سورة المائدة
5.Mâide Suresi
"Sofra"
120 Ayet
Mâide 5:61
وَإِذَا
جَآءُوكُمْ
قَالُوٓا۟
ءَامَنَّا
وَقَد
دَّخَلُوا۟
بِٱلْكُفْرِ
وَهُمْ
قَدْ
خَرَجُوا۟
بِهِ ۚ
وَٱللَّهُ
أَعْلَمُ
بِمَا
كَانُوا۟
يَكْتُمُونَ
Onlar, size geldiklerinde, "İman ettik." dediler. Oysaki onlar, yanınıza küfürle girdiler, küfürle çıktılar. Allah, gizledikleri şeyi en iyi bilendir.
Ve iza caukum kalu amenna ve kad dehalu bil kufri ve hum kad haracu bih vallahu a'lemu bima kanu yektumun.
Mâide 5:62
وَتَرَىٰ
كَثِيرًا
مِّنْهُمْ
يُسَـٰرِعُونَ
فِى
ٱلْإِثْمِ
وَٱلْعُدْوَٰنِ
وَأَكْلِهِمُ
ٱلسُّحْتَ ۚ
لَبِئْسَ
مَا
كَانُوا۟
يَعْمَلُونَ
Ve onlardan pek çoğunun, günah işlemede, düşmanlık yapmada ve suht[1] yemede birbirleriyle yarıştıklarını görürsün. Yapmakta oldukları şey ne kadar kötüdür!
Ve tera kesiran minhum yusariune fil ismi vel udvani ve eklihimus suht lebi'se ma kanu ya'melun.
Mâide 5:63
لَوْلَا
يَنْهَىٰهُمُ
ٱلرَّبَّـٰنِيُّونَ
وَٱلْأَحْبَارُ
عَن
قَوْلِهِمُ
ٱلْإِثْمَ
وَأَكْلِهِمُ
ٱلسُّحْتَ ۚ
لَبِئْسَ
مَا
كَانُوا۟
يَصْنَعُونَ
Rabbanilerin[1] ve ahbarın;[2] günah söz söylemekten ve suht[3] yemekten sakındırmaları gerekmez miydi? Yaltaklanmaları ne kötüdür.
Lev la yenhahumur rabbaniyyune vel ahbaru an kavlihimul isme ve eklihimus suht lebi'se ma kanu yasneun.
Mâide 5:64
وَقَالَتِ
ٱلْيَهُودُ
يَدُ
ٱللَّهِ
مَغْلُولَةٌ ۚ
غُلَّتْ
أَيْدِيهِمْ
وَلُعِنُوا۟
بِمَا
قَالُوا۟ ۘ
بَلْ
يَدَاهُ
مَبْسُوطَتَانِ
يُنفِقُ
كَيْفَ
يَشَآءُ ۚ
وَلَيَزِيدَنَّ
كَثِيرًا
مِّنْهُم
مَّآ
أُنزِلَ
إِلَيْكَ
مِن
رَّبِّكَ
طُغْيَـٰنًا
وَكُفْرًا ۚ
وَأَلْقَيْنَا
بَيْنَهُمُ
ٱلْعَدَٰوَةَ
وَٱلْبَغْضَآءَ
إِلَىٰ
يَوْمِ
ٱلْقِيَـٰمَةِ ۚ
كُلَّمَآ
أَوْقَدُوا۟
نَارًا
لِّلْحَرْبِ
أَطْفَأَهَا
ٱللَّهُ ۚ
وَيَسْعَوْنَ
فِى
ٱلْأَرْضِ
فَسَادًا ۚ
وَٱللَّهُ
لَا
يُحِبُّ
ٱلْمُفْسِدِينَ
O Yahudiler,[1] "Allah'ın eli bağlıdır.[2]" dediler. Böyle söylemelerinden dolayı elleri bağlandı ve söyledikleri yüzünden lanetlendiler. Oysaki O'nun iki eli de açıktır.[3] Nasıl dilerse öyle infak[4] eder. Yemin olsun ki sana Rabb'inden indirilen şey onların çoğunun azgınlığını ve küfrünü arttıracaktır. Biz de aralarına kıyamet gününe kadar düşmanlık ve nefret yerleştirdik. Savaş için ateş yaktıkları her seferinde Allah onu söndürdü. Yeryüzünde bozgunculuk için koşuşuyorlar. Ve Allah bozguncuları sevmez.
