سورة يونس
10.Yûnus Suresi
"Yunus"
109 Ayet
Yûnus 10:81
فَلَمَّآ
أَلْقَوْا۟
قَالَ
مُوسَىٰ
مَا
جِئْتُم
بِهِ
ٱلسِّحْرُ ۖ
إِنَّ
ٱللَّهَ
سَيُبْطِلُهُٓ ۖ
إِنَّ
ٱللَّهَ
لَا
يُصْلِحُ
عَمَلَ
ٱلْمُفْسِدِينَ
Onlar, atacaklarını atınca Musa: "Sizin bu yaptığınız sihirdir. Allah onu boşa çıkaracaktır. Allah, bozguncuların işini düzeltmez." dedi.
Fe lemma elkav kale musa ma ci'tum bihis sihr, innallahe se yubtiluh, innallahe la yuslihu amelel mufsidin.
Yûnus 10:83
فَمَآ
ءَامَنَ
لِمُوسَىٰٓ
إِلَّا
ذُرِّيَّةٌ
مِّن
قَوْمِهِ
عَلَىٰ
خَوْفٍ
مِّن
فِرْعَوْنَ
وَمَلَإِي۟هِمْ
أَن
يَفْتِنَهُمْ ۚ
وَإِنَّ
فِرْعَوْنَ
لَعَالٍ
فِى
ٱلْأَرْضِ
وَإِنَّهُ
لَمِنَ
ٱلْمُسْرِفِينَ
Firavun ve melelerin, kendilerine kötülük yapacaklarından korktukları için, Musa'ya halkından az sayıda gençten başka iman eden olmadı. Zira Firavun, o yerde çok büyüklenmişti. O, çok aşırı gidenlerdendi.
Fe ma amene li musa illa zurriyyetun min kavmihi ala havfin min fir'avne ve melaihim en yeftinehum, ve inne fir'avne lealin fil ard ve innehu le minel musrifin.
Yûnus 10:84
وَقَالَ
مُوسَىٰ
يَـٰقَوْمِ
إِن
كُنتُمْ
ءَامَنتُم
بِٱللَّهِ
فَعَلَيْهِ
تَوَكَّلُوٓا۟
إِن
كُنتُم
مُّسْلِمِينَ
Musa dedi ki: "Ey halkım! Eğer Allah'a iman etmişseniz ve O'na teslim olmuşsanız, o halde O'na tevekkül[1] edin."
Ve kale musa ya kavmi in kuntum amentum billahi fe aleyhi tevekkelu in kuntum muslimin.
Yûnus 10:87
وَأَوْحَيْنَآ
إِلَىٰ
مُوسَىٰ
وَأَخِيهِ
أَن
تَبَوَّءَا
لِقَوْمِكُمَا
بِمِصْرَ
بُيُوتًا
وَٱجْعَلُوا۟
بُيُوتَكُمْ
قِبْلَةً
وَأَقِيمُوا۟
ٱلصَّلَوٰةَ ۗ
وَبَشِّرِ
ٱلْمُؤْمِنِينَ
Musa ve kardeşine vahyettik: "Halkınız için Mısır'da evler hazırlayın. Evlerinizi kıble[1] yapın ve salatı ikame edin.[2] Mü'minleri müjdele."
Ve evhayna ila musa ve ahihi en tebevvea li kavmikuma bi mısra buyuten vec'alu buyutekum kıbleten ve akimus salah, ve beşşiril mu'minin.
Yûnus 10:88
وَقَالَ
مُوسَىٰ
رَبَّنَآ
إِنَّكَ
ءَاتَيْتَ
فِرْعَوْنَ
وَمَلَأَهُ
زِينَةً
وَأَمْوَٰلًا
فِى
ٱلْحَيَوٰةِ
ٱلدُّنْيَا
رَبَّنَا
لِيُضِلُّوا۟
عَن
سَبِيلِكَ ۖ
رَبَّنَا
ٱطْمِسْ
عَلَىٰٓ
أَمْوَٰلِهِمْ
وَٱشْدُدْ
عَلَىٰ
قُلُوبِهِمْ
فَلَا
يُؤْمِنُوا۟
حَتَّىٰ
يَرَوُا۟
ٱلْعَذَابَ
ٱلْأَلِيمَ
Musa: "Ey Rabb'imiz! Firavun ve melelerine dünya hayatında ziynet[1] ve mallar verdin. Ey Rabb'imiz! Onlar ise bunu Sen'in yolundan saptırmak için kullanıyorlar. Rabb'imiz! Mallarını yok et, kalplerine sıkıntı ver. Zira onlar can yakıcı azabı görmedikçe iman etmezler." dedi.
