وَلَوْ
şayet olsa
أَنَّمَا
her ne
فِى
bulunan
ٱلْأَرْضِ
yeryüzünde
مِن
شَجَرَةٍ
ağaçlar
أَقْلَـٰمٌ
kalem
وَٱلْبَحْرُ
ve deniz (mürekkep)
يَمُدُّهُ
ona katılsa
مِن
بَعْدِهِ
arkasından
سَبْعَةُ
yedi
أَبْحُرٍ
deniz (daha)
مَّا
نَفِدَتْ
yine tükenmez
كَلِمَـٰتُ
kelimeleri
ٱللَّهِ ۗ
Allah'ın
إِنَّ
şüphesiz
ٱللَّهَ
Allah
عَزِيزٌ
üstündür
حَكِيمٌ
hikmet sahibidir
Ve lev enne ma fil ardı min şeceretin aklamun vel bahru yemudduhu min ba'dihi seb'atu ebhurin ma nefidet kelimatullah, innellahe azizun hakim.
Yedi sayısı çokluk bildirmektedir. Yani "çokça deniz" anlamına gelmektedir.
Mürekkep olsa.
Takdir edilmiş hüküm. "Allah'ın kelimeleri" deyimi burada "Allah'ın sözleri" anlamını değil, Allah'ın yarattığı evreni, sonsuz, sınırsız mutlak yaratma gücünü ve ilmini ifade etmektedir.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
velev
|
şayet olsa | - |
| 2 |
ennema
|
her ne | - |
| 3 |
fi
|
bulunan | - |
| 4 |
l-erdi
|
yeryüzünde | ارض |
| 5 |
min
|
- | |
| 6 |
şeceratin
|
ağaçlar | شجر |
| 7 |
eklamun
|
kalem | قلم |
| 8 |
velbehru
|
ve deniz (mürekkep) | بحر |
| 9 |
yemudduhu
|
ona katılsa | مدد |
| 10 |
min
|
- | |
| 11 |
bea'dihi
|
arkasından | بعد |
| 12 |
seb'atu
|
yedi | سبع |
| 13 |
ebhurin
|
deniz (daha) | بحر |
| 14 |
ma
|
- | |
| 15 |
nefidet
|
yine tükenmez | نفد |
| 16 |
kelimatu
|
kelimeleri | كلم |
| 17 |
llahi
|
Allah'ın | - |
| 18 |
inne
|
şüphesiz | - |
| 19 |
llahe
|
Allah | - |
| 20 |
azizun
|
üstündür | عزز |
| 21 |
hakimun
|
hikmet sahibidir | حكم |