Hicr
سورة الحجر

15.Hicr

"Hicr Vadisi"
99 Ayet
Hicr 15:61
فَلَمَّا جَآءَ ءَالَ لُوطٍ ٱلْمُرْسَلُونَ
Elçiler, Lut'un ailesine geldiklerinde,
Fe lemma cae ale lutınil murselun.
Hicr 15:62
قَالَ إِنَّكُمْ قَوْمٌ مُّنكَرُونَ
Lut: "Doğrusu çekinilecek kimselersiniz." dedi.
Kale innekum kavmun munkerun.
Hicr 15:63
قَالُوا۟ بَلْ جِئْنَـٰكَ بِمَا كَانُوا۟ فِيهِ يَمْتَرُونَ
Elçiler: "Hayır! Biz sana hakkında kuşku duyulan azabın haberini getirdik;"
Kalu bel ci'nake bi ma kanu fihi yemterun.
Hicr 15:64
وَأَتَيْنَـٰكَ بِٱلْحَقِّ وَإِنَّا لَصَـٰدِقُونَ
"Doğru söyleyenleriz! Biz sana Hakk'ı[1] getirdik."
Ve eteynake bil hakkı ve inna le sadikun.
Hicr 15:65
فَأَسْرِ بِأَهْلِكَ بِقِطْعٍ مِّنَ ٱلَّيْلِ وَٱتَّبِعْ أَدْبَـٰرَهُمْ وَلَا يَلْتَفِتْ مِنكُمْ أَحَدٌ وَٱمْضُوا۟ حَيْثُ تُؤْمَرُونَ
"Hemen gecenin bir bölümünde, aileni[1] yola çıkar, arkalarından onları takip et. Sağa sola takılıp oyalanmadan, bir an önce emrolunduğunuz[2] yere doğru gidin."
Fe esri bi ehlike bi kıt'ın minel leyli vettebı' edbarehum ve la yeltefit minkum ehadun vamdu haysu tu'merun.
Hicr 15:66
وَقَضَيْنَآ إِلَيْهِ ذَٰلِكَ ٱلْأَمْرَ أَنَّ دَابِرَ هَـٰٓؤُلَآءِ مَقْطُوعٌ مُّصْبِحِينَ
Sabaha girerlerken, onların kökünün kesileceği kararımızı, ona bildirdik.
Ve kadayna ileyhi zalikel emre enne dabire haulai maktuun musbihin.
Hicr 15:67
وَجَآءَ أَهْلُ ٱلْمَدِينَةِ يَسْتَبْشِرُونَ
Şehir halkı sevinerek geldiler.
Ve cae ehlul medineti yestebşirun.
Hicr 15:68
قَالَ إِنَّ هَـٰٓؤُلَآءِ ضَيْفِى فَلَا تَفْضَحُونِ
Lut: "Bunlar benim misafirlerim. Sakın beni mahcup etmeyin;"
Kale inne haulai dayfi fe la tefdahun.
Hicr 15:69
وَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ وَلَا تُخْزُونِ
"Allah'a karşı takva sahibi olun. Beni rezil etmeyin." dedi.
Vettekullahe ve la tuhzun.
Hicr 15:70
قَالُوٓا۟ أَوَلَمْ نَنْهَكَ عَنِ ٱلْعَـٰلَمِينَ
Şehir halkı: "Seni, başkalarının işine karışmaktan men etmedik mi?" dediler.
Kalu e ve lem nenheke anil alemin.
Hicr 15:71
قَالَ هَـٰٓؤُلَآءِ بَنَاتِىٓ إِن كُنتُمْ فَـٰعِلِينَ
Lut. "Eğer bir şey yapacaksanız işte kızlarım.[1]" dedi.
Kale haulai benati in kuntum failin.
Hicr 15:72
لَعَمْرُكَ إِنَّهُمْ لَفِى سَكْرَتِهِمْ يَعْمَهُونَ
Ömrüne ant olsun ki, onlar sarhoşlukları içinde bocalayıp duruyorlardı.
Le amruke innehum le fi sekretihim ya'mehun.
Hicr 15:73
فَأَخَذَتْهُمُ ٱلصَّيْحَةُ مُشْرِقِينَ
Tan yeri ağarırken korkunç bir ses onları yakaladı.
Fe ehazethumus sayhatu muşrikin.
Hicr 15:74
فَجَعَلْنَا عَـٰلِيَهَا سَافِلَهَا وَأَمْطَرْنَا عَلَيْهِمْ حِجَارَةً مِّن سِجِّيلٍ
Böylece şehri altüst ettik ve üzerlerine balçıktan pişirilmiş taşlar yağdırdık.
Fe cealna aliyeha safileha ve emterna aleyhim hıcareten min siccil.
Hicr 15:75
إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَـٰتٍ لِّلْمُتَوَسِّمِينَ
Bunda, derin kavrayış yetisi[1] olanlar için kesinlikle ayetler[2] vardır.
İnne fi zalike le ayatin lil mutevessimin .
Hicr 15:76
وَإِنَّهَا لَبِسَبِيلٍ مُّقِيمٍ
O,[1] bir yol üzerinde durmaktadır.
Ve inneha le bi sebilin mukim.
Hicr 15:77
إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَةً لِّلْمُؤْمِنِينَ
Bunda, iman edenler için bir ayet[1] vardır.
İnne fi zalike le ayeten lil mu'minin.
Hicr 15:78
وَإِن كَانَ أَصْحَـٰبُ ٱلْأَيْكَةِ لَظَـٰلِمِينَ
Eykeliler gerçekten zalim kimselerdi.
Ve in kane ashabul eyketi le zalimin .
Hicr 15:79
فَٱنتَقَمْنَا مِنْهُمْ وَإِنَّهُمَا لَبِإِمَامٍ مُّبِينٍ
Onlardan intikam aldık. İkisi de kesinlikle açık bir rehberdir.[1]
Fentekamna minhum, ve innehuma le bi imamin mubin.
Hicr 15:80
وَلَقَدْ كَذَّبَ أَصْحَـٰبُ ٱلْحِجْرِ ٱلْمُرْسَلِينَ
Ant olsun ki Hicr[1] halkı da gönderilen elçileri yalanladı.
Ve le kad kezzebe ashabul hıcril murselin.