MonoKuran Çevrisi Tevbe 9:5
Haram aylar[1] çıktığı zaman, artık "o Müşrikleri" nerede bulursanız öldürün,[2] onları yakalayıp hapsedin, bütün geçit yerlerinde onları gözetleyin. Eğer tevbe edip,[3] salatı ikame eder, zekatı yaparlarsa[4] diledikleri yolu seçsinler. Kuşkusuz Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.
فَإِذَا
zaman
ٱنسَلَخَ
geçtiği
ٱلْأَشْهُرُ
aylar
ٱلْحُرُمُ
haram
فَٱقْتُلُوا۟
öldürün
ٱلْمُشْرِكِينَ
ortak koşanları
حَيْثُ
nerede
وَجَدتُّمُوهُمْ
bulursanız onları
وَخُذُوهُمْ
ve onları yakalayın
وَٱحْصُرُوهُمْ
ve hapsedin
وَٱقْعُدُوا۟
ve otur(up) bekleyin
لَهُمْ
onları
كُلَّ
her
مَرْصَدٍ ۚ
gözetleme yerinde
فَإِن
eğer
تَابُوا۟
tevbe ederlerse
وَأَقَامُوا۟
ve ayakta tutarlarsa
ٱلصَّلَوٰةَ
salatı
وَءَاتَوُا۟
ve verirlerse
ٱلزَّكَوٰةَ
zekatı
فَخَلُّوا۟
serbest bırakın
سَبِيلَهُمْ ۚ
yollarını
إِنَّ
çünkü
ٱللَّهَ
Allah
غَفُورٌ
bağışlayandır
رَّحِيمٌ
esirgeyendir
Fe izenselehal eşhurul hurumu faktulul muşrikine haysu vecedtumuhum ve huzuhum vahsuruhum vak'udu lehum kulle marsad , fe in tabu ve ekamus salate ve atuz zekate fe hallu sebilehum, innallahe gafurun rahim.
Savaşmanın haram olduğu aylar (Bkz. 9:2).
Ayetin, sadece "O Müşrikleri nerede bulursanız öldürün." cümlesi cımbızlanıp, "İslam dini inanmayan herkesi öldürmeyi emrediyor." denerek, İslam'a büyük bir iftira atılmaktadır. Oysaki ayetin tamamı dikkate alındığında, bunun kesinlikle büyük bir iftira olduğu açıkça görülmektedir: "Bulundukları yerde öldürülecek olanlar," Müşriklerin tamamı değil; "O Müşrikler" denilerek, belli olan, bilinen kimselerden söz edilmektedir. Yanı antlaşmanın hükümlerine uymayan, antlaşmayı bozan, düşmanla işbirliği yapan, Mü'minleri arkalarından vuran Müşriklerden söz edilmektedir. Bir önceki ayette, bunların kimler oldukları bildirilmektedir. Bir sonraki ayette de öldürülmeleri istenen "O Müşrikler"in savaşmaktan ve düşmanla iş birliği yapmaktan vazgeçmeleri durumunda, kendilerine korunma sağlanması ve güven içinde istedikleri yere ulaştırılmaları istenmektedir. Bu da "İnanmayanları yakaladığınız yerde öldürün." söyleminin ne denli büyük bir iftira olduğunu açıkça göstermektedir.
Savaşmaktan vazgeçerlerse.
Eğer tevbe edip, salatı ikame eder, zekatı yaparlarsa" ile söylenmek istenen şey, Farsça deyimi ile bildiğimiz anlamda namaz kılmak ve zekat vermek değildir. Salatın ikame edilmesi, destek ve dayanışma içinde olmak anlamında, zekat ise içten bir pişmanlık duymak, kötülüklerinden arınmak anlamındadır. Zira zekat mali yardım demek değil, arınmak anlamındadır. Salatı ikame etmek ve zekatı vermek ile ilgili geniş açıklama için Bkz. 9:11. ayetinin dipnotu.
# Kelime Anlam Kök
1
feiza
zaman -
2
nseleha
geçtiği سلخ
3
l-eşhuru
aylar شهر
4
l-hurumu
haram حرم
5
fektulu
öldürün قتل
6
l-muşrikine
ortak koşanları شرك
7
haysu
nerede حيث
8
vecedtumuhum
bulursanız onları وجد
9
ve huzuhum
ve onları yakalayın اخذ
10
vehsuruhum
ve hapsedin حسر
11
vek'udu
ve otur(up) bekleyin قعد
12
lehum
onları -
13
kulle
her كلل
14
mersadin
gözetleme yerinde رصد
15
fein
eğer -
16
tabu
tevbe ederlerse توب
17
ve ekamu
ve ayakta tutarlarsa قوم
18
s-salate
salatı صلو
19
ve atevu
ve verirlerse اتي
20
z-zekate
zekatı زكو
21
fehallu
serbest bırakın خلو
22
sebilehum
yollarını سبل
23
inne
çünkü -
24
llahe
Allah -
25
gafurun
bağışlayandır غفر
26
rahimun
esirgeyendir رحم