سورة الفرقان
25.Furkân Suresi
"Furkan"
77 Ayet
Furkân 25:62
وَهُوَ
ٱلَّذِى
جَعَلَ
ٱلَّيْلَ
وَٱلنَّهَارَ
خِلْفَةً
لِّمَنْ
أَرَادَ
أَن
يَذَّكَّرَ
أَوْ
أَرَادَ
شُكُورًا
Ve O, öğüt almak veya şükretmek isteyenler için gece ile gündüzü art arda getirendir.
Ve huvellezi cealel leyle ven nehare hılfeten li men erade en yezzekkere ev erade şukura.
Furkân 25:63
وَعِبَادُ
ٱلرَّحْمَـٰنِ
ٱلَّذِينَ
يَمْشُونَ
عَلَى
ٱلْأَرْضِ
هَوْنًا
وَإِذَا
خَاطَبَهُمُ
ٱلْجَـٰهِلُونَ
قَالُوا۟
سَلَـٰمًا
Rahman'ın kulları yeryüzünde alçak gönüllülükle yürürler. Cahiller, onlara laf attıkları zaman, "Selam.[1]" derler.
Ve ibadur rahmanillezine yemşune alel ardı hevnen ve iza hatabehumul cahilune kalu selama.
Furkân 25:65
وَٱلَّذِينَ
يَقُولُونَ
رَبَّنَا
ٱصْرِفْ
عَنَّا
عَذَابَ
جَهَنَّمَ ۖ
إِنَّ
عَذَابَهَا
كَانَ
غَرَامًا
Onlar: "Rabbimiz Cehennem azabını bizden uzaklaştır. Kuşkusuz onun azabı sürekli bir yok oluştur." derler.
Vellezine yekulune rabbenasrif anna azabe cehenneme inne azabeha kane garama.
Furkân 25:66
إِنَّهَا
سَآءَتْ
مُسْتَقَرًّا
وَمُقَامًا
Kuşkusuz o, kötü bir konaklama yeri ve konaktır.
İnneha saet mustekarren ve mukama.
Furkân 25:68
وَٱلَّذِينَ
لَا
يَدْعُونَ
مَعَ
ٱللَّهِ
إِلَـٰهًا
ءَاخَرَ
وَلَا
يَقْتُلُونَ
ٱلنَّفْسَ
ٱلَّتِى
حَرَّمَ
ٱللَّهُ
إِلَّا
بِٱلْحَقِّ
وَلَا
يَزْنُونَ ۚ
وَمَن
يَفْعَلْ
ذَٰلِكَ
يَلْقَ
أَثَامًا
Onlar, Allah'la birlikte başka bir ilaha dua etmezler. Allah'ın haram kıldığı canı geçerli bir neden olmadıkça öldürmezler. Zina yapmazlar. Kim bunları yaparsa günah işlemiş olur.
Vellezine la yed'une meallahi ilahen ahara ve la yaktulunen nefselleti harremallahu illa bil hakkı ve la yeznun, ve men yef'al zalike yelka esama.
Furkân 25:69
يُضَـٰعَفْ
لَهُ
ٱلْعَذَابُ
يَوْمَ
ٱلْقِيَـٰمَةِ
وَيَخْلُدْ
فِيهِ
مُهَانًا
Kıyamet Günü onun azabı katlanır ve orada sürekli horlanmış olarak kalır.
Yudaaf lehul azabu yevmel kıyameti ve yahlud fihi muhana.
Furkân 25:70
إِلَّا
مَن
تَابَ
وَءَامَنَ
وَعَمِلَ
عَمَلًا
صَـٰلِحًا
فَأُو۟لَـٰٓئِكَ
يُبَدِّلُ
ٱللَّهُ
سَيِّـَٔاتِهِمْ
حَسَنَـٰتٍ ۗ
وَكَانَ
ٱللَّهُ
غَفُورًا
رَّحِيمًا
Ancak tevbe eden, iman edip salihat yapanlar hariç. Allah onların kötülüklerini iyiliklere çevirir. Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.