Ve kaletil yehudu yedullahi magluleh gullet eydihim ve luınu bima kalu bel yedahu mebsutatani yunfıku keyfe yeşa ve leyezidenne kesiran minhum ma unzile ileyke min rabbike tugyanen ve kufra ve elkayna beynehumul adavete vel bagdae ila yevmil kıyameh kullema evkadu naran lil harbi etfeehallahu ve yes'avne fil ardı fesada vallahu la yuhıbbul mufsidin.
Mâide 5:65
وَلَوْ
أَنَّ
أَهْلَ
ٱلْكِتَـٰبِ
ءَامَنُوا۟
وَٱتَّقَوْا۟
لَكَفَّرْنَا
عَنْهُمْ
سَيِّـَٔاتِهِمْ
وَلَأَدْخَلْنَـٰهُمْ
جَنَّـٰتِ
ٱلنَّعِيمِ
Eğer Kitap Ehli de iman edip takva sahibi olsaydı, kötülüklerini örter,[1] nimet dolu Cennetlere koyardık.
Ve lev enne ehlel kitabi amenu vettekav le kefferna anhum seyyiatihim ve le edhalnahum cennatin naim.
Mâide 5:66
وَلَوْ
أَنَّهُمْ
أَقَامُوا۟
ٱلتَّوْرَىٰةَ
وَٱلْإِنجِيلَ
وَمَآ
أُنزِلَ
إِلَيْهِم
مِّن
رَّبِّهِمْ
لَأَكَلُوا۟
مِن
فَوْقِهِمْ
وَمِن
تَحْتِ
أَرْجُلِهِم ۚ
مِّنْهُمْ
أُمَّةٌ
مُّقْتَصِدَةٌ ۖ
وَكَثِيرٌ
مِّنْهُمْ
سَآءَ
مَا
يَعْمَلُونَ
Eğer onlar, Tevrat'ı, İncil'i ve Rabb'lerinden kendilerine indirileni gereğince uygulasalardı hem üstlerinden hem de ayaklarının altından[1] yiyeceklerdi. İçlerinde muktesid[2] bir topluluk var. Ve onlardan çoğu da kötü işler yapıyorlar.
Ve lev ennehum ekamut tevrate vel incile ve ma unzile ileyhim min rabbihim le ekelu min fevkıhim ve min tahti erculihim. Minhum ummetun muktesıdeh ve kesirun minhum sae ma ya'melun.
Mâide 5:67
يَـٰٓأَيُّهَا
ٱلرَّسُولُ
بَلِّغْ
مَآ
أُنزِلَ
إِلَيْكَ
مِن
رَّبِّكَ ۖ
وَإِن
لَّمْ
تَفْعَلْ
فَمَا
بَلَّغْتَ
رِسَالَتَهُ ۚ
وَٱللَّهُ
يَعْصِمُكَ
مِنَ
ٱلنَّاسِ ۗ
إِنَّ
ٱللَّهَ
لَا
يَهْدِى
ٱلْقَوْمَ
ٱلْكَـٰفِرِينَ
Ey Resul! Rabb'inden sana her indirileni tebliğ et. Eğer yapmazsan, O'nun mesajını tebliğ etmemiş sayılırsın. Allah, seni insanlardan koruyor. Kuşkusuz, Allah, Kafirleri doğru yola iletmez.
Ya eyyuherresulu bellıg ma unzile ileyke min rabbik ve in lem tef'al fema bellagte risaleteh vallahu ya'sımuke minen nas innallahe la yehdil kavmel kafirin.
