سورة طه
20.Tâhâ Suresi
"Ta-Ha"
135 Ayet
Tâhâ 20:101
خَـٰلِدِينَ
فِيهِ ۖ
وَسَآءَ
لَهُمْ
يَوْمَ
ٱلْقِيَـٰمَةِ
حِمْلًا
Onlar, orada sürekli kalacaklardır. Ve yüklendikleri yük, Kıyamet gününde onlar için ne kötüdür.
Halidine fih, ve sae lehum yevmel kıyameti hımla.
Tâhâ 20:102
يَوْمَ
يُنفَخُ
فِى
ٱلصُّورِ ۚ
وَنَحْشُرُ
ٱلْمُجْرِمِينَ
يَوْمَئِذٍ
زُرْقًا
O gün, Sur'a üfürülür. O gün, mücrimleri şaşkınlıktan gözleri donuklaşmış olarak toplayacağız.
Yevme yunfehu fis suri ve nahşurul mucrimine yevme izin zurka.
Tâhâ 20:103
يَتَخَـٰفَتُونَ
بَيْنَهُمْ
إِن
لَّبِثْتُمْ
إِلَّا
عَشْرًا
"Dünya hayatınız sadece on gün sürdü değil mi?" diye aralarında fısıldaşırlar.
Yetehafetune beynehum in lebistum illa aşra.
Tâhâ 20:104
نَّحْنُ
أَعْلَمُ
بِمَا
يَقُولُونَ
إِذْ
يَقُولُ
أَمْثَلُهُمْ
طَرِيقَةً
إِن
لَّبِثْتُمْ
إِلَّا
يَوْمًا
Biz, aralarında ne konuştuklarını çok iyi biliriz. Onlardan isabetli olanı, "Olsa olsa bir gün kaldınız." diyecek.
Nahnu a'lemu bima yekulune iz yekulu emseluhum tarikaten in lebistum illa yevma.
Tâhâ 20:105
وَيَسْـَٔلُونَكَ
عَنِ
ٱلْجِبَالِ
فَقُلْ
يَنسِفُهَا
رَبِّى
نَسْفًا
Sana dağlardan soruyorlar. De ki: "Rabb'im onları ufalayıp savuracak."
Ve yes'eluneke anil cibali fe kul yensifuha rabbi nesfa.
Tâhâ 20:106
فَيَذَرُهَا
قَاعًا
صَفْصَفًا
"Onları dümdüz araziye çevirecektir."
Fe yezeruha kaan safsafa.
Tâhâ 20:107
لَّا
تَرَىٰ
فِيهَا
عِوَجًا
وَلَآ
أَمْتًا
Orada ne bir çukur ne de bir tümsek göremezsin.
La tera fiha ivecen ve la emta.
Tâhâ 20:108
يَوْمَئِذٍ
يَتَّبِعُونَ
ٱلدَّاعِىَ
لَا
عِوَجَ
لَهُ ۖ
وَخَشَعَتِ
ٱلْأَصْوَاتُ
لِلرَّحْمَـٰنِ
فَلَا
تَسْمَعُ
إِلَّا
هَمْسًا
O Gün,[1] hiçbir tarafa sapmadan, davetçiye uyarlar. Rahman'a karşı sesler kısılmıştır. Fısıltıdan başka bir şey işitemezsin.
Yevme izin yettebiuned daıye la ivece leh, ve haşeatil asvatu lir rahmani fe la tesmeu illa hemsa.
Tâhâ 20:109
يَوْمَئِذٍ
لَّا
تَنفَعُ
ٱلشَّفَـٰعَةُ
إِلَّا
مَنْ
أَذِنَ
لَهُ
ٱلرَّحْمَـٰنُ
وَرَضِىَ
لَهُ
قَوْلًا
O Gün, şefaat fayda vermez. Rahman'ın kendisine izin verdiği ve sözünden hoşnut olduğu kimse hariç.[1]
Yevme izin la tenfauş şefaatu illa men ezine lehur rahmanu ve radıye lehu kavla.
