سورة الأحزاب
33.Ahzâb Suresi
"Müttefikler"
73 Ayet
Ahzâb 33:41
يَـٰٓأَيُّهَا
ٱلَّذِينَ
ءَامَنُوا۟
ٱذْكُرُوا۟
ٱللَّهَ
ذِكْرًا
كَثِيرًا
Ey iman edenler! Çok anışla Allah'ı anın.
Ya eyyuhellezine amenuzkurullahe zikren kesira.
Ahzâb 33:43
هُوَ
ٱلَّذِى
يُصَلِّى
عَلَيْكُمْ
وَمَلَـٰٓئِكَتُهُ
لِيُخْرِجَكُم
مِّنَ
ٱلظُّلُمَـٰتِ
إِلَى
ٱلنُّورِ ۚ
وَكَانَ
بِٱلْمُؤْمِنِينَ
رَحِيمًا
Allah ve melekleri, sizi karanlıklardan aydınlığa çıkarmak için size salat[1] etmektedir. O, Mü'minlere karşı çok merhametlidir.
Huvellezi yusalli aleykum ve melaiketuhu li yuhricekum minez zulumati ilen nur, ve kane bil mu'minine rahima.
Ahzâb 33:45
يَـٰٓأَيُّهَا
ٱلنَّبِىُّ
إِنَّآ
أَرْسَلْنَـٰكَ
شَـٰهِدًا
وَمُبَشِّرًا
وَنَذِيرًا
Ey Nebi! Biz seni tanık, haber veren ve uyarıcı olarak gönderdik.
Ya eyyuhen nebiyyu inna erselnake şahiden ve mubeşşiren ve nezira.
Ahzâb 33:47
وَبَشِّرِ
ٱلْمُؤْمِنِينَ
بِأَنَّ
لَهُم
مِّنَ
ٱللَّهِ
فَضْلًا
كَبِيرًا
Mü'minleri müjdele! Onlar için Allah'tan büyük bir lütuf vardır.
Ve beşşiril mu'minine bi enne lehum minallahi fadlen kebira.
Ahzâb 33:48
وَلَا
تُطِعِ
ٱلْكَـٰفِرِينَ
وَٱلْمُنَـٰفِقِينَ
وَدَعْ
أَذَىٰهُمْ
وَتَوَكَّلْ
عَلَى
ٱللَّهِ ۚ
وَكَفَىٰ
بِٱللَّهِ
وَكِيلًا
Kafirlere ve Münafıklara boyun eğme, onların baskılarına aldırma. Allah'a tevekkül[1] et. Vekil[2] olarak Allah yeter.
Ve la tutııl kafirine vel munafikine veda'ezahum ve tevekkel alallah, ve kefa billahi vekila.
Ahzâb 33:49
يَـٰٓأَيُّهَا
ٱلَّذِينَ
ءَامَنُوٓا۟
إِذَا
نَكَحْتُمُ
ٱلْمُؤْمِنَـٰتِ
ثُمَّ
طَلَّقْتُمُوهُنَّ
مِن
قَبْلِ
أَن
تَمَسُّوهُنَّ
فَمَا
لَكُمْ
عَلَيْهِنَّ
مِنْ
عِدَّةٍ
تَعْتَدُّونَهَا ۖ
فَمَتِّعُوهُنَّ
وَسَرِّحُوهُنَّ
سَرَاحًا
جَمِيلًا
Ey iman edenler! Mü'min kadınlarla evlenip, sonra onlara dokunmadan boşarsanız, onların iddet süresince beklemelerini isteme hakkınız yoktur. Böyle bir durumda onları hemen yararlandırın[1] ve güzellikle ayrılın.
Ya eyyuhellezine amenu iza nekahtumul mu'minati summe tallaktumuhunne min kabli en temessuhunne fe ma lekum aleyhinne min iddetin ta'tedduneha, fe mettiuhunne ve serrihuhunne serahan cemila.