Ve kale musa rabbena inneke ateyte fir'avne ve melahu zineten ve emvalen fil hayatid dunya rabbena li yudıllu an sebilik, rabbenatmis ala emvalihim veşdud ala kulubihim fe la yu'minu hatta yerevul azabel elim.
Yûnus 10:89
قَالَ
قَدْ
أُجِيبَت
دَّعْوَتُكُمَا
فَٱسْتَقِيمَا
وَلَا
تَتَّبِعَآنِّ
سَبِيلَ
ٱلَّذِينَ
لَا
يَعْلَمُونَ
Allah: "İkinizin duası kabul olunmuştur. Siz, doğru yolunuza devam edin. Bilmeyenlerin yoluna uymayın." dedi.
Kale kad ucibet da'vetukuma festekima ve la tettebi anni sebilellezine la ya'lemun.
Yûnus 10:90
وَجَـٰوَزْنَا
بِبَنِىٓ
إِسْرَٰٓءِيلَ
ٱلْبَحْرَ
فَأَتْبَعَهُمْ
فِرْعَوْنُ
وَجُنُودُهُ
بَغْيًا
وَعَدْوًا ۖ
حَتَّىٰٓ
إِذَآ
أَدْرَكَهُ
ٱلْغَرَقُ
قَالَ
ءَامَنتُ
أَنَّهُ
لَآ
إِلَـٰهَ
إِلَّا
ٱلَّذِىٓ
ءَامَنَتْ
بِهِ
بَنُوٓا۟
إِسْرَٰٓءِيلَ
وَأَنَا۠
مِنَ
ٱلْمُسْلِمِينَ
İsrailoğullarını denizden geçirdik. Firavun ve ordusu, azgınlık ve düşmanlıkla onların peşlerine düştüler. Boğulmak üzereyken: "İsrailoğullarının iman ettiği ilahtan başka ilah olmadığına iman ettim ve ben de müslimlerdenim.[1]" dedi.
Ve cavezna bi beni israilel bahre fe etbeahum fir'avnu ve cunuduhu bagyen ve adva, hatta iza edrekehul gareku kale amentu ennehu la ilahe illellezi amenet bihi benu israile ve ene minel muslimin.
Yûnus 10:91
ءَآلْـَٔـٰنَ
وَقَدْ
عَصَيْتَ
قَبْلُ
وَكُنتَ
مِنَ
ٱلْمُفْسِدِينَ
"Şimdi mi! Oysa daha önce isyan etmiş ve bozgunculardan olmuştun."
Al'ane ve kad asayte kablu ve kunte minel mufsidin.
Yûnus 10:92
فَٱلْيَوْمَ
نُنَجِّيكَ
بِبَدَنِكَ
لِتَكُونَ
لِمَنْ
خَلْفَكَ
ءَايَةً ۚ
وَإِنَّ
كَثِيرًا
مِّنَ
ٱلنَّاسِ
عَنْ
ءَايَـٰتِنَا
لَغَـٰفِلُونَ
"Kendinden sonrakilere bir ayet[1] olman için, bugün senin cansız bedenini[2] kurtaracağız." Gerçekte ise insanların çoğu ayetlerimizi umursamıyorlar.
Fel yevme nuneccike bi bedenike li tekune limen halfeke ayeh, ve inne kesiren minen nasi an ayatina le gafilun.
Yûnus 10:93
وَلَقَدْ
بَوَّأْنَا
بَنِىٓ
إِسْرَٰٓءِيلَ
مُبَوَّأَ
صِدْقٍ
وَرَزَقْنَـٰهُم
مِّنَ
ٱلطَّيِّبَـٰتِ
فَمَا
ٱخْتَلَفُوا۟
حَتَّىٰ
جَآءَهُمُ
ٱلْعِلْمُ ۚ
إِنَّ
رَبَّكَ
يَقْضِى
بَيْنَهُمْ
يَوْمَ
ٱلْقِيَـٰمَةِ
فِيمَا
كَانُوا۟
فِيهِ
يَخْتَلِفُونَ
Gerçekten Biz, İsrailoğullarını güvenli bir yere yerleştirdik. Onları temiz ve hoş nimetlerle rızıklandırdık. Kendilerine ilim[1] gelinceye dek ihtilafa düşmediler. Rabb'in, aralarında ihtilaf ettikleri şeyler hakkında kıyamet günü hükmünü verecektir.
