سورة الصافات

37.Sâffât

"Saf Tutanlar"
182 Ayet
Sâffât 37:161
فَإِنَّكُمْ وَمَا تَعْبُدُونَ
Artık siz ve kulluk yaptıklarınız,
Fe innekum ve ma ta'budun.
Sâffât 37:162
مَآ أَنتُمْ عَلَيْهِ بِفَـٰتِنِينَ
O'na karşı fitneye düşüremezsiniz.
Ma entum aleyhi bi fatinin.
Sâffât 37:163
إِلَّا مَنْ هُوَ صَالِ ٱلْجَحِيمِ
Cehennem'e girecekler hariç.
İlla men huve salil cahim.
Sâffât 37:164
وَمَا مِنَّآ إِلَّا لَهُ مَقَامٌ مَّعْلُومٌ
"Bizden her birimizin belli bir makamı vardır."
Ve ma minna illa lehu makamun ma'lum.
Sâffât 37:165
وَإِنَّا لَنَحْنُ ٱلصَّآفُّونَ
"Biziz biz, saf saf duranlar."
Ve inna le nahnus saffun.
Sâffât 37:166
وَإِنَّا لَنَحْنُ ٱلْمُسَبِّحُونَ
"Biziz biz, tesbih[1] edenler."
Ve inna le nahnul musebbihun.
Sâffât 37:167
وَإِن كَانُوا۟ لَيَقُولُونَ
Eğer diyecek olurlarsa:
Ve in kanu le yekulun.
Sâffât 37:168
لَوْ أَنَّ عِندَنَا ذِكْرًا مِّنَ ٱلْأَوَّلِينَ
"Yanımızda öncekilere verilen öğüt[1] gibi bir öğüt olsaydı."
Lev enne indena zikren minel evvelin.
Sâffât 37:169
لَكُنَّا عِبَادَ ٱللَّهِ ٱلْمُخْلَصِينَ
"Biz de Allah'ın muhles kullarından olurduk."
Le kunna ibadallahil muhlasin.
Sâffât 37:170
فَكَفَرُوا۟ بِهِ ۖ فَسَوْفَ يَعْلَمُونَ
Fakat onu[1] yalanladılar. Artık yakında bilecekler.
Fe keferu bih, fe sevfe ya'lemun.
Sâffât 37:171
وَلَقَدْ سَبَقَتْ كَلِمَتُنَا لِعِبَادِنَا ٱلْمُرْسَلِينَ
Ant olsun ki gönderilen kullarımıza şu sözü verdik:
Ve lekad sebekat kelimetuna li ibadinel murselin.
Sâffât 37:172
إِنَّهُمْ لَهُمُ ٱلْمَنصُورُونَ
Onlar, kesinlikle yardım edilecek olanlardır.
İnnehum le humul mensurun.
Sâffât 37:173
وَإِنَّ جُندَنَا لَهُمُ ٱلْغَـٰلِبُونَ
Bizim ordumuz onlara mutlaka galip gelecektir.
Ve inne cundena le humul galibun.
Sâffât 37:174
فَتَوَلَّ عَنْهُمْ حَتَّىٰ حِينٍ
Artık bir süre onlardan yüz çevir.
Fe tevelle anhum hatta hin.
Sâffât 37:175
وَأَبْصِرْهُمْ فَسَوْفَ يُبْصِرُونَ
Onları gözle! Yakında onlar da görecekler.
Ve ebsirhum fe sevfe yubsirun.
Sâffât 37:176
أَفَبِعَذَابِنَا يَسْتَعْجِلُونَ
Yoksa azabımızı acele mi istiyorlar?
E fe bi azabina yesta'cilun.
Sâffât 37:177
فَإِذَا نَزَلَ بِسَاحَتِهِمْ فَسَآءَ صَبَاحُ ٱلْمُنذَرِينَ
Fakat onların bulundukları yere indiği zaman, uyarılanların sabahı ne kötüdür!
Fe iza nezele bisahatihim fe sae sabahul munzerin.
Sâffât 37:178
وَتَوَلَّ عَنْهُمْ حَتَّىٰ حِينٍ
Artık bir süre onlardan yüz çevir.
Ve tevelle anhum hatta hin.
Sâffât 37:179
وَأَبْصِرْ فَسَوْفَ يُبْصِرُونَ
Onları gözle! Yakında onlar da görecekler.
Ve ebsir fe sevfe yubsirun.
Sâffât 37:180
سُبْحَـٰنَ رَبِّكَ رَبِّ ٱلْعِزَّةِ عَمَّا يَصِفُونَ
İzzetin[1] Rabb'i olan Rabb'in, onların nitelediği şeylerden münezzehtir.
Subhane rabbike rabbil izzeti amma yasifun.