinirlerdi.
Ve in kadu le yeftinuneke anillezi evhayna ileyke li tefteriye aleyna gayreh ve izen lettehazuke halila.
İsrâ 17:74
وَلَوْلَآ
أَن
ثَبَّتْنَـٰكَ
لَقَدْ
كِدتَّ
تَرْكَنُ
إِلَيْهِمْ
شَيْـًٔا
قَلِيلًا
Seni dirençli kılmasaydık, ant olsun ki sen, neredeyse az da olsa onlara eğilim gösterecektin.
Ve lev la en sebbetnake lekad kidte terkenu ileyhim şey'en kalila.
İsrâ 17:75
إِذًا
لَّأَذَقْنَـٰكَ
ضِعْفَ
ٱلْحَيَوٰةِ
وَضِعْفَ
ٱلْمَمَاتِ
ثُمَّ
لَا
تَجِدُ
لَكَ
عَلَيْنَا
نَصِيرًا
O durumda sana, hayatın da ölümün de azabını tattırırdık. Sonra Bize karşı bir yardımcı da bulamazdın.
İzen le ezaknake di'fal hayati ve di'fal memati summe la tecidu leke aleyna nasira.
İsrâ 17:76
وَإِن
كَادُوا۟
لَيَسْتَفِزُّونَكَ
مِنَ
ٱلْأَرْضِ
لِيُخْرِجُوكَ
مِنْهَا ۖ
وَإِذًا
لَّا
يَلْبَثُونَ
خِلَـٰفَكَ
إِلَّا
قَلِيلًا
Neredeyse seni bulunduğun yerden çıkman için tedirgin etmeyi başaracaklardı. Eğer öyle olsaydı, onlar da senin ardından ancak az bir süre kalabilirlerdi.
Ve in kadu le yestefizzuneke minel ardı li yuhricuke minha ve izen la yelbesune hilafeke illa kalila.
İsrâ 17:77
سُنَّةَ
مَن
قَدْ
أَرْسَلْنَا
قَبْلَكَ
مِن
رُّسُلِنَا ۖ
وَلَا
تَجِدُ
لِسُنَّتِنَا
تَحْوِيلًا
Senden önce de gönderdiğimiz Resul'lerimize uyguladığımız sünnetimiz budur. Bizim sünnetimizde[1] bir değişiklik bulamazsın.
Sunnete men kad erselna kableke min rusulina ve la tecidu li sunnetina tahvila.
İsrâ 17:78
أَقِمِ
ٱلصَّلَوٰةَ
لِدُلُوكِ
ٱلشَّمْسِ
إِلَىٰ
غَسَقِ
ٱلَّيْلِ
وَقُرْءَانَ
ٱلْفَجْرِ ۖ
إِنَّ
قُرْءَانَ
ٱلْفَجْرِ
كَانَ
مَشْهُودًا
Güneş'in batmasından[1] gecenin karanlığı bastırıncaya kadar salatı ikame et.[2] Ve fecrin kuranı;[3] kuşkusuz fecrin kuranı[4] tanıklıdır.
Ekımis salate li dulukiş şemsi ila gasakıl leyli ve kur'anel fecr, inne kur'anel fecri kane meşhuda.
İsrâ 17:79
وَمِنَ
ٱلَّيْلِ
فَتَهَجَّدْ
بِهِ
نَافِلَةً
لَّكَ
عَسَىٰٓ
أَن
يَبْعَثَكَ
رَبُّكَ
مَقَامًا
مَّحْمُودًا
Sana özgü nafile[1] olarak gecenin bir kısmında onunla[2] fetehecced et[3]. Umulur ki Rabb'in seni makamı mahmuda[4] ulaştırır.
Ve minel leyli fe tehecced bihi nafileten lek, asa en yeb'aseke rabbuke makamen mahmuda.
İsrâ 17:80
وَقُل
رَّبِّ
أَدْخِلْنِى
مُدْخَلَ
صِدْقٍ
وَأَخْرِجْنِى
مُخْرَجَ
صِدْقٍ
وَٱجْعَل
لِّى
مِن
لَّدُنكَ
سُلْطَـٰنًا
نَّصِيرًا
De ki: "Rabb'im! Beni doğru bir girişle girdir ve beni doğru bir çıkış ile çıkar. Ve bana katından bir sultan[1] ver."
Ve kul rabbi edhılni mudhale sıdkın ve ahricni muhrece sıdkın vec'al li min ledunke sultanen nasira.