Ahzâb 33:50
يَـٰٓأَيُّهَا
ٱلنَّبِىُّ
إِنَّآ
أَحْلَلْنَا
لَكَ
أَزْوَٰجَكَ
ٱلَّـٰتِىٓ
ءَاتَيْتَ
أُجُورَهُنَّ
وَمَا
مَلَكَتْ
يَمِينُكَ
مِمَّآ
أَفَآءَ
ٱللَّهُ
عَلَيْكَ
وَبَنَاتِ
عَمِّكَ
وَبَنَاتِ
عَمَّـٰتِكَ
وَبَنَاتِ
خَالِكَ
وَبَنَاتِ
خَـٰلَـٰتِكَ
ٱلَّـٰتِى
هَاجَرْنَ
مَعَكَ
وَٱمْرَأَةً
مُّؤْمِنَةً
إِن
وَهَبَتْ
نَفْسَهَا
لِلنَّبِىِّ
إِنْ
أَرَادَ
ٱلنَّبِىُّ
أَن
يَسْتَنكِحَهَا
خَالِصَةً
لَّكَ
مِن
دُونِ
ٱلْمُؤْمِنِينَ ۗ
قَدْ
عَلِمْنَا
مَا
فَرَضْنَا
عَلَيْهِمْ
فِىٓ
أَزْوَٰجِهِمْ
وَمَا
مَلَكَتْ
أَيْمَـٰنُهُمْ
لِكَيْلَا
يَكُونَ
عَلَيْكَ
حَرَجٌ ۗ
وَكَانَ
ٱللَّهُ
غَفُورًا
رَّحِيمًا
Ey Nebi! Biz, ecirlerini[1] verdiğin eşlerini ve savaşlarda Allah'ın fey[2] olarak sana verdiği antlaşma yolu ile hak sahibi olduklarını,[3] sana helal kıldık. Seninle birlikte hicret eden amcanın kızları, halalarının kızları, dayının kızları, teyzelerinin kızları ve kendisini Nebi'ye hibe[4] edip de Nebi'nin de evlenmeyi uygun gördüğü Mü'min kadını -ki bu yalnızca sana özgüdür- sana helal kıldık. Onlara[5] zevceleri ve antlaşma yolu ile hak sahibi oldukları konusunda neyi farz[6] kıldığımızı biliriz. Bu durum senin için bir güçlük olmasın diyedir.[7] Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.
Ya eyyuhen nebiyyu inna ahlelna leke ezvacekelleti ateyte ucurehunne ve ma meleket yeminuke mimma efaallahu aleyke ve benati ammike ve benati ammatike ve benati halike ve benati halatikellati hacerne meak, vemreeten mu'mineten in vehebet nefseha lin nebiyyi in eraden nebiyyu en yestenkihaha halisaten leke min dunil mu'minin, kad alimna ma faradna aleyhim fi ezvacihim ve ma meleket eymanuhum li keyla yekune aleyke harac, ve kanallahu gafuran rahima.
Ahzâb 33:51
تُرْجِى
مَن
تَشَآءُ
مِنْهُنَّ
وَتُـْٔوِىٓ
إِلَيْكَ
مَن
تَشَآءُ ۖ
وَمَنِ
ٱبْتَغَيْتَ
مِمَّنْ
عَزَلْتَ
فَلَا
جُنَاحَ
عَلَيْكَ ۚ
ذَٰلِكَ
أَدْنَىٰٓ
أَن
تَقَرَّ
أَعْيُنُهُنَّ
وَلَا
يَحْزَنَّ
وَيَرْضَيْنَ
بِمَآ
ءَاتَيْتَهُنَّ
كُلُّهُنَّ ۚ
وَٱللَّهُ
يَعْلَمُ
مَا
فِى
قُلُوبِكُمْ ۚ
وَكَانَ
ٱللَّهُ
عَلِيمًا
حَلِيمًا
Onlardan[1] dilediğini ertelersin, dilediğini yanına alırsın. Bıraktıklarından,[1] istediğini yanına almanda senin için bir sakınca yoktur. En uygun olanı budur. Bu, onların gözlerinin aydın olması[2] ve hüzünlenmemeleri ve kendilerine verdiğinle hoşnut olmaları için en uygun olanıdır. Allah, kalplerinizde olanı bilmektedir. Allah, Her Şeyi Bilen'dir, Çok Şefkatli'dir.
