İman Eden biri olarak salihatı yapan kimse ise haksızlığa uğramaktan da hakkının yeneceğinden de korkmaz.
وَمَن
ve kim
يَعْمَلْ
yaparsa
مِنَ
-den
ٱلصَّـٰلِحَـٰتِ
iyi olan işler-
وَهُوَ
ve o
مُؤْمِنٌ
inanırsa
فَلَا
artık
يَخَافُ
korkmaz
ظُلْمًا
zulümden
وَلَا
ne de
هَضْمًا
hakkının çiğnenmesinden
Ve men ya'mel mines salihati ve huve mu'minun fe la yehafu zulmen ve la hadma.