سورة الصافات

37.Sâffât

"Saf Tutanlar"
182 Ayet
Sâffât 37:141
فَسَاهَمَ فَكَانَ مِنَ ٱلْمُدْحَضِينَ
Sonra kura çekti ve kaybedenlerden oldu.
Fe saheme fe kane minel mudhadin.
Sâffât 37:142
فَٱلْتَقَمَهُ ٱلْحُوتُ وَهُوَ مُلِيمٌ
O kendisini suçlayıp dururken, hut[1] onu yuttu.
Feltekamehul hutu ve huve mulim.
Sâffât 37:143
فَلَوْلَآ أَنَّهُ كَانَ مِنَ ٱلْمُسَبِّحِينَ
Eğer o gerçekten tesbih[1] edenlerden olmasaydı;
Fe lev la ennehu kane minel musebbihin.
Sâffât 37:144
لَلَبِثَ فِى بَطْنِهِٓ إِلَىٰ يَوْمِ يُبْعَثُونَ
Diriltilecekleri güne kadar[1] balığın karnında kalırdı.
Le lebise fi batnihi ila yevmi yub'asun.
Sâffât 37:145
فَنَبَذْنَـٰهُ بِٱلْعَرَآءِ وَهُوَ سَقِيمٌ
Sonunda, onu bitkin bir halde ıssız bir yere attık.
Fe nebeznahu bil arai ve huve sakim.
Sâffât 37:146
وَأَنبَتْنَا عَلَيْهِ شَجَرَةً مِّن يَقْطِينٍ
Onun üzerine geniş yapraklılardan bir ağaç bitirdik.
Ve enbetna aleyhi şecereten min yaktin.
Sâffât 37:147
وَأَرْسَلْنَـٰهُ إِلَىٰ مِا۟ئَةِ أَلْفٍ أَوْ يَزِيدُونَ
Onu, nüfusu yüz binden fazla bir halka Resul olarak gönderdik.
Ve erselnahu ila mieti elfin ev yezidun.
Sâffât 37:148
فَـَٔامَنُوا۟ فَمَتَّعْنَـٰهُمْ إِلَىٰ حِينٍ
Bu sefer iman ettiler. Biz de onları belli bir süre yararlandırdık.
Fe amenu fe metta'nahum ila hin.
Sâffât 37:149
فَٱسْتَفْتِهِمْ أَلِرَبِّكَ ٱلْبَنَاتُ وَلَهُمُ ٱلْبَنُونَ
Haydi, onlara sor: "Kız çocuklar Rabb'inin de oğlan çocuklar onların mı?"
Festeftihim e li rabbikel benatu ve lehumul benun.
Sâffât 37:150
أَمْ خَلَقْنَا ٱلْمَلَـٰٓئِكَةَ إِنَـٰثًا وَهُمْ شَـٰهِدُونَ
Yoksa Biz melekleri dişi olarak yarattık da onlar buna tanık mı oldular?
Em halaknel melaikete inasen ve hum şahidun.
Sâffât 37:151
أَلَآ إِنَّهُم مِّنْ إِفْكِهِمْ لَيَقُولُونَ
Dikkat edin! Doğrusu uydurdukları iftiralarından dolayı;
E la innehum min ifkihim le yekulun.
Sâffât 37:152
وَلَدَ ٱللَّهُ وَإِنَّهُمْ لَكَـٰذِبُونَ
"Allah'ın çocuğu oldu." diyorlar. Onlar, kesinlikle yalancıdırlar.
Veledallahu ve innehum le kazibun.
Sâffât 37:153
أَصْطَفَى ٱلْبَنَاتِ عَلَى ٱلْبَنِينَ
Allah; kızları, oğullara tercih etmiş öyle mi?
Astafel benati alel benin.
Sâffât 37:154
مَا لَكُمْ كَيْفَ تَحْكُمُونَ
Size ne oluyor? Nasıl böyle bir hüküm veriyorsunuz?
Ma lekum, keyfe tahkumun.
Sâffât 37:155
أَفَلَا تَذَكَّرُونَ
Hiç mi öğüt almıyorsunuz?
E fe la tezekkerun.
Sâffât 37:156
أَمْ لَكُمْ سُلْطَـٰنٌ مُّبِينٌ
Yoksa elinizde açık bir belgeniz mi var?
Em lekum sultanun mubin.
Sâffât 37:157
فَأْتُوا۟ بِكِتَـٰبِكُمْ إِن كُنتُمْ صَـٰدِقِينَ
Eğer doğru söyleyenlerdenseniz, o halde kitabınızı[1] getirin.
Fe'tu bi kitabikum in kuntum sadikin.
Sâffât 37:158
وَجَعَلُوا۟ بَيْنَهُ وَبَيْنَ ٱلْجِنَّةِ نَسَبًا ۚ وَلَقَدْ عَلِمَتِ ٱلْجِنَّةُ إِنَّهُمْ لَمُحْضَرُونَ
Allah ile cinnler[1] arasında soy bağı uydurdular. Ant olsun ki cinnler de kesinlikle onların hazır bulundurulacaklarını[2] bilmektedirler.
Ve cealu beynehu ve beynel cinneti neseba, ve lekad alimetil cinnetu innehum le muhdarun.
Sâffât 37:159
سُبْحَـٰنَ ٱللَّهِ عَمَّا يَصِفُونَ
Allah, onların niteledikleri şeyden münezzehtir.[1]
Subhanallahi amma yasifun.
Sâffât 37:160
إِلَّا عِبَادَ ٱللَّهِ ٱلْمُخْلَصِينَ
Allah'ın muhles kulları hariç.
İlla ibadallahil muhlasin.