Mâide 5:68
قُلْ
يَـٰٓأَهْلَ
ٱلْكِتَـٰبِ
لَسْتُمْ
عَلَىٰ
شَىْءٍ
حَتَّىٰ
تُقِيمُوا۟
ٱلتَّوْرَىٰةَ
وَٱلْإِنجِيلَ
وَمَآ
أُنزِلَ
إِلَيْكُم
مِّن
رَّبِّكُمْ ۗ
وَلَيَزِيدَنَّ
كَثِيرًا
مِّنْهُم
مَّآ
أُنزِلَ
إِلَيْكَ
مِن
رَّبِّكَ
طُغْيَـٰنًا
وَكُفْرًا ۖ
فَلَا
تَأْسَ
عَلَى
ٱلْقَوْمِ
ٱلْكَـٰفِرِينَ
De ki: "Ey Kitap Ehli! Tevrat'ı ve İncil'i ve Rabb'inizden size indirileni gereğince uygulamadığınız sürece inancınızı sağlam bir temele oturtmuş olmazsınız." Elbette Rabb'inden sana indirilmekte olan şey, onlardan çoğunun azgınlığını ve küfrünü artırır. O halde Kafir halka üzülme.
Kul ya ehlel kitabi! lestum ala şey'in hatta tukimut Tevrate vel İncile ve ma unzile ileykum min rabbikum ve le yezidenne kesiren minhum ma unzile ileyke min rabbike tugyanen ve kufr, fe la te'se alal kavmil kafirin.
Mâide 5:69
إِنَّ
ٱلَّذِينَ
ءَامَنُوا۟
وَٱلَّذِينَ
هَادُوا۟
وَٱلصَّـٰبِـُٔونَ
وَٱلنَّصَـٰرَىٰ
مَنْ
ءَامَنَ
بِٱللَّهِ
وَٱلْيَوْمِ
ٱلْـَٔاخِرِ
وَعَمِلَ
صَـٰلِحًا
فَلَا
خَوْفٌ
عَلَيْهِمْ
وَلَا
هُمْ
يَحْزَنُونَ
İman Edenler, Yahudiler, Sabiiler[1] ve Nesara;[2] kim Allah'a ve Ahiret Günü'ne iman etti[3] ve salihatı[4] yaptı ise onlara korku yoktur ve üzülmeyeceklerdir de.
İnnellezine amenu vellezine hadu ves sabiune ven nasara men amene billahi vel yevmil ahıri ve amile salihan fe la havfun aleyhim ve la hum yahzenun.
Mâide 5:70
لَقَدْ
أَخَذْنَا
مِيثَـٰقَ
بَنِىٓ
إِسْرَٰٓءِيلَ
وَأَرْسَلْنَآ
إِلَيْهِمْ
رُسُلًا ۖ
كُلَّمَا
جَآءَهُمْ
رَسُولٌ
بِمَا
لَا
تَهْوَىٰٓ
أَنفُسُهُمْ
فَرِيقًا
كَذَّبُوا۟
وَفَرِيقًا
يَقْتُلُونَ
Elbette İsrailoğullarından söz aldık ve onlara Resuller gönderdik. Ne zaman kendi hevalarına[1] uymayan bir resul geldiyse, bir kısmını yalanlıyor ve bir kısmını da öldürüyorlardı.
Lekad ehazna misaka beni israile ve erselna ileyhim rusula kullema caehum resulun bima la tehva enfusuhum ferikan kezzebu ve ferikan yaktulun.
Mâide 5:71
وَحَسِبُوٓا۟
أَلَّا
تَكُونَ
فِتْنَةٌ
فَعَمُوا۟
وَصَمُّوا۟
ثُمَّ
تَابَ
ٱللَّهُ
عَلَيْهِمْ
ثُمَّ
عَمُوا۟
وَصَمُّوا۟
كَثِيرٌ
مِّنْهُمْ ۚ
وَٱللَّهُ
بَصِيرٌ
بِمَا
يَعْمَلُونَ
Bir fitne[1] olmayacağını sandılar da kör ve sağır kesildiler.[2] Sonra Allah, onların üzerine tevbe[3] etti. Daha sonra onlardan birçoğu yine kör ve sağır kesildiler. Allah ne yaptıklarını gerçeğiyle görmektedir.
