سورة الملك
67.Mülk Suresi
"Mülk"
30 Ayet
Mülk 67:21
أَمَّنْ
هَـٰذَا
ٱلَّذِى
يَرْزُقُكُمْ
إِنْ
أَمْسَكَ
رِزْقَهُ ۚ
بَل
لَّجُّوا۟
فِى
عُتُوٍّ
وَنُفُورٍ
Veya O, rızkınızı kesse, size kim rızık verebilir? Bilakis, onlar haddi aşmada ve nefrette ısrar ettiler.
Emmen hazellezi yerzukukum in emseke rızkah, bel leccu fi utuvvin ve nufur.
Mülk 67:22
أَفَمَن
يَمْشِى
مُكِبًّا
عَلَىٰ
وَجْهِهِٓ
أَهْدَىٰٓ
أَمَّن
يَمْشِى
سَوِيًّا
عَلَىٰ
صِرَٰطٍ
مُّسْتَقِيمٍ
O halde, yüzüstü sürünerek giden mi, yoksa dosdoğru yolda düzgün yürüyen mi hedefine varır?
E fe men yemşi mukibben ala vechihi ehda emmen yemşi seviyyen ala sıratın mustekim.
Mülk 67:23
قُلْ
هُوَ
ٱلَّذِىٓ
أَنشَأَكُمْ
وَجَعَلَ
لَكُمُ
ٱلسَّمْعَ
وَٱلْأَبْصَـٰرَ
وَٱلْأَفْـِٔدَةَ ۖ
قَلِيلًا
مَّا
تَشْكُرُونَ
De ki: "Sizi biçimlendiren; size işitme, görme ve idrak etme gücü veren O'dur. Ne kadar az şükrediyorsunuz?
Kul huvellezi enşeekum ve ceale lekumus sem'a vel ebsare vel ef'ideh, kalilen ma teşkurun.
Mülk 67:24
قُلْ
هُوَ
ٱلَّذِى
ذَرَأَكُمْ
فِى
ٱلْأَرْضِ
وَإِلَيْهِ
تُحْشَرُونَ
De ki: "Sizi, yeryüzünde çoğaltıp yayan O'dur. Ve O'na toplanıp götürüleceksiniz."
Kul huvellezi zereekum fil ardı ve ileyhi tuhşerun.
Mülk 67:25
وَيَقُولُونَ
مَتَىٰ
هَـٰذَا
ٱلْوَعْدُ
إِن
كُنتُمْ
صَـٰدِقِينَ
"Eğer doğru söylüyorsanız, yaptığınız bu uyarı ne zaman gerçekleşecek?" diyorlar.
Ve yekulune meta hazel va'du in kuntum sadikin.
Mülk 67:26
قُلْ
إِنَّمَا
ٱلْعِلْمُ
عِندَ
ٱللَّهِ
وَإِنَّمَآ
أَنَا۠
نَذِيرٌ
مُّبِينٌ
De ki: "Bunu yalnızca Allah bilmektedir. Ben, sadece apaçık bir uyarıcıyım."
Kul innemel ilmu indallahi ve innema ene nezirun mubin.
Mülk 67:27
فَلَمَّا
رَأَوْهُ
زُلْفَةً
سِيٓـَٔتْ
وُجُوهُ
ٱلَّذِينَ
كَفَرُوا۟
وَقِيلَ
هَـٰذَا
ٱلَّذِى
كُنتُم
بِهِ
تَدَّعُونَ
Onu yakından gördükleri zaman, Kafirlerin yüzleri kötüleşti. Onlara: "İşte bu, sizin isteyip durduğunuz şey![1]" denildi.
Fe lemma reevhu zulfeten siet vucuhullezine keferu ve kile hazellezi kuntum bihi teddeun.
Mülk 67:28
قُلْ
أَرَءَيْتُمْ
إِنْ
أَهْلَكَنِىَ
ٱللَّهُ
وَمَن
مَّعِىَ
أَوْ
رَحِمَنَا
فَمَن
يُجِيرُ
ٱلْكَـٰفِرِينَ
مِنْ
عَذَابٍ
أَلِيمٍ
De ki: "Bakın, Allah beni ve benimle birlikte olanları ister yok eder ister merhamet eder; peki, Kafirleri acıklı azaptan kim koruyacak?"
Kul ereeytum in ehlekeniyallahu ve men maıye ev rahımena fe men yucirul kafirine min azabin elim.
Mülk 67:29
قُلْ
هُوَ
ٱلرَّحْمَـٰنُ
ءَامَنَّا
بِهِ
وَعَلَيْهِ
تَوَكَّلْنَا ۖ
فَسَتَعْلَمُونَ
مَنْ
هُوَ
فِى
ضَلَـٰلٍ
مُّبِينٍ
De ki: "O, Rahmeti Kesintisiz Olan'dır. O'na iman[1] ettik ve O'na tevekkül[2] ettik. Artık kimin apaçık bir sapkınlık içinde olduğunu yakında bileceksiniz."
Kul huver rahmanu amenna bihi ve aleyhi tevekkelna, fe se ta'lemune men huve fi dalalin mubin.
Mülk 67:30
قُلْ
أَرَءَيْتُمْ
إِنْ
أَصْبَحَ
مَآؤُكُمْ
غَوْرًا
فَمَن
يَأْتِيكُم
بِمَآءٍ
مَّعِينٍ
De ki: "Düşünsenize, şayet suyunuz yeraltına çekilse, size akarsuyu kim getirebilir?"
Kul e re'eytum in asbaha maukum gavren fe men ye'tikum bi main main.