Fe-Ra-Şın
fr$
Yaymak, uzatmak, uzanmak, döşemek. Furshan - (yiyecek olarak kullanılan küçük hayvanlar için) yük taşımak, kesim için yere serilmek. Farashun (genel isim) - güveler. Firashun (çoğul: furushun) - halı, üzerine yatmak için serilen şey, yatak. Eş/zevce (mecazi anlamda).
İlgili Ayetler
Bu kök kelime (6) ayette yer almaktadır.
Bakara / 2:22:5
O ki sizin için yaptı yeryüzünü döşek ve gökyüzü de bina ve indirdi gökyüzünden suyu ve çıkardı onda meyveler rızık sizin için kılmayın Allah’a denkler ve siz bildiğiniz halde
ٱلَّذِى جَعَلَ لَكُمُ ٱلْأَرْضَ فِرَٰشًا وَٱلسَّمَآءَ بِنَآءً وَأَنزَلَ مِنَ ٱلسَّمَآءِ مَآءً فَأَخْرَجَ بِهِۦ مِنَ ٱلثَّمَرَٰتِ رِزْقًا لَّكُمْ ۖ فَلَا تَجْعَلُوا۟ لِلَّهِ أَندَادًا وَأَنتُمْ تَعْلَمُونَ
Ellezi ceale lekumul arda firaşen ves semae binaa, ve enzele mines semai maen fe ahrece bihi mines semarati rızkan lekum, fe la tec'alu lillahi endaden ve entum ta'lemun.
En'âm / 6:142:4
Ve hayvanlardan yük taşıyanlar ve serilecek olanlar/döşek yapılanlar var. Allah'ın rızık olarak verdiklerinden yiyin. Şeytanın adımlarını izlemeyin. O sizin için apaçık bir düşmandır.
وَمِنَ ٱلْأَنْعَـٰمِ حَمُولَةً وَفَرْشًا ۚ كُلُوا۟ مِمَّا رَزَقَكُمُ ٱللَّهُ وَلَا تَتَّبِعُوا۟ خُطُوَٰتِ ٱلشَّيْطَـٰنِ ۚ إِنَّهُۥ لَكُمْ عَدُوٌّ مُّبِينٌ
Ve minel en'ami hamuleten ve ferşa, kulu mimma rezekakumullahu ve la tettebiu hutuvatiş şeytan,innehu lekum aduvvun mubin.
Zâriyât / 51:48:2
Yeryüzünü de Biz döşedik. Ne güzel döşeyiciyiz!
وَٱلْأَرْضَ فَرَشْنَـٰهَا فَنِعْمَ ٱلْمَـٰهِدُونَ
Vel arda fereşnaha fe ni'mel mahidun.
Rahmân / 55:54:3
Astarları kalın ipekten minderlere yaslanırlar. İki Cennet'in meyvesi alınabilecek yakınlıktadır.
مُتَّكِـِٔينَ عَلَىٰ فُرُشٍۭ بَطَآئِنُهَا مِنْ إِسْتَبْرَقٍ ۚ وَجَنَى ٱلْجَنَّتَيْنِ دَانٍ
Muttekiine ala furuşin betainuha min istebrak, ve cenel cenneteyni dan.
Vâkıa / 56:34:1
Kabartılmış döşeklerdedirler.
وَفُرُشٍ مَّرْفُوعَةٍ
Ve furuşin merfuah.
Kâria / 101:4:4
O gün olur Nas uçuşan pervaneler gibi
يَوْمَ يَكُونُ ٱلنَّاسُ كَٱلْفَرَاشِ ٱلْمَبْثُوثِ
Yevme yekunun nasu kel feraşil mebsus.