İlla men tabe ve amene ve amile amelen salihan fe ulaike yubeddilullahu seyyiatihim hasenat, ve kanallahu gafuren rahima.
Furkân 25:71
وَمَن
تَابَ
وَعَمِلَ
صَـٰلِحًا
فَإِنَّهُ
يَتُوبُ
إِلَى
ٱللَّهِ
مَتَابًا
Kim tevbe eder ve salihatı yaparsa, kuşkusuz o, bağışlanmış olarak Allah'a döner.
Ve men tabe ve amile salihan fe innehu yetubu ilallahi metaba.
Furkân 25:72
وَٱلَّذِينَ
لَا
يَشْهَدُونَ
ٱلزُّورَ
وَإِذَا
مَرُّوا۟
بِٱللَّغْوِ
مَرُّوا۟
كِرَامًا
Onlar, yalan yere tanıklık etmezler. Boş ve anlamsız bir şeyle karşılaştıkları zaman, onurlu ve erdemlice oradan uzaklaşırlar.
Vellezine la yeşhedunez zura ve iza merru bil lagvi merru kirama.
Furkân 25:73
وَٱلَّذِينَ
إِذَا
ذُكِّرُوا۟
بِـَٔايَـٰتِ
رَبِّهِمْ
لَمْ
يَخِرُّوا۟
عَلَيْهَا
صُمًّا
وَعُمْيَانًا
Onlara, Rabblerinin ayetleri hatırlatıldığı zaman, onlara karşı kör ve sağırmış gibi görmezden gelmezler.
Vellezine iza zukkiru bi ayati rabbihim lem yahırru aleyha summen ve umyanen.
Furkân 25:74
وَٱلَّذِينَ
يَقُولُونَ
رَبَّنَا
هَبْ
لَنَا
مِنْ
أَزْوَٰجِنَا
وَذُرِّيَّـٰتِنَا
قُرَّةَ
أَعْيُنٍ
وَٱجْعَلْنَا
لِلْمُتَّقِينَ
إِمَامًا
Ve onlar, "Rabb'imiz! Eşlerimizden ve soyumuzdan bize göz aydınlığı bağışla. Ve bizi takva sahiplerine önder yap!" derler.
Vellezine yekulune rabbena heb lena min ezvacina ve zurriyyatina kurrete a'yunin vec'alna lil muttekine imama.
Furkân 25:75
أُو۟لَـٰٓئِكَ
يُجْزَوْنَ
ٱلْغُرْفَةَ
بِمَا
صَبَرُوا۟
وَيُلَقَّوْنَ
فِيهَا
تَحِيَّةً
وَسَلَـٰمًا
İşte onlar, sabretmelerine karşılık yüksek makamlarla ödüllendirilecekler. Orada saygınlık ve esenlik dilekleriyle karşılanacaklardır.
Ulaike yuczevnel gurfete bi ma saberu ve yulekkavne fiha tahiyyeten ve selama.
Furkân 25:76
خَـٰلِدِينَ
فِيهَا ۚ
حَسُنَتْ
مُسْتَقَرًّا
وَمُقَامًا
Sürekli orada kalacaklardır. Orası ne güzel bir konaklama yeri ve konaktır.
Halidine fiha, hasunet mustekarren ve mukama.
Furkân 25:77
قُلْ
مَا
يَعْبَؤُا۟
بِكُمْ
رَبِّى
لَوْلَا
دُعَآؤُكُمْ ۖ
فَقَدْ
كَذَّبْتُمْ
فَسَوْفَ
يَكُونُ
لِزَامًا
De ki: "Başkasına yalvarmanız olmazsa Rabb'im sizi ne yapsın?[1]" Oysaki siz yalanladınız. Bunun karşılığını yakında göreceksiniz.
Kul ma ya'beu bikum rabbi lev la duaukum, fe kad kezzebtum fe sevfe yekunu lizama.