Turci men teşau minhunne ve tu'vi ileyke men teşau, ve menibtegayte mimmen azelte fe la cunaha aleyk, zalike edna en tekarre a'yunuhunne ve la yahzenne ve yerdayne bima ateytehunne kulluhunn, vallahu ya'lemu ma fi kulubikum ve kanallahu alimen halima.
Ahzâb 33:52
لَّا
يَحِلُّ
لَكَ
ٱلنِّسَآءُ
مِن
بَعْدُ
وَلَآ
أَن
تَبَدَّلَ
بِهِنَّ
مِنْ
أَزْوَٰجٍ
وَلَوْ
أَعْجَبَكَ
حُسْنُهُنَّ
إِلَّا
مَا
مَلَكَتْ
يَمِينُكَ ۗ
وَكَانَ
ٱللَّهُ
عَلَىٰ
كُلِّ
شَىْءٍ
رَّقِيبًا
Bundan böyle başka kadınlarla evlenmen, eşlerini boşayıp yerine iyi olması hoşuna gitse bile başka kadın alman sana helal olmaz.[1] Ancak antlaşma yolu ile[2] hak sahibi olduğun hariç. Allah, her şeyi gözetleyip denetleyendir.
La yahıllu leken nisau min ba'du ve la en tebeddele bihinne min ezvacin ve lev a'cebeke husnuhunne illa ma meleket yeminuk, ve kanallahu ala kulli şey'in rakiba.
Ahzâb 33:53
يَـٰٓأَيُّهَا
ٱلَّذِينَ
ءَامَنُوا۟
لَا
تَدْخُلُوا۟
بُيُوتَ
ٱلنَّبِىِّ
إِلَّآ
أَن
يُؤْذَنَ
لَكُمْ
إِلَىٰ
طَعَامٍ
غَيْرَ
نَـٰظِرِينَ
إِنَىٰهُ
وَلَـٰكِنْ
إِذَا
دُعِيتُمْ
فَٱدْخُلُوا۟
فَإِذَا
طَعِمْتُمْ
فَٱنتَشِرُوا۟
وَلَا
مُسْتَـْٔنِسِينَ
لِحَدِيثٍ ۚ
إِنَّ
ذَٰلِكُمْ
كَانَ
يُؤْذِى
ٱلنَّبِىَّ
فَيَسْتَحْىِ
مِنكُمْ ۖ
وَٱللَّهُ
لَا
يَسْتَحْىِ
مِنَ
ٱلْحَقِّ ۚ
وَإِذَا
سَأَلْتُمُوهُنَّ
مَتَـٰعًا
فَسْـَٔلُوهُنَّ
مِن
وَرَآءِ
حِجَابٍ ۚ
ذَٰلِكُمْ
أَطْهَرُ
لِقُلُوبِكُمْ
وَقُلُوبِهِنَّ ۚ
وَمَا
كَانَ
لَكُمْ
أَن
تُؤْذُوا۟
رَسُولَ
ٱللَّهِ
وَلَآ
أَن
تَنكِحُوٓا۟
أَزْوَٰجَهُ
مِن
بَعْدِهِٓ
أَبَدًا ۚ
إِنَّ
ذَٰلِكُمْ
كَانَ
عِندَ
ٱللَّهِ
عَظِيمًا
Ey İman Edenler! Nebi'nin evlerine, yemeğe izin verilmiş olmasının dışında vakitli vakitsiz izinsiz girmeyin. Ama çağrılmışsanız o başka. Yemeği yiyince de hadise[1] dalıp oyalanmayın, hemen dağılın. Doğrusu bu haliniz Nebi'yi rahatsız ediyor, o sizi kırmamak için bir şey demiyor. Allah ise gerçeği açıklamaktan çekinmez. Onlardan bir şey isteyeceğiniz zaman da hicap[2] arkasından isteyin. Bu sizin kalpleriniz için de onların kalpleri için de daha uygundur. Allah'ın Resul'üne rahatsızlık vermeniz doğru olmaz. Kendisinden sonra eşleriyle asla evlenemezsiniz. Kuşkusuz bu Allah'ın yanında büyük şeydir.
