سورة لقمان
31.Lokmân Suresi
"Lokman"
34 Ayet
Lokmân 31:21
وَإِذَا
قِيلَ
لَهُمُ
ٱتَّبِعُوا۟
مَآ
أَنزَلَ
ٱللَّهُ
قَالُوا۟
بَلْ
نَتَّبِعُ
مَا
وَجَدْنَا
عَلَيْهِ
ءَابَآءَنَآ ۚ
أَوَلَوْ
كَانَ
ٱلشَّيْطَـٰنُ
يَدْعُوهُمْ
إِلَىٰ
عَذَابِ
ٱلسَّعِيرِ
Onlara, "Allah'ın indirdiği şeye uyun." dendiği zaman: "Hayır! Biz atalarımızı üzerinde bulduğumuz şeye uyarız." dediler. Peki! Ya şeytan onları alevli ateşin azabına çağırmış olsa da mı?
Ve iza kile lehumuttebiu ma enzelallahu kalu bel nettebiu ma vecedna aleyhi abaena, e ve lev kaneş şeytanu yed'uhum ila azabis sair.
Lokmân 31:22
وَمَن
يُسْلِمْ
وَجْهَهُٓ
إِلَى
ٱللَّهِ
وَهُوَ
مُحْسِنٌ
فَقَدِ
ٱسْتَمْسَكَ
بِٱلْعُرْوَةِ
ٱلْوُثْقَىٰ ۗ
وَإِلَى
ٱللَّهِ
عَـٰقِبَةُ
ٱلْأُمُورِ
Kim muhsin[1] olarak, tüm varlığı ile Allah'a yönelirse, işte o, gerçekten en sağlam tutamağa tutunmuştur. İşlerin sonucu yalnızca Allah'a aittir.
Ve men yuslim vechehu ilallahi ve huve muhsinun fe kadistemseke bil urvetil vuska, ve ilallahi akibetul umur.
Lokmân 31:23
وَمَن
كَفَرَ
فَلَا
يَحْزُنكَ
كُفْرُهُٓ ۚ
إِلَيْنَا
مَرْجِعُهُمْ
فَنُنَبِّئُهُم
بِمَا
عَمِلُوٓا۟ ۚ
إِنَّ
ٱللَّهَ
عَلِيمٌ
بِذَاتِ
ٱلصُّدُورِ
Kim de Kafirlik ederse, artık onun Küfrü seni üzmesin. Onların dönüşü yalnızca Biz'edir. Yaptıkları şeyleri haber vereceğiz. Kuşkusuz Allah, sinelerde olanı en iyi bilendir.
Ve men kefere fe la yahzunke kufruh, ileyna merciuhum fe nunebbiuhum bi ma amil, innallahe alimun bi zatis sudur.
Lokmân 31:25
وَلَئِن
سَأَلْتَهُم
مَّنْ
خَلَقَ
ٱلسَّمَـٰوَٰتِ
وَٱلْأَرْضَ
لَيَقُولُنَّ
ٱللَّهُ ۚ
قُلِ
ٱلْحَمْدُ
لِلَّهِ ۚ
بَلْ
أَكْثَرُهُمْ
لَا
يَعْلَمُونَ
Eğer onlara: "Gökleri ve yeri kim yarattı?" diye sorsan, kesinlikle "Allah." diyecekler. De ki: "Bütün övgüler Allah'a layıktır." Hayır, çokları bunu idrak etmezler.
Ve le in seeltehum men halakas semavati vel arda le yekulunnellah, kulil hamdulillah, bel ekseruhum la ya'lemun.
Lokmân 31:26
لِلَّهِ
مَا
فِى
ٱلسَّمَـٰوَٰتِ
وَٱلْأَرْضِ ۚ
إِنَّ
ٱللَّهَ
هُوَ
ٱلْغَنِىُّ
ٱلْحَمِيدُ
Göklerde ve yerde olanlar, Allah'ındır. Allah, Hiçbir Şeye Muhtaç Olmayan'dır, Övgüye Değer Yegane Varlık'tır.
Lillahi ma fis semavati vel ard, innallahe huvel ganiyyul hamid.
