Neredeyse seni bulunduğun yerden çıkman için tedirgin etmeyi başaracaklardı. Eğer öyle olsaydı, onlar da senin ardından ancak az bir süre kalabilirlerdi.
وَإِن
ve
كَادُوا۟
neredeyse
لَيَسْتَفِزُّونَكَ
seni tedirgin edeceklerdi
مِنَ
ٱلْأَرْضِ
yurdundan
لِيُخْرِجُوكَ
çıkarmak için
مِنْهَا ۖ
oradan
وَإِذًا
o takdirde
لَّا
يَلْبَثُونَ
kalamazlar
خِلَـٰفَكَ
senin ardından
إِلَّا
ancak
قَلِيلًا
pek az
Ve in kadu le yestefizzuneke minel ardı li yuhricuke minha ve izen la yelbesune hilafeke illa kalila.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
ve in
|
ve | - |
| 2 |
kadu
|
neredeyse | كود |
| 3 |
leyestefizzuneke
|
seni tedirgin edeceklerdi | فزز |
| 4 |
mine
|
- | |
| 5 |
l-erdi
|
yurdundan | ارض |
| 6 |
liyuhricuke
|
çıkarmak için | خرج |
| 7 |
minha
|
oradan | - |
| 8 |
veizen
|
o takdirde | - |
| 9 |
la
|
- | |
| 10 |
yelbesune
|
kalamazlar | لبث |
| 11 |
hilafeke
|
senin ardından | خلف |
| 12 |
illa
|
ancak | - |
| 13 |
kalilen
|
pek az | قلل |