سورة التوبة
9.Tevbe Suresi
"Tövbe"
129 Ayet
Tevbe 9:2
فَسِيحُوا۟
فِى
ٱلْأَرْضِ
أَرْبَعَةَ
أَشْهُرٍ
وَٱعْلَمُوٓا۟
أَنَّكُمْ
غَيْرُ
مُعْجِزِى
ٱللَّهِ ۙ
وَأَنَّ
ٱللَّهَ
مُخْزِى
ٱلْكَـٰفِرِينَ
Yeryüzünde dört ay[1] daha dolaşın ve bilin ki Allah'ı aciz bırakamazsınız. Allah, Kafirleri rezil edecektir.
Fesihu fil ardı erbeate eşhurin va'lemu ennekum gayru mu'cizillahi ve ennallahe muhzil kafirin.
Tevbe 9:3
وَأَذَٰنٌ
مِّنَ
ٱللَّهِ
وَرَسُولِهِٓ
إِلَى
ٱلنَّاسِ
يَوْمَ
ٱلْحَجِّ
ٱلْأَكْبَرِ
أَنَّ
ٱللَّهَ
بَرِىٓءٌ
مِّنَ
ٱلْمُشْرِكِينَ ۙ
وَرَسُولُهُ ۚ
فَإِن
تُبْتُمْ
فَهُوَ
خَيْرٌ
لَّكُمْ ۖ
وَإِن
تَوَلَّيْتُمْ
فَٱعْلَمُوٓا۟
أَنَّكُمْ
غَيْرُ
مُعْجِزِى
ٱللَّهِ ۗ
وَبَشِّرِ
ٱلَّذِينَ
كَفَرُوا۟
بِعَذَابٍ
أَلِيمٍ
Bu Allah ve Resul'ünden; Hacc-ı Ekber[1] gününde, insanlara bir duyurudur. Allah ve Resul'ü Müşriklerden uzaktır. Ey Müşrikler! Eğer tevbe ederseniz, bu sizin için hayırlı olandır. Eğer yüz çevirirseniz, iyi bilin ki Allah'ı aciz bırakacak değilsiniz. Kafirleri can yakıcı bir azaptan haberdar et.
Ve ezanun minallahi ve resulihi ilen nasi yevmel haccıl ekberi ennallahe beriun minel muşrikine ve resuluh , fe in tubtum fe huve hayrun lekum, ve in tevelleytum fa'lemu ennekum gayru mu'cizillah , ve beşşirillezine keferu bi azabin elim.
Tevbe 9:4
إِلَّا
ٱلَّذِينَ
عَـٰهَدتُّم
مِّنَ
ٱلْمُشْرِكِينَ
ثُمَّ
لَمْ
يَنقُصُوكُمْ
شَيْـًٔا
وَلَمْ
يُظَـٰهِرُوا۟
عَلَيْكُمْ
أَحَدًا
فَأَتِمُّوٓا۟
إِلَيْهِمْ
عَهْدَهُمْ
إِلَىٰ
مُدَّتِهِمْ ۚ
إِنَّ
ٱللَّهَ
يُحِبُّ
ٱلْمُتَّقِينَ
Ancak, kendileriyle yaptığınız antlaşmanın hükümlerine eksiksiz uyan ve size karşı başkalarıyla iş birliğinde bulunmayan Müşrikler müstesna. Onlarla antlaşmanın süresini tamamlayın. Allah, takva[1] sahiplerini sever.
İllellezine ahedtum minel muşrikine summe lem yankusukum şey'en ve lem yuzahiru aleykum ehaden fe etimmu ileyhim ahdehum ila muddetihim, innallahe yuhıbbul muttekin .
Tevbe 9:5
فَإِذَا
ٱنسَلَخَ
ٱلْأَشْهُرُ
ٱلْحُرُمُ
فَٱقْتُلُوا۟
ٱلْمُشْرِكِينَ
حَيْثُ
وَجَدتُّمُوهُمْ
وَخُذُوهُمْ
وَٱحْصُرُوهُمْ
وَٱقْعُدُوا۟
لَهُمْ
كُلَّ
مَرْصَدٍ ۚ
فَإِن
تَابُوا۟
وَأَقَامُوا۟
ٱلصَّلَوٰةَ
وَءَاتَوُا۟
ٱلزَّكَوٰةَ
فَخَلُّوا۟
سَبِيلَهُمْ ۚ
إِنَّ
ٱللَّهَ
غَفُورٌ
رَّحِيمٌ
Haram aylar[1] çıktığı zaman, artık "o Müşrikleri" nerede bulursanız öldürün,[2] onları yakalayıp hapsedin, bütün geçit yerlerinde onları gözetleyin. Eğer tevbe edip,[3] salatı ikame eder, zekatı yaparlarsa[4] diledikleri yolu seçsinler. Kuşkusuz Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.
