سورة طه
20.Tâhâ Suresi
"Ta-Ha"
135 Ayet
Tâhâ 20:61
قَالَ
لَهُم
مُّوسَىٰ
وَيْلَكُمْ
لَا
تَفْتَرُوا۟
عَلَى
ٱللَّهِ
كَذِبًا
فَيُسْحِتَكُم
بِعَذَابٍ ۖ
وَقَدْ
خَابَ
مَنِ
ٱفْتَرَىٰ
Musa onlara: "Yazıklar olsun size! Yalanlarınızla Allah'a iftira etmeyin. Yoksa sizi azapla yok eder. İftira edenler, gerçekten yok olmuştur."
Kale lehum musa veylekum la tefteru alallahi keziben fe yushıtekum bi azab, ve kad habe meniftera.
Tâhâ 20:62
فَتَنَـٰزَعُوٓا۟
أَمْرَهُم
بَيْنَهُمْ
وَأَسَرُّوا۟
ٱلنَّجْوَىٰ
Firavunun adamları fısıltı ile aralarında ne yapacaklarını tartıştılar.
Fe tenazeu emrehum beynehum ve eserrun necva.
Tâhâ 20:63
قَالُوٓا۟
إِنْ
هَـٰذَٰنِ
لَسَـٰحِرَٰنِ
يُرِيدَانِ
أَن
يُخْرِجَاكُم
مِّنْ
أَرْضِكُم
بِسِحْرِهِمَا
وَيَذْهَبَا
بِطَرِيقَتِكُمُ
ٱلْمُثْلَىٰ
"Bu ikisi kesinlikle sihirbazdır. Sihirleriyle sizi yerinizden çıkarmak, örnek yolunuzu[1] değiştirmek istiyorlar."
Kalu in hazani le sahirani yuridani en yuhricakum min ardıkum bi sihrihima ve yezheba bi tarikatikumul musla.
Tâhâ 20:64
فَأَجْمِعُوا۟
كَيْدَكُمْ
ثُمَّ
ٱئْتُوا۟
صَفًّا ۚ
وَقَدْ
أَفْلَحَ
ٱلْيَوْمَ
مَنِ
ٱسْتَعْلَىٰ
"Şu halde bütün oyunlarınızı birleştirin, sonra bir düzen içinde ortaya koyun. Bugün üstün gelen kesinlikle başarıyı elde etmiş olur."
Fe ecmiu keydekum summe'tu saffa, ve kad eflehal yevme menista'la.
Tâhâ 20:65
قَالُوا۟
يَـٰمُوسَىٰٓ
إِمَّآ
أَن
تُلْقِىَ
وَإِمَّآ
أَن
نَّكُونَ
أَوَّلَ
مَنْ
أَلْقَىٰ
Sihirbazlar, "Ey Musa! Önce sen mi atacaksın, yoksa biz mi atalım?" dediler.
Kalu ya musa imma en tulkıye ve imma en nekune evvele men elka.
Tâhâ 20:66
قَالَ
بَلْ
أَلْقُوا۟ ۖ
فَإِذَا
حِبَالُهُمْ
وَعِصِيُّهُمْ
يُخَيَّلُ
إِلَيْهِ
مِن
سِحْرِهِمْ
أَنَّهَا
تَسْعَىٰ
Musa, "Buyurun, önce siz atın." dedi. Yaptıkları büyüden dolayı attıkları sopa ve ip hızla hareket ediyormuş gibi göründü.
Kale bel elku, fe iza hıbaluhum ve ısıyyuhum yuhayyelu ileyhi min sıhrihim enneha tes'a.
Tâhâ 20:67
فَأَوْجَسَ
فِى
نَفْسِهِ
خِيفَةً
مُّوسَىٰ
Bunun üzerine Musa'nın içine korku düştü.
Fe evcese fi nefsihi hifeten musa.
