Nasıl olabilir ki? Onlar, size galip gelmiş olsalar, hakkınızda ne bir antlaşma ne de bir yükümlülük gözetmezler. Kalben istemedikleri halde, dilleriyle sizi hoşnut etmeye çalışırlar. Onların çoğu fasıktırlar.[1]
كَيْفَ
nasıl?
وَإِن
eğer
يَظْهَرُوا۟
onlar galib gelselerdi
عَلَيْكُمْ
size
لَا
ne
يَرْقُبُوا۟
gözetirlerdi
فِيكُمْ
sizin hakkınızda
إِلًّا
bir yakınlık
وَلَا
ne de
ذِمَّةً ۚ
bir andlaşma
يُرْضُونَكُم
sizi razı ederler
بِأَفْوَٰهِهِمْ
ağızlarıyla
وَتَأْبَىٰ
fakat (sizi) istemez
قُلُوبُهُمْ
kalbleri
وَأَكْثَرُهُمْ
ve çokları da
فَـٰسِقُونَ
yoldan çıkmışlardır
Keyfe ve in yazheru aleykum la yerkubu fikum illen ve la zimmeh , yurdunekum bi efvahihim ve te'ba kulubuhum, ve ekseruhum fasikun.
Günaha sapan. Günahta ısrar eden. Vahyin belirlediği sınırların dışına çıkan; iyi, doğru, güzel ve temiz şeylerden uzak kalan. İnandığı halde, yaşantı olarak Kafir olan.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
keyfe
|
nasıl? | كيف |
| 2 |
vein
|
eğer | - |
| 3 |
yezheru
|
onlar galib gelselerdi | ظهر |
| 4 |
aleykum
|
size | - |
| 5 |
la
|
ne | - |
| 6 |
yerkubu
|
gözetirlerdi | رقب |
| 7 |
fikum
|
sizin hakkınızda | - |
| 8 |
illen
|
bir yakınlık | الل |
| 9 |
ve la
|
ne de | - |
| 10 |
zimmeten
|
bir andlaşma | ذمم |
| 11 |
yurdunekum
|
sizi razı ederler | رضو |
| 12 |
biefvahihim
|
ağızlarıyla | فوه |
| 13 |
vete'ba
|
fakat (sizi) istemez | ابي |
| 14 |
kulubuhum
|
kalbleri | قلب |
| 15 |
ve ekseruhum
|
ve çokları da | كثر |
| 16 |
fasikune
|
yoldan çıkmışlardır | فسق |