Elbette İsrailoğullarından söz aldık ve onlara Resuller gönderdik. Ne zaman kendi hevalarına[1] uymayan bir resul geldiyse, bir kısmını yalanlıyor ve bir kısmını da öldürüyorlardı.
لَقَدْ
andolsun
أَخَذْنَا
biz almıştık
مِيثَـٰقَ
söz
بَنِىٓ
oğullarından
إِسْرَٰٓءِيلَ
İsrail
وَأَرْسَلْنَآ
ve göndermiştik
إِلَيْهِمْ
onlara
رُسُلًا ۖ
elçiler
كُلَّمَا
ne zaman
جَآءَهُمْ
onlara getirdiyse
رَسُولٌ
bir elçi
بِمَا
bir şey
لَا
تَهْوَىٰٓ
istemediği
أَنفُسُهُمْ
canlarının
فَرِيقًا
bir kısmını
كَذَّبُوا۟
yalanladılar
وَفَرِيقًا
ve bir kısmını da
يَقْتُلُونَ
öldürüyorlardı
Lekad ehazna misaka beni israile ve erselna ileyhim rusula kullema caehum resulun bima la tehva enfusuhum ferikan kezzebu ve ferikan yaktulun.
Bkz. 5:48. ayetin 3. dipnotu.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
lekad
|
andolsun | - |
| 2 |
ehazna
|
biz almıştık | اخذ |
| 3 |
misaka
|
söz | وثق |
| 4 |
beni
|
oğullarından | بني |
| 5 |
israile
|
İsrail | - |
| 6 |
ve erselna
|
ve göndermiştik | رسل |
| 7 |
ileyhim
|
onlara | - |
| 8 |
rusulen
|
elçiler | رسل |
| 9 |
kullema
|
ne zaman | كلل |
| 10 |
ca'ehum
|
onlara getirdiyse | جيا |
| 11 |
rasulun
|
bir elçi | رسل |
| 12 |
bima
|
bir şey | - |
| 13 |
la
|
- | |
| 14 |
tehva
|
istemediği | هوي |
| 15 |
enfusuhum
|
canlarının | نفس |
| 16 |
ferikan
|
bir kısmını | فرق |
| 17 |
kezzebu
|
yalanladılar | كذب |
| 18 |
ve ferikan
|
ve bir kısmını da | فرق |
| 19 |
yektulune
|
öldürüyorlardı | قتل |