Denizde bir sıkıntı size dokunduğu zaman, O'ndan başka yalvardıklarınız kaybolup gider. Fakat sizi karaya çıkarınca, yüz çevirirsiniz. İnsan çok nankördür.[1]
وَإِذَا
zaman
مَسَّكُمُ
size dokunduğu
ٱلضُّرُّ
bir sıkıntı
فِى
ٱلْبَحْرِ
denizde
ضَلَّ
kaybolur
مَن
تَدْعُونَ
bütün yalvardıklarınız
إِلَّآ
başka
إِيَّاهُ ۖ
O'ndan
فَلَمَّا
fakat (O)
نَجَّىٰكُمْ
sizi kurtarıp çıkarınca
إِلَى
ٱلْبَرِّ
karaya
أَعْرَضْتُمْ ۚ
yine yüz çevirirsiniz
وَكَانَ
gerçekten
ٱلْإِنسَـٰنُ
insan
كَفُورًا
nankördür
Ve iza messekumud durru fil bahri dalle men ted'une illa iyyah, fe lemma neccakum ilel berri a'radtum, ve kanel insanu kefura.
Ayette, nankörlükle itham edilen "insan," insanların tamamı değil; yapılan iyiliğin, yardımın değerini takdir etmeyenlerdir. Keza bu surenin 70. ayetinde insanoğlunun kerem sahibi kılındığının söylenmesi, bunu yeterince açıklamaktadır.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
ve iza
|
zaman | - |
| 2 |
messekumu
|
size dokunduğu | مسس |
| 3 |
d-durru
|
bir sıkıntı | ضرر |
| 4 |
fi
|
- | |
| 5 |
l-behri
|
denizde | بحر |
| 6 |
delle
|
kaybolur | ضلل |
| 7 |
men
|
- | |
| 8 |
ted'une
|
bütün yalvardıklarınız | دعو |
| 9 |
illa
|
başka | - |
| 10 |
iyyahu
|
O'ndan | - |
| 11 |
felemma
|
fakat (O) | - |
| 12 |
neccakum
|
sizi kurtarıp çıkarınca | نجو |
| 13 |
ila
|
- | |
| 14 |
l-berri
|
karaya | برر |
| 15 |
ea'radtum
|
yine yüz çevirirsiniz | عرض |
| 16 |
ve kane
|
gerçekten | كون |
| 17 |
l-insanu
|
insan | انس |
| 18 |
kefuran
|
nankördür | كفر |