Onlardan[1] dilediğini ertelersin, dilediğini yanına alırsın. Bıraktıklarından,[1] istediğini yanına almanda senin için bir sakınca yoktur. En uygun olanı budur. Bu, onların gözlerinin aydın olması[2] ve hüzünlenmemeleri ve kendilerine verdiğinle hoşnut olmaları için en uygun olanıdır. Allah, kalplerinizde olanı bilmektedir. Allah, Her Şeyi Bilen'dir, Çok Şefkatli'dir.
تُرْجِى
geri bırakır
مَن
kimseyi
تَشَآءُ
dilediği
مِنْهُنَّ
onlardan
وَتُـْٔوِىٓ
ve alırsın
إِلَيْكَ
yanına
مَن
kimseyi
تَشَآءُ ۖ
dilediğin
وَمَنِ
ve kimseye
ٱبْتَغَيْتَ
arzu ettiği(ne dönmekte)
مِمَّنْ
عَزَلْتَ
ayrıldıklarından
فَلَا
yoktur
جُنَاحَ
bir günah
عَلَيْكَ ۚ
senin üzerine
ذَٰلِكَ
budur
أَدْنَىٰٓ
en elverişli olan
أَن
تَقَرَّ
aydınlanmasına
أَعْيُنُهُنَّ
onların gözlerinin
وَلَا
ve
يَحْزَنَّ
tasalanmamalarına
وَيَرْضَيْنَ
ve razı olmalarına
بِمَآ
ءَاتَيْتَهُنَّ
senin verdiklerine
كُلُّهُنَّ ۚ
hepsinin
وَٱللَّهُ
Allah
يَعْلَمُ
bilir
مَا
olanı
فِى
قُلُوبِكُمْ ۚ
sizin kalblerinizde
وَكَانَ
ve
ٱللَّهُ
Allah
عَلِيمًا
bilendir
حَلِيمًا
halimdir
Turci men teşau minhunne ve tu'vi ileyke men teşau, ve menibtegayte mimmen azelte fe la cunaha aleyk, zalike edna en tekarre a'yunuhunne ve la yahzenne ve yerdayne bima ateytehunne kulluhunn, vallahu ya'lemu ma fi kulubikum ve kanallahu alimen halima.
Nebi'nin dilediğini yanına almasını, dilediğini ertelemesinin Nebi'nin özel hayatıyla ilgisi yoktur.
Sevinmeleri.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
turci
|
geri bırakır | رجو |
| 2 |
men
|
kimseyi | - |
| 3 |
teşa'u
|
dilediği | شيا |
| 4 |
minhunne
|
onlardan | - |
| 5 |
vetu'vi
|
ve alırsın | اوي |
| 6 |
ileyke
|
yanına | - |
| 7 |
men
|
kimseyi | - |
| 8 |
teşa'u
|
dilediğin | شيا |
| 9 |
ve meni
|
ve kimseye | - |
| 10 |
btegayte
|
arzu ettiği(ne dönmekte) | بغي |
| 11 |
mimmen
|
- | |
| 12 |
azelte
|
ayrıldıklarından | عزل |
| 13 |
fela
|
yoktur | - |
| 14 |
cunaha
|
bir günah | جنح |
| 15 |
aleyke
|
senin üzerine | - |
| 16 |
zalike
|
budur | - |
| 17 |
edna
|
en elverişli olan | دنو |
| 18 |
en
|
- | |
| 19 |
tekarra
|
aydınlanmasına | قرر |
| 20 |
ea'yunuhunne
|
onların gözlerinin | عين |
| 21 |
ve la
|
ve | - |
| 22 |
yehzenne
|
tasalanmamalarına | حزن |
| 23 |
ve yerdeyne
|
ve razı olmalarına | رضو |
| 24 |
bima
|
- | |
| 25 |
ateytehunne
|
senin verdiklerine | اتي |
| 26 |
kulluhunne
|
hepsinin | كلل |
| 27 |
vallahu
|
Allah | - |
| 28 |
yea'lemu
|
bilir | علم |
| 29 |
ma
|
olanı | - |
| 30 |
fi
|
- | |
| 31 |
kulubikum
|
sizin kalblerinizde | قلب |
| 32 |
ve kane
|
ve | كون |
| 33 |
llahu
|
Allah | - |
| 34 |
alimen
|
bilendir | علم |
| 35 |
halimen
|
halimdir | حلم |