Ve hasibu ella tekune fitnetun fe amu ve sammu summe taballahu aleyhim summe amu ve sammu kesirun minhum vallahu basirun bima ya'melun.
Mâide 5:72
لَقَدْ
كَفَرَ
ٱلَّذِينَ
قَالُوٓا۟
إِنَّ
ٱللَّهَ
هُوَ
ٱلْمَسِيحُ
ٱبْنُ
مَرْيَمَ ۖ
وَقَالَ
ٱلْمَسِيحُ
يَـٰبَنِىٓ
إِسْرَٰٓءِيلَ
ٱعْبُدُوا۟
ٱللَّهَ
رَبِّى
وَرَبَّكُمْ ۖ
إِنَّهُ
مَن
يُشْرِكْ
بِٱللَّهِ
فَقَدْ
حَرَّمَ
ٱللَّهُ
عَلَيْهِ
ٱلْجَنَّةَ
وَمَأْوَىٰهُ
ٱلنَّارُ ۖ
وَمَا
لِلظَّـٰلِمِينَ
مِنْ
أَنصَارٍ
Ant olsun Meyem Oğlu Mesih'e, "O Allah'tır." diyenler Kafir oldular. Oysaki Mesih: "Ey İsrailoğulları! Benim de sizin de Rabb'iniz olan Allah'a kulluk edin. Kim Allah'a şirk[1] koşarsa, Allah ona Cennet'i haram etmiştir. Ve onun varacağı yer ateştir. Zalimler için hiçbir yardımcı yoktur." dedi.
Lekad keferallezine kalu innallahe huvel mesihubnu meryem ve kalel mesihu ya beni israila'budullahe rabbi ve rabbekum innehu men yuşrik billahi fekad harremallahu aleyhil cennete ve me'vahun nar ve ma liz zalimine min ensar.
Mâide 5:73
لَّقَدْ
كَفَرَ
ٱلَّذِينَ
قَالُوٓا۟
إِنَّ
ٱللَّهَ
ثَالِثُ
ثَلَـٰثَةٍ ۘ
وَمَا
مِنْ
إِلَـٰهٍ
إِلَّآ
إِلَـٰهٌ
وَٰحِدٌ ۚ
وَإِن
لَّمْ
يَنتَهُوا۟
عَمَّا
يَقُولُونَ
لَيَمَسَّنَّ
ٱلَّذِينَ
كَفَرُوا۟
مِنْهُمْ
عَذَابٌ
أَلِيمٌ
Ant olsun "Allah, üçün üçüncüsüdür." diyenler Kafir oldular. Oysaki bir tek ilahtan başka ilah yoktur. Ve eğer bu söylediklerinden vazgeçmezlerse, onlardan Kafirlik edenlere elbette elem verici bir azap dokunacaktır.
Lekad keferellezine kalu innallahe salisu selasetin ve ma min ilahin illa ilahun vahid ve in lem yentehu amma yekulune le yemessennellezine keferu minhum azabun elim.
Mâide 5:75
مَّا
ٱلْمَسِيحُ
ٱبْنُ
مَرْيَمَ
إِلَّا
رَسُولٌ
قَدْ
خَلَتْ
مِن
قَبْلِهِ
ٱلرُّسُلُ
وَأُمُّهُ
صِدِّيقَةٌ ۖ
كَانَا
يَأْكُلَانِ
ٱلطَّعَامَ ۗ
ٱنظُرْ
كَيْفَ
نُبَيِّنُ
لَهُمُ
ٱلْـَٔايَـٰتِ
ثُمَّ
ٱنظُرْ
أَنَّىٰ
يُؤْفَكُونَ
İyi bilin ki, Meyem Oğlu Mesih, yalnızca bir Resul'dür. Ondan önce de Resuller gelip geçti. O'nun annesi çok dürüsttür. İkisi de diğer insanlar gibi yer, içerlerdi[1]. Onlar için ayetleri[2] nasıl açıkladığımıza bak ve sonra nasıl döndürüldüklerini[3] gör.
Melmesihubnu meryeme illa resul, kad halet min kablihir rusul ve ummuhu sıddikah kana ye'kulanit taam unzur keyfe nubeyyinu lehumul ayati summenzur enna yu'fekun.