Ya eyyuhellezine amenu la tedhulu buyuten nebiyyi illa en yu'zene lekum ila taamin gayre nazırine inahu ve lakin iza duitum fedhulu fe iza taimtum fenteşiru ve la muste'nisine li hadis, inne zalikum kane yu'zin nebiyye fe yestahyi minkum vallahu la yestahyi minel hakk, ve iza seeltumuhunne metaan fes'eluhunne min verai hıcab, zalikum atharu li kulubikum ve kulubihinn, ve ma kane lekum en tu'zu resulallahi ve la en tenkihu ezvacehu min ba'dihi ebeda, inne zalikum kane indallahi azima.
Ahzâb 33:54
إِن
تُبْدُوا۟
شَيْـًٔا
أَوْ
تُخْفُوهُ
فَإِنَّ
ٱللَّهَ
كَانَ
بِكُلِّ
شَىْءٍ
عَلِيمًا
Bir şeyi açığa vursanız da gizleseniz de şunu bilin ki; kuşkusuz Allah, Her Şeyi En İyi Bilen'dir.
İn tubdu şey'en ev tuhfuhu fe innallahe kane bi kulli şey'in alima.
Ahzâb 33:55
لَّا
جُنَاحَ
عَلَيْهِنَّ
فِىٓ
ءَابَآئِهِنَّ
وَلَآ
أَبْنَآئِهِنَّ
وَلَآ
إِخْوَٰنِهِنَّ
وَلَآ
أَبْنَآءِ
إِخْوَٰنِهِنَّ
وَلَآ
أَبْنَآءِ
أَخَوَٰتِهِنَّ
وَلَا
نِسَآئِهِنَّ
وَلَا
مَا
مَلَكَتْ
أَيْمَـٰنُهُنَّ ۗ
وَٱتَّقِينَ
ٱللَّهَ ۚ
إِنَّ
ٱللَّهَ
كَانَ
عَلَىٰ
كُلِّ
شَىْءٍ
شَهِيدًا
Onlara; Babaları, oğulları, kardeşleri, erkek kardeşlerinin oğulları, kız kardeşlerinin oğulları, hemcinsleri ve antlaşma ile hak sahibi oldukları[1] ile serbestçe görüşmelerinde bir sakınca yoktur. Allah'a karşı takva sahibi olun. Kuşkusuz Allah, Her Şeye Tanık'tır.
La cunaha aleyhinne fi abaihinne ve la ebnaihinne ve la ihvanihinne ve la ebnai ihvanihinne ve la ebnai ehavatihinne ve la nisaihinne ve la ma meleket eymanuhun, vettekinallah, innallahe kane ala kulli şey'in şehida.
Ahzâb 33:56
إِنَّ
ٱللَّهَ
وَمَلَـٰٓئِكَتَهُ
يُصَلُّونَ
عَلَى
ٱلنَّبِىِّ ۚ
يَـٰٓأَيُّهَا
ٱلَّذِينَ
ءَامَنُوا۟
صَلُّوا۟
عَلَيْهِ
وَسَلِّمُوا۟
تَسْلِيمًا
Kuşkusuz Allah ve melekleri, Nebi'ye salat[1] ederler. Ey İman Edenler! Siz de O'na salat edin. Tam bir bağlılıkla selam[2] edin.
