سورة الشعراء
26.Şuarâ Suresi
"Şairler"
227 Ayet
Şuarâ 26:81
وَٱلَّذِى
يُمِيتُنِى
ثُمَّ
يُحْيِينِ
"Beni öldürecek ve tekrar diriltecek olan O'dur."
Vellezi yumituni summe yuhyin.
Şuarâ 26:84
وَٱجْعَل
لِّى
لِسَانَ
صِدْقٍ
فِى
ٱلْـَٔاخِرِينَ
"Ve sonrakiler arasında güzel bir ün ile anılmamı nasip et."
Vec'al li lisane sıdkın fil ahırin.
Şuarâ 26:85
وَٱجْعَلْنِى
مِن
وَرَثَةِ
جَنَّةِ
ٱلنَّعِيمِ
"Ve beni nimeti bol Cennet'in mirasçılarından kıl."
Vec'alni min veraseti cennetin naim.
Şuarâ 26:86
وَٱغْفِرْ
لِأَبِىٓ
إِنَّهُ
كَانَ
مِنَ
ٱلضَّآلِّينَ
"Babamı bağışla, o sapkınlardandır."
Vagfir li ebi innehu kane mined dallin.
Şuarâ 26:87
وَلَا
تُخْزِنِى
يَوْمَ
يُبْعَثُونَ
"Yeniden dirilme gününde beni utandırma."
Ve la tuhzini yevme yub'asun.
Şuarâ 26:88
يَوْمَ
لَا
يَنفَعُ
مَالٌ
وَلَا
بَنُونَ
"Evladın ve malın yarar sağlamadığı gün."
Yevme la yenfau malun ve la benun.
Şuarâ 26:90
وَأُزْلِفَتِ
ٱلْجَنَّةُ
لِلْمُتَّقِينَ
Ve Cennet, takva sahipleri için yaklaştırılır.
Ve uzlifetil cennetu lil muttekin.
Şuarâ 26:91
وَبُرِّزَتِ
ٱلْجَحِيمُ
لِلْغَاوِينَ
Ve Cehennem azgınların karşısına çıkarılır.
Ve burrizetil cahimu lil gavin.
Şuarâ 26:92
وَقِيلَ
لَهُمْ
أَيْنَ
مَا
كُنتُمْ
تَعْبُدُونَ
Ve onlara: "Kulluk ettikleriniz nerede?" denilir.
Ve kile lehum eyne ma kuntum ta'budun.
Şuarâ 26:93
مِن
دُونِ
ٱللَّهِ
هَلْ
يَنصُرُونَكُمْ
أَوْ
يَنتَصِرُونَ
"Allah'tan başka size yardım edebilecek var mı? Veya kendilerine bir yararları olabilir mi?"
Min dunillah, hel yensurunekum ev yentesırun.
Şuarâ 26:95
وَجُنُودُ
إِبْلِيسَ
أَجْمَعُونَ
Ve İblisin bütün askerleri.
Ve cunudu iblise ecmeun.
Şuarâ 26:96
قَالُوا۟
وَهُمْ
فِيهَا
يَخْتَصِمُونَ
Onlar, orada birbirleriyle çekişerek diyecekler ki:
Kalu ve hum fiha yahtesımun.
Şuarâ 26:97
تَٱللَّهِ
إِن
كُنَّا
لَفِى
ضَلَـٰلٍ
مُّبِينٍ
"Allah'a yemin olsun ki, biz apaçık bir sapkınlık içindeymişiz."
Tallahi in kunna le fi dalalin mubin.
Şuarâ 26:98
إِذْ
نُسَوِّيكُم
بِرَبِّ
ٱلْعَـٰلَمِينَ
"Çünkü sizi Alemlerin Rabb'i ile bir tutuyorduk."
İz nusevvikum bi rabbil alemin.
Şuarâ 26:99
وَمَآ
أَضَلَّنَآ
إِلَّا
ٱلْمُجْرِمُونَ
"Ve bizi hep o mücrimler saptırdı."
Ve ma edallena illel mucrimun.