Fe izenselehal eşhurul hurumu faktulul muşrikine haysu vecedtumuhum ve huzuhum vahsuruhum vak'udu lehum kulle marsad , fe in tabu ve ekamus salate ve atuz zekate fe hallu sebilehum, innallahe gafurun rahim.
Tevbe 9:6
وَإِنْ
أَحَدٌ
مِّنَ
ٱلْمُشْرِكِينَ
ٱسْتَجَارَكَ
فَأَجِرْهُ
حَتَّىٰ
يَسْمَعَ
كَلَـٰمَ
ٱللَّهِ
ثُمَّ
أَبْلِغْهُ
مَأْمَنَهُ ۚ
ذَٰلِكَ
بِأَنَّهُمْ
قَوْمٌ
لَّا
يَعْلَمُونَ
Eğer Müşriklerden biri senden korunma isterse, ona bu korumayı sağla ki Allah'ın sözlerini öğrenip anlama imkanı bulabilsin. Sonra da onu güven içinde olacağı yere ulaştır. Zira bunlar, gerçeği bilmeyen bir halktır.
Ve in ehadun minel muşrikinestecareke fe ecirhu hatta yesmea kelamallahi summe eblighu me'meneh, zalike bi ennehum kavmun la ya'lemun.
Tevbe 9:7
كَيْفَ
يَكُونُ
لِلْمُشْرِكِينَ
عَهْدٌ
عِندَ
ٱللَّهِ
وَعِندَ
رَسُولِهِٓ
إِلَّا
ٱلَّذِينَ
عَـٰهَدتُّمْ
عِندَ
ٱلْمَسْجِدِ
ٱلْحَرَامِ ۖ
فَمَا
ٱسْتَقَـٰمُوا۟
لَكُمْ
فَٱسْتَقِيمُوا۟
لَهُمْ ۚ
إِنَّ
ٱللَّهَ
يُحِبُّ
ٱلْمُتَّقِينَ
Yaptıkları antlaşmayı bozan Müşriklerin, Allah ve Resul'ünün yanında nasıl itibarları olabilir ki? Kendileriyle Mescid-i Haram yanında sözleşme yaptıklarınızın durumu başkadır. Onlar, size karşı sözlerinde durdukları sürece siz de sözünüzde durun. Allah, takva sahibi olanları sever.
Keyfe yekunu lil muşrikine ahdun ındallahi ve ınde resulihi illellezine ahedtum ındel mescidil haram, fe mestekamu lekum festekimu lehum, innallahe yuhıbbul muttekin.
Tevbe 9:8
كَيْفَ
وَإِن
يَظْهَرُوا۟
عَلَيْكُمْ
لَا
يَرْقُبُوا۟
فِيكُمْ
إِلًّا
وَلَا
ذِمَّةً ۚ
يُرْضُونَكُم
بِأَفْوَٰهِهِمْ
وَتَأْبَىٰ
قُلُوبُهُمْ
وَأَكْثَرُهُمْ
فَـٰسِقُونَ
Nasıl olabilir ki? Onlar, size galip gelmiş olsalar, hakkınızda ne bir antlaşma ne de bir yükümlülük gözetmezler. Kalben istemedikleri halde, dilleriyle sizi hoşnut etmeye çalışırlar. Onların çoğu fasıktırlar.[1]
Keyfe ve in yazheru aleykum la yerkubu fikum illen ve la zimmeh , yurdunekum bi efvahihim ve te'ba kulubuhum, ve ekseruhum fasikun.
Tevbe 9:9
ٱشْتَرَوْا۟
بِـَٔايَـٰتِ
ٱللَّهِ
ثَمَنًا
قَلِيلًا
فَصَدُّوا۟
عَن
سَبِيلِهِٓ ۚ
إِنَّهُمْ
سَآءَ
مَا
كَانُوا۟
يَعْمَلُونَ
Allah'ın ayetlerini az bir bedel karşılığında satıp, O'nun yolundan alıkoydular. Gerçekten onların yaptıkları çok kötüdür!
İşterev bi ayatillahi semenen kalilen fe saddu an sebilih,innehum sae ma kanu ya'melun.
Tevbe 9:10
لَا
يَرْقُبُونَ
فِى
مُؤْمِنٍ
إِلًّا
وَلَا
ذِمَّةً ۚ
وَأُو۟لَـٰٓئِكَ
هُمُ
ٱلْمُعْتَدُونَ
Onlar, bir Mü'min hakkında ne bir antlaşma ne de bir yükümlülük gözetirler. İşte saldırganlar, onlardır.
La yerkubune fi mu'minin illen ve la zimmeh, ve ulaike humul mu'tedun.
