وَأَوْحَيْنَآ
ve vahyettik
إِلَىٰ
مُوسَىٰ
Musa'ya
وَأَخِيهِ
ve kardeşine
أَن
diye
تَبَوَّءَا
hazırlayın
لِقَوْمِكُمَا
kavminiz için
بِمِصْرَ
şehirde
بُيُوتًا
evler
وَٱجْعَلُوا۟
ve edinin (diye)
بُيُوتَكُمْ
evlerinizi
قِبْلَةً
kıble
وَأَقِيمُوا۟
ve ayakta tutun
ٱلصَّلَوٰةَ ۗ
salatı
وَبَشِّرِ
ve müjdele
ٱلْمُؤْمِنِينَ
Mü'minleri
Ve evhayna ila musa ve ahihi en tebevvea li kavmikuma bi mısra buyuten vec'alu buyutekum kıbleten ve akimus salah, ve beşşiril mu'minin.
Bir araya gelme merkezleri, toplanma yerleri, birbirlerine yakın yerler.
Salat, ibadete layık yegane ilahın yalnızca Allah olduğuna inanmak, şirkten arınmış bir bilinçle Allah'a yönelmektir. Bu yönelme: Sürekli destek olmayı, dayanışmayı, ilgi duymayı, duyarlı olmayı, izleyici kalmamayı ve Allah'a çağıranların yanında yer almayı canlı ve diri tutmaktır. Bu yönelmede ritüel salat (namaz) ve dua çok önemli bir yer tutmaktadır. Salatın birçok anlamı bulunmaktadır. Salatın hangi anlamı ifade ettiği, içinde yer aldığı ayet ve konu bağlamından rahatlıkla anlaşılabilir. Namaz, Farsça bir kelime olup Kur'an'da geçmez. Salatın zıddı tevelladır. Tevella süreklilik ifade etmektedir: Sürekli karşı çıkmak, ilgisiz ve duyarsız kalmak, köstek olmak, engellemeye çalışmak demektir.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
ve evhayna
|
ve vahyettik | وحي |
| 2 |
ila
|
- | |
| 3 |
musa
|
Musa'ya | - |
| 4 |
ve ehihi
|
ve kardeşine | اخو |
| 5 |
en
|
diye | - |
| 6 |
tebevva
|
hazırlayın | بوا |
| 7 |
likavmikuma
|
kavminiz için | قوم |
| 8 |
bimisra
|
şehirde | مصر |
| 9 |
buyuten
|
evler | بيت |
| 10 |
vec'alu
|
ve edinin (diye) | جعل |
| 11 |
buyutekum
|
evlerinizi | بيت |
| 12 |
kibleten
|
kıble | قبل |
| 13 |
ve ekimu
|
ve ayakta tutun | قوم |
| 14 |
s-salate
|
salatı | صلو |
| 15 |
ve beşşiri
|
ve müjdele | بشر |
| 16 |
l-mu'minine
|
Mü'minleri | امن |