يَـٰٓأَيُّهَا
ey
ٱلنَّاسُ
insanlar
ٱتَّقُوا۟
korkun
رَبَّكُمْ
Rabbinizden
وَٱخْشَوْا۟
ve çekinin
يَوْمًا
günden (ki)
لَّا
يَجْزِى
ödeyemez
وَالِدٌ
baba
عَن
وَلَدِهِ
çocuğunun
وَلَا
değildir
مَوْلُودٌ
çocuk da
هُوَ
o
جَازٍ
ödeyecek
عَن
için
وَالِدِهِ
babası
شَيْـًٔا ۚ
bir şey
إِنَّ
şüphesiz
وَعْدَ
va'di
ٱللَّهِ
Allah'ın
حَقٌّ ۖ
gerçektir
فَلَا
asla
تَغُرَّنَّكُمُ
sizi aldatmasın
ٱلْحَيَوٰةُ
hayatı
ٱلدُّنْيَا
dünya
وَلَا
ve asla
يَغُرَّنَّكُم
sizi aldatmasın
بِٱللَّهِ
Allah hakkında
ٱلْغَرُورُ
aldatıcı (şeytan)
Ya eyyuhen nasutteku rabbekum vahşev yevmen la yeczi validun an veledihi ve la mevludun huve cazin an validihi şey'a inne va'dallahi hakkun fe la tegurrennekumul hayatud dunya, ve la yagurrennekum billahil garur.
"Aldatan dünya hayatı," hayatı sadece bu dünyadan ibaretmiş gibi yaşanan hayattır. İnsanı, sahip olduğu varlığın kulu, kölesi yapan, onu kendisine tutku ve ihtirasla bağlan hayattır. Sahip olduklarından hiç kimseyi yararlandırmayan hayattır. Aslında dünya hayatı önemsiz ve gereksiz bir hayat değildir, aksine çok değerli ve önemlidir. Zira ahiret hayatını belirleyen dünya hayatıdır. Bütün dünya nimetleri Rabb'imizin lütfudur ve onları önemsiz görmek nimete nankörlük etmek olur. Dikkat edilmesi ve önemsenmesi gereken şey, dünya nimetlerinin, ahiret nimetlerinden yoksun bırakacak bir kayba, bir aldanmaya neden olmamasıdır. Zira zenginlik ve refah aynı zamanda insan için şımartıcı ve azgınlaştırıcı özelliğe de sahiptir. "Dünya hayatının aldatmasına" yönelik uyarının amacı, dünya hayatının ahiret hayatını kaybettirmemesidir. Amaç, insanların zaaflarına yenilmeyerek gerçek ve kalıcı olan ahiret zenginliğini öncelemelerini sağlamaktır.
Şeytan, şeytani güçler, her türlü aldatıcı.
Allah'ın bağışlayıcılığına, merhametine güvendirerek kötülük yaptırmasın. Allah'ın buyruklarını hafife aldırmasın.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
ya eyyuha
|
ey | - |
| 2 |
n-nasu
|
insanlar | نوس |
| 3 |
tteku
|
korkun | وقي |
| 4 |
rabbekum
|
Rabbinizden | ربب |
| 5 |
vehşev
|
ve çekinin | خشي |
| 6 |
yevmen
|
günden (ki) | يوم |
| 7 |
la
|
- | |
| 8 |
yeczi
|
ödeyemez | جزي |
| 9 |
velidun
|
baba | ولد |
| 10 |
an
|
- | |
| 11 |
veledihi
|
çocuğunun | ولد |
| 12 |
ve la
|
değildir | - |
| 13 |
mevludun
|
çocuk da | ولد |
| 14 |
huve
|
o | - |
| 15 |
cazin
|
ödeyecek | جزي |
| 16 |
an
|
için | - |
| 17 |
velidihi
|
babası | ولد |
| 18 |
şey'en
|
bir şey | شيا |
| 19 |
inne
|
şüphesiz | - |
| 20 |
vea'de
|
va'di | وعد |
| 21 |
llahi
|
Allah'ın | - |
| 22 |
hakkun
|
gerçektir | حقق |
| 23 |
fela
|
asla | - |
| 24 |
tegurrannekumu
|
sizi aldatmasın | غرر |
| 25 |
l-hayatu
|
hayatı | حيي |
| 26 |
d-dunya
|
dünya | دنو |
| 27 |
ve la
|
ve asla | - |
| 28 |
yegurrannekum
|
sizi aldatmasın | غرر |
| 29 |
billahi
|
Allah hakkında | - |
| 30 |
l-garuru
|
aldatıcı (şeytan) | غرر |