Lokmân 31:27
وَلَوْ
أَنَّمَا
فِى
ٱلْأَرْضِ
مِن
شَجَرَةٍ
أَقْلَـٰمٌ
وَٱلْبَحْرُ
يَمُدُّهُ
مِن
بَعْدِهِ
سَبْعَةُ
أَبْحُرٍ
مَّا
نَفِدَتْ
كَلِمَـٰتُ
ٱللَّهِ ۗ
إِنَّ
ٱللَّهَ
عَزِيزٌ
حَكِيمٌ
Eğer yeryüzünde bulunan ağaçlar kalem olsaydı; deniz ve yedi[1] deniz[2] daha ilave edilseydi, Allah'ın kelimeleri[3] tükenmezdi. Kuşkusuz Allah, Mutlak Üstün Olan'dır, En İyi Hüküm Veren'dir
Ve lev enne ma fil ardı min şeceretin aklamun vel bahru yemudduhu min ba'dihi seb'atu ebhurin ma nefidet kelimatullah, innellahe azizun hakim.
Lokmân 31:28
مَّا
خَلْقُكُمْ
وَلَا
بَعْثُكُمْ
إِلَّا
كَنَفْسٍ
وَٰحِدَةٍ ۗ
إِنَّ
ٱللَّهَ
سَمِيعٌ
بَصِيرٌ
Sizin yaratılmanız ve ölümden sonra diriltilmeniz Allah için bir kişiyi yaratmak ve diriltmek kadar kolaydır. Kuşkusuz Allah, Her Şeyi Duyan, Her Şeyi Gören'dir.
Ma halkukum ve la ba'sukum illa ke nefsin vahıdeh, innallahe semiun basir.
Lokmân 31:29
أَلَمْ
تَرَ
أَنَّ
ٱللَّهَ
يُولِجُ
ٱلَّيْلَ
فِى
ٱلنَّهَارِ
وَيُولِجُ
ٱلنَّهَارَ
فِى
ٱلَّيْلِ
وَسَخَّرَ
ٱلشَّمْسَ
وَٱلْقَمَرَ
كُلٌّ
يَجْرِىٓ
إِلَىٰٓ
أَجَلٍ
مُّسَمًّى
وَأَنَّ
ٱللَّهَ
بِمَا
تَعْمَلُونَ
خَبِيرٌ
Allah'ın; geceyi gündüze, gündüzü de geceye çevirdiğini görmüyor musun?[1] Güneş'i ve Ay'ı buyruk altına aldı. Her biri belirlenmiş bir süreye kadar hareketini sürdürüyor. Kuşkusuz Allah, yaptıklarınızdan haberdardır.
E lem tere ennallahe yulicul leyle fin nehari ve yulicun nehare fil leyli, ve sehhareş şemse vel kamere kullun yecri ila ecelin musemmen ve ennallahe bi ma ta'melune habir.
Lokmân 31:30
ذَٰلِكَ
بِأَنَّ
ٱللَّهَ
هُوَ
ٱلْحَقُّ
وَأَنَّ
مَا
يَدْعُونَ
مِن
دُونِهِ
ٱلْبَـٰطِلُ
وَأَنَّ
ٱللَّهَ
هُوَ
ٱلْعَلِىُّ
ٱلْكَبِيرُ
Çünkü Allah gerçekliğin ta kendisidir. Ve onların, O'nun yanı sıra yakardıkları ise kesinlikle gerçek dışıdır. Kuşkusuz Allah, Çok Yüce'dir, Çok Büyük'tür.
Zalike bi ennellahe huvel hakku ve enne ma yed'une min dunihil batılu ve ennallahe huvel aliyyul kebir.
Lokmân 31:31
أَلَمْ
تَرَ
أَنَّ
ٱلْفُلْكَ
تَجْرِى
فِى
ٱلْبَحْرِ
بِنِعْمَتِ
ٱللَّهِ
لِيُرِيَكُم
مِّنْ
ءَايَـٰتِهِٓ ۚ
إِنَّ
فِى
ذَٰلِكَ
لَـَٔايَـٰتٍ
لِّكُلِّ
صَبَّارٍ
شَكُورٍ
Allah'ın nimeti[1] ile denizde yüzen gemileri görmüyor musunuz? Allah, bununla size ayetlerinden[2] göstermektedir. Kuşkusuz bunda sabreden[3] ve şükredenler için dersler vardır.