Tâhâ 20:68
قُلْنَا
لَا
تَخَفْ
إِنَّكَ
أَنتَ
ٱلْأَعْلَىٰ
"Korkma! Kuşkusuz ki sen üstün geleceksin." dedik.
Kulna la tehaf inneke entel a'la.
Tâhâ 20:69
وَأَلْقِ
مَا
فِى
يَمِينِكَ
تَلْقَفْ
مَا
صَنَعُوٓا۟ ۖ
إِنَّمَا
صَنَعُوا۟
كَيْدُ
سَـٰحِرٍ ۖ
وَلَا
يُفْلِحُ
ٱلسَّاحِرُ
حَيْثُ
أَتَىٰ
"Sağ elinde olanı at, onların yaptığı şeyleri yutacak. Onların yaptıkları sihirbaz hilesinden başka bir şey değil. Ve sihirbazlar ne yaparlarsa yapsınlar kurtuluşa eremezler."
Ve elkı ma fi yeminike telkaf ma sanau, innema sanau keydu sahır, ve la yuflihus sahıru haysu eta.
Tâhâ 20:71
قَالَ
ءَامَنتُمْ
لَهُ
قَبْلَ
أَنْ
ءَاذَنَ
لَكُمْ ۖ
إِنَّهُ
لَكَبِيرُكُمُ
ٱلَّذِى
عَلَّمَكُمُ
ٱلسِّحْرَ ۖ
فَلَأُقَطِّعَنَّ
أَيْدِيَكُمْ
وَأَرْجُلَكُم
مِّنْ
خِلَـٰفٍ
وَلَأُصَلِّبَنَّكُمْ
فِى
جُذُوعِ
ٱلنَّخْلِ
وَلَتَعْلَمُنَّ
أَيُّنَآ
أَشَدُّ
عَذَابًا
وَأَبْقَىٰ
Firavun, "Ben izin vermeden ona iman mı ettiniz? Kuşkusuz o, size sihir öğreten hocanızdır. Kesinlikle ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğim ve sizi hurma ağacının gövdesine asacağım. Ve böylece hangimizin azabının daha şiddetli ve kalıcı olduğunu mutlaka öğreneceksiniz." dedi.
Kale amentum lehu kable en azene lekum, innehu le kebirukumullezi allemekumus sihr, fe le ukattıanne eydiyekum ve erculekum min hilafin ve le usallibennekum fi cuzuın nahli ve le ta'lemunne eyyuna eşeddu azaben ve ebka.
Tâhâ 20:72
قَالُوا۟
لَن
نُّؤْثِرَكَ
عَلَىٰ
مَا
جَآءَنَا
مِنَ
ٱلْبَيِّنَـٰتِ
وَٱلَّذِى
فَطَرَنَا ۖ
فَٱقْضِ
مَآ
أَنتَ
قَاضٍ ۖ
إِنَّمَا
تَقْضِى
هَـٰذِهِ
ٱلْحَيَوٰةَ
ٱلدُّنْيَآ
"Bizim açımızdan, ortaya konan bu kanıtlayıcı bilgiden sonra, yaradılışımızın esaslarını belirleyen yaratıcıya karşı seni asla tercih etmeyiz. İstediğin şeyi yap. Senin hükmün ancak bu dünya hayatında geçer." dediler.
Kalu len nu'sireke ala ma caena minel beyyinati vellezi fatarana fakdi ma ente kad, innema takdi hazihil hayated dunya.
Tâhâ 20:73
إِنَّآ
ءَامَنَّا
بِرَبِّنَا
لِيَغْفِرَ
لَنَا
خَطَـٰيَـٰنَا
وَمَآ
أَكْرَهْتَنَا
عَلَيْهِ
مِنَ
ٱلسِّحْرِ ۗ
وَٱللَّهُ
خَيْرٌ
وَأَبْقَىٰٓ
"Biz, yanlışlarımız ve bize sihirle zorla yaptırdığın kötü şeyler için Rabb'imizin bizi bağışlayacağına inanıyoruz. Allah hayırlı ve kalıcı olandır."