İnnallahe ve melaiketehu yusallune alen nebiyyi, ya eyyuhellezine amenu sallu aleyhi ve sellimu teslima.
Ahzâb 33:57
إِنَّ
ٱلَّذِينَ
يُؤْذُونَ
ٱللَّهَ
وَرَسُولَهُ
لَعَنَهُمُ
ٱللَّهُ
فِى
ٱلدُّنْيَا
وَٱلْـَٔاخِرَةِ
وَأَعَدَّ
لَهُمْ
عَذَابًا
مُّهِينًا
Allah ve Resul'üne eziyet edenlere, Allah, dünya ve ahirette lanet etti. Ve onlar için alçaltıcı bir azap hazırladı.
İnnellezine yu'zunallahe ve resulehu leanehumullahu fid dunya vel ahıreti ve eadde lehum azaben muhina.
Ahzâb 33:58
وَٱلَّذِينَ
يُؤْذُونَ
ٱلْمُؤْمِنِينَ
وَٱلْمُؤْمِنَـٰتِ
بِغَيْرِ
مَا
ٱكْتَسَبُوا۟
فَقَدِ
ٱحْتَمَلُوا۟
بُهْتَـٰنًا
وَإِثْمًا
مُّبِينًا
Mü'min erkeklere ve Mü'min kadınlara yapmadıkları bir şey nedeniyle eziyet eden kimseler, bu durumda iftira ve apaçık günah yüklenmiş oldular.
Vellezine yu'zunel mu'minine vel mu'minati bi gayri mektesebu fe kadihtemelu buhtanen ve ismen mubina.
Ahzâb 33:59
يَـٰٓأَيُّهَا
ٱلنَّبِىُّ
قُل
لِّأَزْوَٰجِكَ
وَبَنَاتِكَ
وَنِسَآءِ
ٱلْمُؤْمِنِينَ
يُدْنِينَ
عَلَيْهِنَّ
مِن
جَلَـٰبِيبِهِنَّ ۚ
ذَٰلِكَ
أَدْنَىٰٓ
أَن
يُعْرَفْنَ
فَلَا
يُؤْذَيْنَ ۗ
وَكَانَ
ٱللَّهُ
غَفُورًا
رَّحِيمًا
Ey Nebi! Eşlerine, kızlarına ve Mü'minlerin kadınlarına söyle, cilbablarını[1] üzerlerine salsınlar.[2] Bu, salma onların bilinmeleri[3] ve eziyet edilmemeleri[4] için daha uygundur. Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.
Ya eyyuhen nebiyyu kul li ezvacike ve benatike ve nisail mu'minine yudnine aleyhinne min celabibihinn, zalike edna en yu'refne fe la yu'zeyn ve kanallahu gafuren rahima.
Ahzâb 33:60
لَّئِن
لَّمْ
يَنتَهِ
ٱلْمُنَـٰفِقُونَ
وَٱلَّذِينَ
فِى
قُلُوبِهِم
مَّرَضٌ
وَٱلْمُرْجِفُونَ
فِى
ٱلْمَدِينَةِ
لَنُغْرِيَنَّكَ
بِهِمْ
ثُمَّ
لَا
يُجَاوِرُونَكَ
فِيهَآ
إِلَّا
قَلِيلًا
Eğer, münafıklar, kalplerinde hastalık bulunanlar, şehirde yalan ve kötü haber yayanlar bu davranışlarına son vermezlerse, ant olsun ki, seni onlara musallat ederiz de seninle bir arada daha fazla kalamazlar.
Le in lem yentehil munafikune vellezine fi kulubihim maradun vel murcifune fil medineti le nugriyenneke bihim summe la yucaviruneke fiha illa kalila.