Tevbe 9:11
فَإِن
تَابُوا۟
وَأَقَامُوا۟
ٱلصَّلَوٰةَ
وَءَاتَوُا۟
ٱلزَّكَوٰةَ
فَإِخْوَٰنُكُمْ
فِى
ٱلدِّينِ ۗ
وَنُفَصِّلُ
ٱلْـَٔايَـٰتِ
لِقَوْمٍ
يَعْلَمُونَ
Eğer tevbe eder, "salatı ikame eder[1] ve zekatı yaparlarsa,[1]" onlar artık dinde sizin kardeşlerinizdir. Biz, ayetleri, bilen bir kavim için böyle ayrıntılı bir şekilde açıklıyoruz.
Fe in tabu ve ekamus salate ve atuz zekate fe ıhvanukum fid din , ve nufassılul ayati li kavmin ya'lemun.
Tevbe 9:12
وَإِن
نَّكَثُوٓا۟
أَيْمَـٰنَهُم
مِّن
بَعْدِ
عَهْدِهِمْ
وَطَعَنُوا۟
فِى
دِينِكُمْ
فَقَـٰتِلُوٓا۟
أَئِمَّةَ
ٱلْكُفْرِ ۙ
إِنَّهُمْ
لَآ
أَيْمَـٰنَ
لَهُمْ
لَعَلَّهُمْ
يَنتَهُونَ
Eğer onlar, antlaşmalarından sonra yeminlerini bozup dininize dil uzatırlarsa[1], küfrün öncüleri ile savaşın. Çünkü onların yeminleri yok hükmündedir. Umulur ki yaptıklarından vazgeçerler.
Ve in nekesu eymanehum min ba'di ahdihim ve ta'anu fi dinikum fe katilu eimmetel kufri innehum la eymane lehum leallehum yentehun.
Tevbe 9:13
أَلَا
تُقَـٰتِلُونَ
قَوْمًا
نَّكَثُوٓا۟
أَيْمَـٰنَهُمْ
وَهَمُّوا۟
بِإِخْرَاجِ
ٱلرَّسُولِ
وَهُم
بَدَءُوكُمْ
أَوَّلَ
مَرَّةٍ ۚ
أَتَخْشَوْنَهُمْ ۚ
فَٱللَّهُ
أَحَقُّ
أَن
تَخْشَوْهُ
إِن
كُنتُم
مُّؤْمِنِينَ
Antlarını bozup, Resul'ü yurdundan çıkarmaya karar veren ve size karşı saldırıya ilk geçen[1] bir halkla savaşmaz mısınız? Yoksa onlara huşu[2] mu duyuyorsunuz? Eğer gerçekten iman edenler iseniz, Allah'a daha çok huşu duymanız gerektiğini bilmelisiniz.
E la tukatilune kavmen nekesu eymanehum ve hemmu bi ihracir resuli ve hum bedeukum evvele merreh, e tahşevnehum, fallahu ehakku en tahşevhu in kuntum mu'minin.
Tevbe 9:14
قَـٰتِلُوهُمْ
يُعَذِّبْهُمُ
ٱللَّهُ
بِأَيْدِيكُمْ
وَيُخْزِهِمْ
وَيَنصُرْكُمْ
عَلَيْهِمْ
وَيَشْفِ
صُدُورَ
قَوْمٍ
مُّؤْمِنِينَ
Onlarla savaşın ki Allah sizin ellerinizle onlara azap etsin, onları rezil etsin, onlara karşı size yardım etsin. İman Eden halkın göğüslerine şifa[1] versin.
Katiluhum yuazzibhumullahu bi eydikum ve yuhzihim ve yansurkum aleyhim ve yeşfi sudure kavmin mu'minin.
Tevbe 9:15
وَيُذْهِبْ
غَيْظَ
قُلُوبِهِمْ ۗ
وَيَتُوبُ
ٱللَّهُ
عَلَىٰ
مَن
يَشَآءُ ۗ
وَٱللَّهُ
عَلِيمٌ
حَكِيمٌ
Ve onların kalplerindeki öfkeyi gidersin. Allah, hak edene[1] tevbe nasip eder. Allah, Her Şeyi Bilen'dir, En İyi Hüküm Veren'dir.
Ve yuzhib gayza kulubihim, ve yetubullahu ala men yeşa'u, vallahu alimun hakim.
Tevbe 9:16
أَمْ
حَسِبْتُمْ
أَن
تُتْرَكُوا۟
وَلَمَّا
يَعْلَمِ
ٱللَّهُ
ٱلَّذِينَ
جَـٰهَدُوا۟
مِنكُمْ
وَلَمْ
يَتَّخِذُوا۟
مِن
دُونِ
ٱللَّهِ
وَلَا
رَسُولِهِ
وَلَا
ٱلْمُؤْمِنِينَ
وَلِيجَةً ۚ
وَٱللَّهُ
خَبِيرٌ
بِمَا
تَعْمَلُونَ
Yoksa siz, Allah'ın içinizden cihat[1] edip, Allah'tan, Resul'ünden ve Mü'minlerden başkasını sırdaş edinmeyenleri ortaya çıkarmadan, kendi halinize bırakılacağınızı mı sandınız? Allah, yaptığınız her şeyden haberdardır.