İnna amenna bi rabbina li yagfire lena hatayana ve ma ekrehtena aleyhi mines sihr, vallahu hayrun ve ebka.
Tâhâ 20:75
وَمَن
يَأْتِهِ
مُؤْمِنًا
قَدْ
عَمِلَ
ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ
فَأُو۟لَـٰٓئِكَ
لَهُمُ
ٱلدَّرَجَـٰتُ
ٱلْعُلَىٰ
Ve kim O'na bir mümin olarak salihatı yapmış şekilde gelirse, işte böyle kimseler için yüksek makamlar vardır.
Ve men ye'tihi mu'minen kad amiles salihati fe ulaike lehumud derecatul ula.
Tâhâ 20:76
جَنَّـٰتُ
عَدْنٍ
تَجْرِى
مِن
تَحْتِهَا
ٱلْأَنْهَـٰرُ
خَـٰلِدِينَ
فِيهَا ۚ
وَذَٰلِكَ
جَزَآءُ
مَن
تَزَكَّىٰ
İçinden ırmaklar akan Adn Cennetleri'nde sürekli kalacaklar. İşte bu zekat[1] yapanlara verilecek karşılıktır.
Cennatu adnin tecri min tahtihel enharu halidine fiha ve zalike cezau men tezekka.
Tâhâ 20:77
وَلَقَدْ
أَوْحَيْنَآ
إِلَىٰ
مُوسَىٰٓ
أَنْ
أَسْرِ
بِعِبَادِى
فَٱضْرِبْ
لَهُمْ
طَرِيقًا
فِى
ٱلْبَحْرِ
يَبَسًا
لَّا
تَخَـٰفُ
دَرَكًا
وَلَا
تَخْشَىٰ
Ant olsun ki, Musa'ya: "Kullarımla geceleyin yola çık; onlara denizde kuru bir yol aç. Arkanızdan yetişecekler diye korkma, Allah'a olan bağlılığını kaybetme!" diye vahyettik.
Ve lekad evhayna ila musa en esri bi ibadi fadrib lehum tarikan fil bahri yebesa, la tehafu dereken ve la tahşa.
Tâhâ 20:78
فَأَتْبَعَهُمْ
فِرْعَوْنُ
بِجُنُودِهِ
فَغَشِيَهُم
مِّنَ
ٱلْيَمِّ
مَا
غَشِيَهُمْ
Firavun hemen ordusu ile onların ardına düştü. Derken sudan üzerlerine kapanan kapandı.
Fe etbeahum fir'avnu bi cunudihi fe gaşiyehum minel yemmi ma gaşiyehum.
Tâhâ 20:79
وَأَضَلَّ
فِرْعَوْنُ
قَوْمَهُ
وَمَا
هَدَىٰ
Firavun halkını sapkınlıkta bıraktı; onları doğru yola yöneltmedi.
Ve edalle fir'avnu kavmehu ve ma heda.
Tâhâ 20:80
يَـٰبَنِىٓ
إِسْرَٰٓءِيلَ
قَدْ
أَنجَيْنَـٰكُم
مِّنْ
عَدُوِّكُمْ
وَوَٰعَدْنَـٰكُمْ
جَانِبَ
ٱلطُّورِ
ٱلْأَيْمَنَ
وَنَزَّلْنَا
عَلَيْكُمُ
ٱلْمَنَّ
وَٱلسَّلْوَىٰ
Ey İsrailoğulları! Sizi, düşmanınızdan kurtarmış ve Tur'un sağ yanında sizden söz almıştık. Ve size menn[1] ve bıldırcın bağışlamıştık.[2]
Ya beni israile kad enceynakum min aduvvikum ve vaadnakum canibet turil eymene ve nezzelna aleykumul menne ves selva.