سورة مريم
19.Meryem Suresi
"Meryem"
98 Ayet
Meryem 19:61
جَنَّـٰتِ
عَدْنٍ
ٱلَّتِى
وَعَدَ
ٱلرَّحْمَـٰنُ
عِبَادَهُ
بِٱلْغَيْبِ ۚ
إِنَّهُ
كَانَ
وَعْدُهُ
مَأْتِيًّا
Rahman, kullarına gıyaben Adn Cennetleri söz verdi. Kuşkusuz O'nun sözü gerçekleşecektir.
Cennati adninilleti vaader rahmanu ibadehu bil gayb, innehu kane va'duhu me'tiyya.
Meryem 19:62
لَّا
يَسْمَعُونَ
فِيهَا
لَغْوًا
إِلَّا
سَلَـٰمًا ۖ
وَلَهُمْ
رِزْقُهُمْ
فِيهَا
بُكْرَةً
وَعَشِيًّا
Onlar, orada boş söz işitmezler. Ancak "selam[1]" işitirler. Ve orada, onların sabah akşam[2] rızıkları vardır.
La yesmeune fiha lagven illa selama, ve lehum rızkuhum fiha bukreten ve aşiyya.
Meryem 19:63
تِلْكَ
ٱلْجَنَّةُ
ٱلَّتِى
نُورِثُ
مِنْ
عِبَادِنَا
مَن
كَانَ
تَقِيًّا
İşte bu, kullarımızdan takva sahibi olanlara miras olarak vereceğimiz Cennet'tir.
Tilkel cennetulleti nurisu min ibadina men kane takıyya.
Meryem 19:64
وَمَا
نَتَنَزَّلُ
إِلَّا
بِأَمْرِ
رَبِّكَ ۖ
لَهُ
مَا
بَيْنَ
أَيْدِينَا
وَمَا
خَلْفَنَا
وَمَا
بَيْنَ
ذَٰلِكَ ۚ
وَمَا
كَانَ
رَبُّكَ
نَسِيًّا
Biz, Rabb'inin emri olmaksızın inmeyiz. Önümüzdeki, arkamızdaki[1] ve bunların arasında olan her şey O'na aittir. Rabb'in unutkan değildir.
Ve ma netenezzelu illa bi emri rabbik, lehu ma beyne eydina ve ma halfena ve ma beyne zalik, ve ma kane rabbuke nesiyya.
Meryem 19:65
رَّبُّ
ٱلسَّمَـٰوَٰتِ
وَٱلْأَرْضِ
وَمَا
بَيْنَهُمَا
فَٱعْبُدْهُ
وَٱصْطَبِرْ
لِعِبَـٰدَتِهِ ۚ
هَلْ
تَعْلَمُ
لَهُ
سَمِيًّا
Göklerin, yerin ve ikisinin arasındakilerin Rabb'idir. Öyle ise yalnızca O'na kul ol ve kulluğunda sabırlı ol. İsmi O'nunla anılmaya değer bir başkasını biliyor musun?
Rabbus semavati vel ardı ve ma beynehuma fa'budhu vastabir li ibadetih, hel ta'lemu lehu semiyya.
Meryem 19:66
وَيَقُولُ
ٱلْإِنسَـٰنُ
أَءِذَا
مَا
مِتُّ
لَسَوْفَ
أُخْرَجُ
حَيًّا
İnsan: "Öldükten sonra gerçekten yeniden diriltilecek miyim?" diyor.
Ve yekulul insanu e iza ma mittu le sevfe uhracu hayya.
Meryem 19:67
أَوَلَا
يَذْكُرُ
ٱلْإِنسَـٰنُ
أَنَّا
خَلَقْنَـٰهُ
مِن
قَبْلُ
وَلَمْ
يَكُ
شَيْـًٔا
Oysaki daha önce hiçbir şey değilken, kendisini yoktan var ettiğimizi düşünmüyor mu?
E ve la yezkurul insanu enna halaknahu min kablu ve lem yeku şey'a.
Meryem 19:68
فَوَرَبِّكَ
لَنَحْشُرَنَّهُمْ
وَٱلشَّيَـٰطِينَ
ثُمَّ
لَنُحْضِرَنَّهُمْ
حَوْلَ
جَهَنَّمَ
جِثِيًّا
Rabb'ine ant olsun ki, onları ve şeytanları[1] kesinlikle bir araya toplayacağız. Sonra onları Cehennem'in kenarında diz üstü çökmüş olarak hazır tutacağız.
Fe ve rabbike le nahşurennehum veş şeyatine summe le nuhdırannehum havle cehenneme cisiyya.