Mâide 5:76
قُلْ
أَتَعْبُدُونَ
مِن
دُونِ
ٱللَّهِ
مَا
لَا
يَمْلِكُ
لَكُمْ
ضَرًّا
وَلَا
نَفْعًا ۚ
وَٱللَّهُ
هُوَ
ٱلسَّمِيعُ
ٱلْعَلِيمُ
De ki: "Allah'ı bırakıp, size bir yarar sağlamaya da bir zarar vermeye de gücü yetmeyen şeylere mi kulluk[1] yapıyorsunuz? Allah, Her Şeyi Duyan, Her Şeyi Bilen'dir."
Kul e ta'budune min dunillahi ma la yemliku lekum darran ve la nef'a vallahu huves semiul alim.
Mâide 5:77
قُلْ
يَـٰٓأَهْلَ
ٱلْكِتَـٰبِ
لَا
تَغْلُوا۟
فِى
دِينِكُمْ
غَيْرَ
ٱلْحَقِّ
وَلَا
تَتَّبِعُوٓا۟
أَهْوَآءَ
قَوْمٍ
قَدْ
ضَلُّوا۟
مِن
قَبْلُ
وَأَضَلُّوا۟
كَثِيرًا
وَضَلُّوا۟
عَن
سَوَآءِ
ٱلسَّبِيلِ
De ki: "Ey Kitap Ehli! Gerçeğin dışına çıkarak, dininizin sınırlarını ihlal etmeyin. Daha önce sapan ve birçoğunu saptıran ve düzgün yoldan sapmış olan bir halkın hevasına uymayın.
Kul ya ehlel kitabi, la taglu fi dinikum gayral hakkı ve la tettebi'u ehvae kavmin kad dallu min kablu ve edallu kesiran ve dallu an sevais sebil.
Mâide 5:78
لُعِنَ
ٱلَّذِينَ
كَفَرُوا۟
مِن
بَنِىٓ
إِسْرَٰٓءِيلَ
عَلَىٰ
لِسَانِ
دَاوُدَ
وَعِيسَى
ٱبْنِ
مَرْيَمَ ۚ
ذَٰلِكَ
بِمَا
عَصَوا۟
وَّكَانُوا۟
يَعْتَدُونَ
İsrailoğullarından Kafir olan kimseler, asi olmaları ve haddi aşmaları nedeniyle, Davud'un ve Meyrem Oğlu İsa'nın diliyle lanetlendiler.
Luinellezine keferu min beni israile ala lisani davude ve isebni meryem zalike bima asav ve kanu ya'tedun.
Mâide 5:79
كَانُوا۟
لَا
يَتَنَاهَوْنَ
عَن
مُّنكَرٍ
فَعَلُوهُ ۚ
لَبِئْسَ
مَا
كَانُوا۟
يَفْعَلُونَ
Yaptıkları kötü şeylerde, birbirlerini uyarmıyorlardı. Gerçekten yapmakta oldukları şey ne kadar çirkindi.
Kanu la yetenahevne an munkerin fealuh lebi'se ma kanu yef'alun.
Mâide 5:80
تَرَىٰ
كَثِيرًا
مِّنْهُمْ
يَتَوَلَّوْنَ
ٱلَّذِينَ
كَفَرُوا۟ ۚ
لَبِئْسَ
مَا
قَدَّمَتْ
لَهُمْ
أَنفُسُهُمْ
أَن
سَخِطَ
ٱللَّهُ
عَلَيْهِمْ
وَفِى
ٱلْعَذَابِ
هُمْ
خَـٰلِدُونَ
Onlardan çoğunun, Kafirleri veli[1] edindiklerini görürsün. Nefislerinin kendileri için sunduğu şey ne kötüdür. Allah, onlara gazap etmiştir ve onlar sürekli azapta kalacaklardır.
Tera kesiran minhum yetevellevnellezine keferu lebi'se ma kaddemet lehum enfusuhum en sehıtallahu aleyhim ve fil azabi hum halidun.