Ve lekad bevve'na beni israile mubevvee sıdkın ve razaknahum minet tayyibat, femahtelefu hatta caehumul ilm, inne rabbeke yakdi beynehum yevmel kıyameti fi ma kanu fihi yahtelifun.
Yûnus 10:94
فَإِن
كُنتَ
فِى
شَكٍّ
مِّمَّآ
أَنزَلْنَآ
إِلَيْكَ
فَسْـَٔلِ
ٱلَّذِينَ
يَقْرَءُونَ
ٱلْكِتَـٰبَ
مِن
قَبْلِكَ ۚ
لَقَدْ
جَآءَكَ
ٱلْحَقُّ
مِن
رَّبِّكَ
فَلَا
تَكُونَنَّ
مِنَ
ٱلْمُمْتَرِينَ
Eğer sana indirdiğimizden şüphe ediyorsan, senden önce Kitap'ı duyuranlara sor! Ant olsun ki Rabb'inden sana gelen hakikattir. Sakın kuşku duyanlardan olma.
Fe in kunte fi şekkin mimma enzelna ileyke fes'elillezine yakreunel kitabe min kablik, lekad caekel hakku min rabbike fe la tekunenne minel mumterin.
Yûnus 10:95
وَلَا
تَكُونَنَّ
مِنَ
ٱلَّذِينَ
كَذَّبُوا۟
بِـَٔايَـٰتِ
ٱللَّهِ
فَتَكُونَ
مِنَ
ٱلْخَـٰسِرِينَ
Allah'ın ayetlerini yalanlayanlardan olma. Yoksa hüsrana uğrayanlardan olursun.
Ve la tekunenne minellezine kezzebu bi ayatillahi fe tekune minel hasirin.
Yûnus 10:98
فَلَوْلَا
كَانَتْ
قَرْيَةٌ
ءَامَنَتْ
فَنَفَعَهَآ
إِيمَـٰنُهَآ
إِلَّا
قَوْمَ
يُونُسَ
لَمَّآ
ءَامَنُوا۟
كَشَفْنَا
عَنْهُمْ
عَذَابَ
ٱلْخِزْىِ
فِى
ٱلْحَيَوٰةِ
ٱلدُّنْيَا
وَمَتَّعْنَـٰهُمْ
إِلَىٰ
حِينٍ
Keşke azap gelmeden önce iman edip de imanları kendilerine fayda vermiş bir kent olsaydı. Yalnız Yunus'un halkı iman edince, dünya hayatında onlardan rezillik azabını kaldırdık. Ve onları belli bir süre daha yararlandırdık.
Fe lev la kanet karyetun amenet fe nefeaha imanuha, illa kavme yunus, lemma amenu keşefna anhum azabel hızyi fil hayatid dunya ve metta'nahum ila hin.
Yûnus 10:99
وَلَوْ
شَآءَ
رَبُّكَ
لَـَٔامَنَ
مَن
فِى
ٱلْأَرْضِ
كُلُّهُمْ
جَمِيعًا ۚ
أَفَأَنتَ
تُكْرِهُ
ٱلنَّاسَ
حَتَّىٰ
يَكُونُوا۟
مُؤْمِنِينَ
Oysa Rabb'in dileseydi, yeryüzündekilerin tamamı iman ederdi! Bunu bildiğin halde, insanları zorla mı Mü'min yapacaksın?
Ve lev şae rabbuke le amene men fil ardı kulluhum cemia, e fe ente tukrihun nase hatta yekunu mu'minin.
Yûnus 10:100
وَمَا
كَانَ
لِنَفْسٍ
أَن
تُؤْمِنَ
إِلَّا
بِإِذْنِ
ٱللَّهِ ۚ
وَيَجْعَلُ
ٱلرِّجْسَ
عَلَى
ٱلَّذِينَ
لَا
يَعْقِلُونَ
Allah'ın bilgisi[1] dışında hiç kimsenin iman etmesi mümkün değildir.[2] Ve aklını kullanmayanları rics3 ile karşı karşıya bırakır.
Ve ma kane li nefsin en tu'mine illa bi iznillah, ve yec'alur ricse alellezine la ya'kılun.