Ancak, kendileriyle yaptığınız antlaşmanın hükümlerine eksiksiz uyan ve size karşı başkalarıyla iş birliğinde bulunmayan Müşrikler müstesna. Onlarla antlaşmanın süresini tamamlayın. Allah, takva[1] sahiplerini sever.
إِلَّا
ancak hariç
ٱلَّذِينَ
kimseler
عَـٰهَدتُّم
andlaşma yaptığınız
مِّنَ
-den
ٱلْمُشْرِكِينَ
müşrikler-
ثُمَّ
sonra
لَمْ
يَنقُصُوكُمْ
size eksik bırakmayan
شَيْـًٔا
hiçbir şeyi
وَلَمْ
ve
يُظَـٰهِرُوا۟
arka çıkmayanlar
عَلَيْكُمْ
size karşı
أَحَدًا
hiç kimseye
فَأَتِمُّوٓا۟
tamamlayın
إِلَيْهِمْ
onların
عَهْدَهُمْ
andlaşmalarını
إِلَىٰ
kadar
مُدَّتِهِمْ ۚ
tanıdığınız süreye
إِنَّ
şüphesiz
ٱللَّهَ
Allah
يُحِبُّ
sever
ٱلْمُتَّقِينَ
korunanları
İllellezine ahedtum minel muşrikine summe lem yankusukum şey'en ve lem yuzahiru aleykum ehaden fe etimmu ileyhim ahdehum ila muddetihim, innallahe yuhıbbul muttekin .
Takva, korunmak demektir. Allah'ın buyruklarına içtenlikle uyarak fucur, günah, kötü, zararlı ve tehlikeli şeylere karşı kendisini korumak ve güvene almaktır. Takva, kelime anlamı olarak zarar verecek şey ile korunacak şey arasına konan engel demektir. Muttaki: Takva sahibi olan. Takva "Fucur"un karşıtıdır (Bkz. 38:28; 91:8). Facir, fütursuzca günaha dalan, Hakk'tan Batıl'a sapan kimse demektir
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
illa
|
ancak hariç | - |
| 2 |
ellezine
|
kimseler | - |
| 3 |
aahedtum
|
andlaşma yaptığınız | عهد |
| 4 |
mine
|
-den | - |
| 5 |
l-muşrikine
|
müşrikler- | شرك |
| 6 |
summe
|
sonra | - |
| 7 |
lem
|
- | |
| 8 |
yenkusukum
|
size eksik bırakmayan | نقص |
| 9 |
şey'en
|
hiçbir şeyi | شيا |
| 10 |
velem
|
ve | - |
| 11 |
yuzahiru
|
arka çıkmayanlar | ظهر |
| 12 |
aleykum
|
size karşı | - |
| 13 |
ehaden
|
hiç kimseye | احد |
| 14 |
feetimmu
|
tamamlayın | تمم |
| 15 |
ileyhim
|
onların | - |
| 16 |
ahdehum
|
andlaşmalarını | عهد |
| 17 |
ila
|
kadar | - |
| 18 |
muddetihim
|
tanıdığınız süreye | مدد |
| 19 |
inne
|
şüphesiz | - |
| 20 |
llahe
|
Allah | - |
| 21 |
yuhibbu
|
sever | حبب |
| 22 |
l-muttekine
|
korunanları | وقي |