E lem tere ennel fulke tecri fil bahri bi ni'metillahi li yuriyekum min ayatih inne fi zalike le ayatin li kulli sabbarin şekur.
Lokmân 31:32
وَإِذَا
غَشِيَهُم
مَّوْجٌ
كَٱلظُّلَلِ
دَعَوُا۟
ٱللَّهَ
مُخْلِصِينَ
لَهُ
ٱلدِّينَ
فَلَمَّا
نَجَّىٰهُمْ
إِلَى
ٱلْبَرِّ
فَمِنْهُم
مُّقْتَصِدٌ ۚ
وَمَا
يَجْحَدُ
بِـَٔايَـٰتِنَآ
إِلَّا
كُلُّ
خَتَّارٍ
كَفُورٍ
Ve karanlık gölgeler gibi dalgalar onları sardığı zaman, dini O'na has kılarak Allah'a yalvarırlar. Ama onları karaya çıkarıp kurtardığı zaman, onlardan bir kısmı orta bir yol tutar. Ve Biz'im ayetlerimize ancak, tam hain ve tam nankör olanlardan başkası bile bile ilgisiz kalmaz.
Ve iza gaşiyehum mevcun kez zuleli deavullahe muhlisine lehud din, fe lemma neccahum ilel berri fe minhum muktesıd, ve ma yechadu bi ayatina illa kullu hattarin kefur.
Lokmân 31:33
يَـٰٓأَيُّهَا
ٱلنَّاسُ
ٱتَّقُوا۟
رَبَّكُمْ
وَٱخْشَوْا۟
يَوْمًا
لَّا
يَجْزِى
وَالِدٌ
عَن
وَلَدِهِ
وَلَا
مَوْلُودٌ
هُوَ
جَازٍ
عَن
وَالِدِهِ
شَيْـًٔا ۚ
إِنَّ
وَعْدَ
ٱللَّهِ
حَقٌّ ۖ
فَلَا
تَغُرَّنَّكُمُ
ٱلْحَيَوٰةُ
ٱلدُّنْيَا
وَلَا
يَغُرَّنَّكُم
بِٱللَّهِ
ٱلْغَرُورُ
Ey insanlar! Rabb'inize takvalı olun. Ve babanın çocuğuna hiçbir yarar sağlayamadığı, çocuğun da babasına hiçbir şey ile yarar sağlayamadığı günden sakının. Allah'ın sözü gerçektir. Öyleyse, dünya hayatı sizi aldatmasın![1] Sakın aldatıcı[2] sizi Allah ile aldatmasın.[3]
Ya eyyuhen nasutteku rabbekum vahşev yevmen la yeczi validun an veledihi ve la mevludun huve cazin an validihi şey'a inne va'dallahi hakkun fe la tegurrennekumul hayatud dunya, ve la yagurrennekum billahil garur.
Lokmân 31:34
إِنَّ
ٱللَّهَ
عِندَهُ
عِلْمُ
ٱلسَّاعَةِ
وَيُنَزِّلُ
ٱلْغَيْثَ
وَيَعْلَمُ
مَا
فِى
ٱلْأَرْحَامِ ۖ
وَمَا
تَدْرِى
نَفْسٌ
مَّاذَا
تَكْسِبُ
غَدًا ۖ
وَمَا
تَدْرِى
نَفْسٌ
بِأَىِّ
أَرْضٍ
تَمُوتُ ۚ
إِنَّ
ٱللَّهَ
عَلِيمٌ
خَبِيرٌ
Sa'at'in[1] bilgisi, Allah'ın yanındadır. Ve O, yağmuru yağdırır, rahimde olanı bilir. Kimse yarın ne kazanacağını bilemez. Kimse nerede öleceğini de bilemez. Kuşkusuz Allah, Her Şeyi Bilen'dir, Her Şeyden Haberdar'dır.
İnnallahe indehu ilmus saah, ve yunezzilul gays, ve ya'lemu ma fil erham, ve ma tedri nefsun maza teksibu gada, ve ma tedri nefsun bi eyyi ardın temut, innallahe alimun habir.