Tâhâ 20:112
وَمَن
يَعْمَلْ
مِنَ
ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ
وَهُوَ
مُؤْمِنٌ
فَلَا
يَخَافُ
ظُلْمًا
وَلَا
هَضْمًا
İman Eden biri olarak salihatı yapan kimse ise haksızlığa uğramaktan da hakkının yeneceğinden de korkmaz.
Ve men ya'mel mines salihati ve huve mu'minun fe la yehafu zulmen ve la hadma.
Tâhâ 20:113
وَكَذَٰلِكَ
أَنزَلْنَـٰهُ
قُرْءَانًا
عَرَبِيًّا
وَصَرَّفْنَا
فِيهِ
مِنَ
ٱلْوَعِيدِ
لَعَلَّهُمْ
يَتَّقُونَ
أَوْ
يُحْدِثُ
لَهُمْ
ذِكْرًا
Sana onu Arapça bir Kur'an olarak indirdik. O'nda, uyarıları teker teker bildirdik. Böylece takva[1] sahibi olurlar veya onlar için öğüt veren bir söz olur.
Ve kezalike enzelnahu kur'anen arabiyyen ve sarrafna fihi minel vaidi leallehum yettekune ev yuhdisu lehum zikra.
Tâhâ 20:114
فَتَعَـٰلَى
ٱللَّهُ
ٱلْمَلِكُ
ٱلْحَقُّ ۗ
وَلَا
تَعْجَلْ
بِٱلْقُرْءَانِ
مِن
قَبْلِ
أَن
يُقْضَىٰٓ
إِلَيْكَ
وَحْيُهُ ۖ
وَقُل
رَّبِّ
زِدْنِى
عِلْمًا
Her şeyin gerçek egemeni olan Allah, yücedir. Kur'an'ın sana vahyedilmesi bitirilmeden önce acele etme. "Rabb'im bana bilgiyi arttır." de.
Fe tealallahul melikul hak, ve la ta'cel bil kur'ani min kabli en yukda ileyke vahyuhu ve kul rabbi zidni ılma.
Tâhâ 20:117
فَقُلْنَا
يَـٰٓـَٔادَمُ
إِنَّ
هَـٰذَا
عَدُوٌّ
لَّكَ
وَلِزَوْجِكَ
فَلَا
يُخْرِجَنَّكُمَا
مِنَ
ٱلْجَنَّةِ
فَتَشْقَىٰٓ
Bunun üzerine Biz de: "Ey Adem! Kuşkusuz bu sana ve eşine düşmandır. Sakın sizi cennetten[1] çıkarmasın. Sonra mutsuz olursun." dedik.
Fe kulna ya ademu inne haza aduvvun leke ve li zevcike fe la yuhricennekuma minel cenneti fe teşka.
Tâhâ 20:118
إِنَّ
لَكَ
أَلَّا
تَجُوعَ
فِيهَا
وَلَا
تَعْرَىٰ
"Senin için orada acıkmak ve açıkta kalmak yoktur."
İnne leke ella tecua fiha ve la ta'ra.
Tâhâ 20:119
وَأَنَّكَ
لَا
تَظْمَؤُا۟
فِيهَا
وَلَا
تَضْحَىٰ
"Orada susuz kalmazsın ve sıcaktan zarar görmezsin."
Ve enneke la tazmeu fiha ve la tadha.
Tâhâ 20:120
فَوَسْوَسَ
إِلَيْهِ
ٱلشَّيْطَـٰنُ
قَالَ
يَـٰٓـَٔادَمُ
هَلْ
أَدُلُّكَ
عَلَىٰ
شَجَرَةِ
ٱلْخُلْدِ
وَمُلْكٍ
لَّا
يَبْلَىٰ
Sonra şeytan ona vesvese verdi. Dedi ki: "Ey Adem! Sana ebedilik ağacı ve yok olmayacak bir egemenlik[1] için yol göstereyim mi?"
Fe vesvese ileyhiş şeytanu kale ya ademu hel edulluke ala şeceretil huldi ve mulkin la yebla.