Meryem 19:69
ثُمَّ
لَنَنزِعَنَّ
مِن
كُلِّ
شِيعَةٍ
أَيُّهُمْ
أَشَدُّ
عَلَى
ٱلرَّحْمَـٰنِ
عِتِيًّا
Sonra, her topluluktan, Rahman'a karşı kim başkaldırmışsa onları mutlaka ortaya çıkaracağız.
Summe le nenzianne min kulli şiatin eyyuhum eşeddu aler rahmani ıtiyya.
Meryem 19:72
ثُمَّ
نُنَجِّى
ٱلَّذِينَ
ٱتَّقَوا۟
وَّنَذَرُ
ٱلظَّـٰلِمِينَ
فِيهَا
جِثِيًّا
Sonra Biz takva sahiplerini kurtuluşa erdireceğiz. Ve zalimleri, orada diz üstü çökmüş halde bırakacağız.
Summe nuneccillezinettekav ve nezeruz zalimine fiha cisiyya.
Meryem 19:73
وَإِذَا
تُتْلَىٰ
عَلَيْهِمْ
ءَايَـٰتُنَا
بَيِّنَـٰتٍ
قَالَ
ٱلَّذِينَ
كَفَرُوا۟
لِلَّذِينَ
ءَامَنُوٓا۟
أَىُّ
ٱلْفَرِيقَيْنِ
خَيْرٌ
مَّقَامًا
وَأَحْسَنُ
نَدِيًّا
Açıklayıcı kanıt içeren ayetlerimiz onlara okunduğu zaman,[1] Kafirler, İman Edenler'e; "İki gruptan[2] hangisi konumu itibariyle daha hayırlı, çevresi bakımından daha itibarlıdır?" dediler.
Ve iza tutla aleyhim ayatuna beyyinatin kalellezine keferu lillezine amenu eyyul ferikayni hayrun makamen ve ahsenu nediyya.
Meryem 19:74
وَكَمْ
أَهْلَكْنَا
قَبْلَهُم
مِّن
قَرْنٍ
هُمْ
أَحْسَنُ
أَثَـٰثًا
وَرِءْيًا
Oysa onlardan önce, mal ve gösterişçe daha iyi olan nice nesilleri yok ettik.
Ve kem ehlekna kablehum min karnin hum ahsenu esasen ve ri'ya.
Meryem 19:75
قُلْ
مَن
كَانَ
فِى
ٱلضَّلَـٰلَةِ
فَلْيَمْدُدْ
لَهُ
ٱلرَّحْمَـٰنُ
مَدًّا ۚ
حَتَّىٰٓ
إِذَا
رَأَوْا۟
مَا
يُوعَدُونَ
إِمَّا
ٱلْعَذَابَ
وَإِمَّا
ٱلسَّاعَةَ
فَسَيَعْلَمُونَ
مَنْ
هُوَ
شَرٌّ
مَّكَانًا
وَأَضْعَفُ
جُندًا
De ki: "Kim sapkınlıkta ise, Rahman, ona vaat edilen şeyi; azabı veya Sa'at'i görecekleri zamana kadar, zamanı uzatarak süre tanır. Böylece kimin yerce daha kötü ve taraftarca daha zayıf olduğunu yakında bilecekler."
Kul men kane fid dalaleti fel yemdud lehur rahmanu medda, hatta iza raev ma yuadune immel azabe ve immes saah, fe se ya'lemune men huve şerrun mekanen ve ad'afu cunda.
Meryem 19:76
وَيَزِيدُ
ٱللَّهُ
ٱلَّذِينَ
ٱهْتَدَوْا۟
هُدًى ۗ
وَٱلْبَـٰقِيَـٰتُ
ٱلصَّـٰلِحَـٰتُ
خَيْرٌ
عِندَ
رَبِّكَ
ثَوَابًا
وَخَيْرٌ
مَّرَدًّا
Allah, doğru yola yönelenleri, doğru yola iletir. Yapılmış iyi ve yararlı işler Rabb'inin yanında hem karşılık bakımından hem de sonuç bakımından hayırlı olandır.
Ve yezidullahullezinehtedev huda, vel bakıyatus salihatu hayrun inde rabbike sevaben ve hayrun meredda.
Meryem 19:78
أَطَّلَعَ
ٱلْغَيْبَ
أَمِ
ٱتَّخَذَ
عِندَ
ٱلرَّحْمَـٰنِ
عَهْدًا
O, gaybı mı biliyor? Yoksa Rahman'dan bir söz mü aldı?
Ettalaal gaybe emittehaze inder rahmani ahda.
Meryem 19:79
كَلَّا ۚ
سَنَكْتُبُ
مَا
يَقُولُ
وَنَمُدُّ
لَهُ
مِنَ
ٱلْعَذَابِ
مَدًّا
Hayır! Onun söylediklerini yazacağız. Ve ona azabı uzattıkça uzatacağız.
Kella, se nektubu ma yekulu ve nemuddu lehu minel azabi medda.