Em hasibtum en tutreku ve lemma ya'lemillahullezine cahedu minkum ve lem yettehızu min dunillahi ve la resulihi ve lel mu'minine ve liceh, vallahu habirun bi ma ta'melun.
Tevbe 9:17
مَا
كَانَ
لِلْمُشْرِكِينَ
أَن
يَعْمُرُوا۟
مَسَـٰجِدَ
ٱللَّهِ
شَـٰهِدِينَ
عَلَىٰٓ
أَنفُسِهِم
بِٱلْكُفْرِ ۚ
أُو۟لَـٰٓئِكَ
حَبِطَتْ
أَعْمَـٰلُهُمْ
وَفِى
ٱلنَّارِ
هُمْ
خَـٰلِدُونَ
Kafir[1] olduklarını bildikleri halde, Müşriklerin,[2] Allah'ın mescitlerini imar etmeye hakları yoktur. Onların bütün yaptıkları boşa gitmiştir. Onlar, ateşte sürekli kalacaklardır.
Ma kane lil muşrikine en ya'muru mesacidallahi şahidine ala enfusihim bil kufr, ulaike habitat a'maluhum ve fin nari hum halidun .
Tevbe 9:18
إِنَّمَا
يَعْمُرُ
مَسَـٰجِدَ
ٱللَّهِ
مَنْ
ءَامَنَ
بِٱللَّهِ
وَٱلْيَوْمِ
ٱلْـَٔاخِرِ
وَأَقَامَ
ٱلصَّلَوٰةَ
وَءَاتَى
ٱلزَّكَوٰةَ
وَلَمْ
يَخْشَ
إِلَّا
ٱللَّهَ ۖ
فَعَسَىٰٓ
أُو۟لَـٰٓئِكَ
أَن
يَكُونُوا۟
مِنَ
ٱلْمُهْتَدِينَ
Allah'ın mescitlerini, ancak Allah 'a ve ahiret gününe iman edip, salatı ikame eden, zekatı yapan[1] ve Allah'tan başkasından korkmayan kimseler imar edebilirler. Onların doğru yolu bulanlardan olmaları umulur.
İnnema ya'muru mesacidallahi men amene billahi vel yevmil ahıri ve ekames salate ve atez zekate ve lem yahşe illallahe fe asa ulaike en yekunu minel muhtedin.
Tevbe 9:19
أَجَعَلْتُمْ
سِقَايَةَ
ٱلْحَآجِّ
وَعِمَارَةَ
ٱلْمَسْجِدِ
ٱلْحَرَامِ
كَمَنْ
ءَامَنَ
بِٱللَّهِ
وَٱلْيَوْمِ
ٱلْـَٔاخِرِ
وَجَـٰهَدَ
فِى
سَبِيلِ
ٱللَّهِ ۚ
لَا
يَسْتَوُنَ
عِندَ
ٱللَّهِ ۗ
وَٱللَّهُ
لَا
يَهْدِى
ٱلْقَوْمَ
ٱلظَّـٰلِمِينَ
Siz, hacılara su dağıtmayı ve Mescid-i Haram'ı imar etmeyi; Allah'a ve ahiret gününe iman edip, Allah yolunda cihat edenlerle bir mi tuttunuz? Bunlar, Allah'ın yanında bir değildir. Allah, zalim olan halkı doğru yola iletmez.
E cealtum sikayetel hacci ve ımaretel mescidil harami ke men amene billahi vel yevmil ahıri ve cahede fi sebilillah, la yestevune ındallah, vallahu la yehdil kavmez zalimin.
Tevbe 9:20
ٱلَّذِينَ
ءَامَنُوا۟
وَهَاجَرُوا۟
وَجَـٰهَدُوا۟
فِى
سَبِيلِ
ٱللَّهِ
بِأَمْوَٰلِهِمْ
وَأَنفُسِهِمْ
أَعْظَمُ
دَرَجَةً
عِندَ
ٱللَّهِ ۚ
وَأُو۟لَـٰٓئِكَ
هُمُ
ٱلْفَآئِزُونَ
İman edip, hicret eden ve Allah yolunda mallarıyla canlarıyla cihat edenlerin, Allah katında dereceleri daha üstündür. İşte onlar kazançlı olanlardır.
Ellezine amenu ve haceru ve cahedu fi sebilillahi bi emvalihim ve enfusihim a'zamu dereceten ındallah ve ulaike humul faizun .