Sana onu Arapça bir Kur'an olarak indirdik. O'nda, uyarıları teker teker bildirdik. Böylece takva[1] sahibi olurlar veya onlar için öğüt veren bir söz olur.
وَكَذَٰلِكَ
ve böyle
أَنزَلْنَـٰهُ
sana onu indirdik
قُرْءَانًا
bir Kur'an olarak
عَرَبِيًّا
Arapça
وَصَرَّفْنَا
ve türlü biçimlere açıkladık
فِيهِ
onda
مِنَ
ٱلْوَعِيدِ
tehditleri
لَعَلَّهُمْ
umulur ki
يَتَّقُونَ
korunurlar
أَوْ
yahut
يُحْدِثُ
(Kur'an) yaptırır
لَهُمْ
onlara
ذِكْرًا
bir hatırlama
Ve kezalike enzelnahu kur'anen arabiyyen ve sarrafna fihi minel vaidi leallehum yettekune ev yuhdisu lehum zikra.
Takva, korunmak demektir. Allah'ın buyruklarına içtenlikle uyarak fucur, günah, kötü, zararlı ve tehlikeli şeylere karşı kendisini korumak ve güvene almaktır. Takva, kelime anlamı olarak zarar verecek şey ile korunacak şey arasına konan engel demektir. Muttaki: Takva sahibi olan. Takva "Fucur"un karşıtıdır (38:28; 91:8). Facir, fütursuzca günaha dalan, Hakk'tan Batıl'a sapan kimse demektir.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
ve kezalike
|
ve böyle | - |
| 2 |
enzelnahu
|
sana onu indirdik | نزل |
| 3 |
kur'anen
|
bir Kur'an olarak | قرا |
| 4 |
arabiyyen
|
Arapça | عرب |
| 5 |
ve sarrafna
|
ve türlü biçimlere açıkladık | صرف |
| 6 |
fihi
|
onda | - |
| 7 |
mine
|
- | |
| 8 |
l-veiydi
|
tehditleri | وعد |
| 9 |
leallehum
|
umulur ki | - |
| 10 |
yettekune
|
korunurlar | وقي |
| 11 |
ev
|
yahut | - |
| 12 |
yuhdisu
|
(Kur'an) yaptırır | حدث |
| 13 |
lehum
|
onlara | - |
| 14 |
zikran
|
bir hatırlama | ذكر |